Van'da Ekonomik kriz Paneli:AKP yönetememe krizi yaşıyor

VAN-Van’da düzenlenen panelde konuşan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Murat Çepni, AKP’nin silah sanayisinin iktidarı olduğunu belirterek, “ AKP dediğimiz yapı kapitalizmi geliştiren, savaş sanayisini yürüten emperyalizmle Türkiye ile ilişkilerini yeniden güncelleyen bir iktidarın adıdır” diye konuştu.

Van'da Ekonomik kriz Paneli:AKP yönetememe krizi yaşıyor

Van’da HDP-DBP ve ESP tarafından KESK Toplantı salonunda düzenlenen ‘Ekonomik kriz ve kapitalist sömürgeciliğe hayır’ konulu panele HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Murat Çepni, SKM/MYK Üyesi Satiye Ok, DBP İl Eş Başkanı Ökkeş Kawa konuşmacı olarak katılırken, HDP Van İl Eş Başkanı Ümit Dede, HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan, Barış Anneleri, TJA Aktivistleri, DTK Temsilcileri ve halk katıldı.

''İNSANLIĞIN EN BÜYÜK SORUNU KAPİTALİZİMDİR''

Saygı duruşuyla başlayan panelin moderatörlüğünü Bahattin Karaman yaptı. Açılış konuşmasını yapan Karaman, insanlığın en büyük sorununun kapitalizm olduğunu söyledi. Kapitalizmin krizler yaratarak kendisini ayakta tutmaya çalıştığına vurgu yapan Kahraman, ancak bunun kapitalizmin içinde bulunduğu çöküş sürecini durduramadığını kaydetti. Dünyanın bir çok yerinde büyük trajedilerin yaşandığını belirten Kahraman, ancak buna karşı halkların, ezilenlerin dayanışma içinde yürüttüğü mücadelenin büyüdüğünü ifade etti.

''AKP YÖNETEMEME KRİZİ YAŞIYOR''

Ardından söz alan SKM/MYK Üyesi Satiye Ok, Kapitalist krizin kadına olan yansımalarını değerlendirdi. Kapitalizmin kendisinin bir kriz yönetimi olduğunu dile getiren Ok, “ Kapitalizmin kriz tartışmasını yürütürken bunun kadınlar tarafından ne anlama geldiğinin irdelenmesi gerekiyor. Kapitalizm ve AKP’nin kendisi yönetememe krizi içinde. Leyla Güven’in başlattığı açlık grevi direnişinin yanında olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Dünyada bir kriz var ve işte Fransa’da Sarı Yelekliler isyanı söz konusu. Sarı Yelekliler isyani bizim kendi ülkemizde ki Gezi isyanı ile benzer bir isyan. Paris direnişi biz emekçilere örnek olması açısından oldukça önemli. Bizim topraklarımızda Kürtler ve ezilen halklar tarafından böyle. Bu ekonomik krizlerin savaşla birebir ilişkisi var. Her hak alma mücadelesi döneminde devletin neler yaptığını gördük. Devlet milyarlarca doları savaşa aktararak bu ekonomik krizleri derinleştiriyor. Krizin durumun hem mali, hem savaşın yarattığı krizin derinleşmesi ve siyasi kriz olarak değerlendirebiliriz. Biz emekçilerin, Kürtlerin ve tüm halkların artık bu şekilde yönetilmemek talebinin yarattığı bir isyan söz konusu. 24 Haziran erken seçimleri bu ihtiyaçtan doğdu. Mali ekonomik krizini ötelemek istediler, Ortadoğu’da yaşanan kriz 24 Haziran seçimlerini getirdi. Suriye’de iç savaş denklemine karşı Türk lirası Suriye parası karşısında yüzde 30 geriledi. Dolayısıyla bu ekonomik kriz, kadınlar, işçi ve emekçiler cephesinde daha net görülüyor. Burada kadınların daha çok işsizlik, yoksullukla mücadele ettiğini görüyoruz. Krizin en çok etkilediği kesim kadınlar oluyor. Çünkü ekonomik yaşamda kadının emeği çok önemli. Devletin 16 yıllık siyaset anlayışı kadını eve hapseden, kadın aile ile birleştirmeyi amaçlıyor. Kadın emeğine her zaman ihtiyaç var. Bizler yaşamın her alanında olduğumuzu söylüyoruz ve iş hayatında kendimizi idame ettirmek bizim için çok önemli. Ancak ucuz iş gücü olarak görülmemize izin vermememiz gerekiyor. Önümüzde ki günlerde biz kadınları, işçi ve emekçileri çok daha zor günler bekliyor. Bugün Paris’te yaşananlar da yine kadınlar sembol oldu. Paris ve Ortadoğu da ki gelişmelerle birlikte yeni bir mücadele hattı bizi bekliyor.

'' HALK KAPİTALİST POLİTİKALARIN KURBANIDIR''

DBP Van İl Eş Başkanı Ökkeş Kawa ise, devleti milliyetçilik, din, liberalizm üzerinden yürüyen bir organizasyon olarak tamamladı. Bu üç unsurdan oluşan devlet anlayışının sorunlara çözüm üretmesinin mümkün olmadığını kaydeden Kawa, kapitalizmin de ulus devlet ile ayakta durduğunu ve kendisini sürdürdüğünü dile getirdi. Devlet ve Kapitalizmin kardeş gibi olduğunu savunan Kawa, “ Burjuvazinin rol ve misyonu çok iyi yerine getiriyor. Ortadoğu’da bin yıllardır sürdürülen savaşlar var… Hristiyanlar, Yahudiler ve Müslümanlar ile başlatılan savaşlar ardından mezhep savaşına dönüştürüldü. Kapitalizm neyi çözmek istediyse o sorunu daha da büyüttü. Kapitalizm bunu daha iyi sömürmek için hep yaptı. Kürt halkıda bu politikaların bir kurbanıdır. İşte burada Sayın Öcalan’ın ortaya koyduğu alternatif tezler büyük önem kazanıyor. Bugün Arapların 24 devleti var, ve bu devletler çoğaldıkça kapitalizmin piyonları da artmış oluyor. Sayın Öcalan bu yüzden devletin çözüm olmadığını söyledi ve o andan itibaren kapitalizmin saldırılarına uğradı.

''ROJAVA'DA ORTAYA ÇIKAN ÖZGÜRLÜKÇÜ YAŞAM EGEMENLERİ KORKUTTU''

Son olarak konuşan HDP İzmir Milletvekili ve Eş Genel Başkan Yardımcısı Murat Çepni ise, Rojava’da yeni ve özgürlükçü bir yaşamın inşa edilmesinin egemenleri korkuttuğunu söyledi. AKP hükümetinin açılımlar ve çözümler adı altında çeşitli oyalama projeleri ortaya koyduğunu ancak bunun tutmadığını söyleyen Çepni, ekonomik krizin sorumlusu AKP hükümetinin şimdi 2023 vizyonu adı altında yeni bir oyalama süreci başlattığını vurguladı. AKP hükümetinin bu nedenle bütün demokratik halk muhalefetini sindirmeye çalıştığına dikkat çekti. AKP hükümetinin açılım ve demokrasi perdesiyle ayakta tutamadığı faşizmini yeni bir paradigma ile tahkim etmeye çalıştığını kaydeden Çepni, Başkanlık sisteminin bu yüzden hayata geçirildiğini dile getirdi. Söz konusu krizin yapısal bir kriz olduğunu savunan Çepni, bunun en önemli temel kaynağının Kürt sorunu olduğunu ve Kürt sorununun bir sömürgecilik sorunu olduğunu aktardı.

''ABD'DEN DARBE BEKLEYENLER HAM HAYALİ İÇİNDEDİR''

Çepni : Kürt sorunu emek sermaye çelişkisi ile direk bağlantılı bir sorundur. Erdoğan’ın yeni ajandası neo-osmanlıcı bir zihniyettir ve Türkiye Cumhuriyeti kurucu ayarlarına döndürdü. Erdoğan’ın dayandığı en önemli dayanak savaş sanayisidir. Savaş sanayisi ise sadece Erdoğan ile sınırlı değil. Karşımızda düpedüz burjuva devletinin emekçi halklara karşı topyekün saldırısı söz konusudur. Erdoğan’dan kurtulduğumuzda topyekün faşizmden kurtulacağımıza dair bir yanlış algı var. Seçim dönemlerinde buna benzer yaklaşımlar ortaya çıkabiliyor. Savaş sanayisine bakalım, AB’den, TUSİAD’dan AKP müdahale bekleyen, ABD’den darbe bekleyenler ham bir hayal içindedir. AKP ve faşizmi yıkacak olan halkların mücadelesidir. Afrin operasyonu zaten silahların vitrini olarak kamuoyuna yansıtılmıştı. SADAT’ın Başkanı Afrin için ‘Silah sanayimizi burada ortaya koyabiliriz’ demişti.” Diye konuştu.

''HDP MUSTAFA SUPHİLERİN GELENEĞİNE DAYANAN BİR PARTİDİR''

2018 yılında yaşanan ekonomik krizin sıcak paranın kesilmesi nedeniyle meydana geldiğini dile getiren Çepni, “ AKP hükümetinin sıcak para üzerine kurduğu ekonomi çöktü ve yıllardır uyguladığı beton ekonomisi sıcak paraya dayalı model olduğu için tıkandı. AKP’nin ekonomik modeli emeğin sömürü, doğanın ve yaşam alanlarının talan edilmesidir. Bu ekonomik model çökünce siyasetin yoğunlaşmış hail olan savaş devreye giriyor. Bunun için de ne gerekiyor… İç ve dış düşman gerekiyor. 7 Haziran 2015’den sonra yeniden savaş politikalarının dereye konulması yukarıda anlattığım model ile direk ilişkilidir. Bunları birbirinden bağımsız ele alamayız. 7 Haziran’da masanın devrilmesi tam da bu diktatörlüğün yönetememe krizinin bir sonucudur. Burada HDP’nin rolü var, çünkü onların ayarlarını HDP bozuyor. HDP Mustafa Suphilere dayanan geleneğin bir sonucudur. Ancak HDP’yi onlar için korkutan şey tüm halkların, emekçilerin, kadınların, Rojava’da demokratik halkçı birliğini bir araya getirmesidir. İşte bu birleşik mücadele paradigmasından korkuyor. HDP’ye yönelik saldırının esas olarak sebebi budur. HDP ilk kez bu topraklarda devrimi güncellemiştir. Ekonomik krizde aynı gemideyiz dediler ama biz aynı gemide olmadığımızı söyledik. 2-3 gün önce Aydın’da HES’e karşı bir direniş oldu. Bunu diyen emekçi köylülerimize jandarma saldırdı. En küçük işçi direnişine gözaltı ve tutuklama ile yanıt veriyorlar. Kürdistan’da ki savaş ile 3. Havalimanında yaşananları bir araya getirdiğimiz biz kazanmış olacağız. Ana eksenimiz faşizme karşı mücadeledir. Bütün demokrasi güçlerini bir araya getiriyoruz. İki saldırı var, örgütsel tasfiye ve siyaseten tasfiye durumu söz konusu. Bunların karşısında tek çare politika yapacağız, umutlu olacağız. Pozisyonumuzu iyi okuyacağız.” İfadelerini kullandı.

 

Güncelleme Tarihi: 08 Aralık 2018, 17:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER