Mutluluk başarı getiriyor

VAN (İHA) – Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rehberlik ve Psikolojik Danışma Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Fuat Tanhan, mutlu öğrencilerin IQ’su yüksek olan öğrencilerden daha başarılı olabildiklerine dikkat çekerek, “Mutlu...

Mutluluk başarı getiriyor

VAN (İHA) – Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rehberlik ve Psikolojik Danışma Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Fuat Tanhan, mutlu öğrencilerin IQ’su yüksek olan öğrencilerden daha başarılı olabildiklerine dikkat çekerek, “Mutlu öğrenciler, hayatlarında zeki öğrencilerden daha başarılı olabilmekteler. O yüzden eğitimciler ve anne babalar olarak daha mutlu, özgüveni yerinde olan öğrenciler yetiştirmeyi hedeflemeliyiz” dedi.

İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rehberlik ve Psikolojik Danışma Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Fuat Tanhan ile YYÜ Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yayla, öğrencilere verilen karnelerin aile, öğrenci ve öğretmenlerin ortak eseri olduğuna dikkat çekerek, öğrencilerin mutluluğunun her şeyden daha önemli olduğuna vurgu yaptı. Verilen karnelerin aslında üç farklı grubun karnesi olduğuna dikkat çelen Doç. Dr. Fuat Tanhan, “Öğrenci; bu karne anlamında bir öz değerlendirmeye gidebilmeli, bir dönemi nasıl geçirdiğini, kendi hedeflerine ne kadar hizmet eden davranışlarda bulunduğunu ve kendi hedeflerini gerçekleştirmeye dönük ne kadar çaba harcadığını görmeli. Öğretmen açısından öğrencilerle ne kadar ilgilendiği ve ne kadar başarılı bir eğitim öğretim sürecini geçirdiği noktasında kendisine verdiği bir karne. Biz eğitim ve psikolojik açıdan biliyoruz ki; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Öğretemeyen süreçler vardır. Ama bu bir başka gerçekliği de gözümüzün önüne koyuyor, o da ebeveynlerin çocukla ilgilendiğinde, akademik başarıdan önemli değişimler meydana gelebiliyor. Bu açıdan da bu karne aslında anne baba olarak çocuklarıyla ne kadar ilgilendikleri ve ne kadar anladıkları, onlara ne kadar destek sundukları noktasında da önemli bir etkendir” dedi.

“15 tatil yan gelip yatma zamanı değildir”

Yarıyıl tatilinin nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda çok önemli bir yanlış yapıldığına dikkat çeken Tanhan, “Burada beynimiz yorulan bir organımız değil. Günlük yorgunlu olabilen, ancak çalıştıkça fonksiyonları daha da artan ve gelişen bir organımızdır. Dolayısıyla 15 tatil boyunca, ‘çok çalıştılar, dinlenmeleri gerekiyor’ şeklinde yaygın bir yanlış algı var. Bu zaman elbette ödevlerle ve yoğun bir biçimde derslerle geçirilmemeli, fakat 15 tatil yan gelip yatma zaman da değildir. Öğretmenlerimiz bir sonraki dönem için yapacakları hazırlıkları ve planlamalarını gözden geçirerek, sonraki döneme hazırlık olarak kullanmalı, anne babalarımız karne üzerinden çocuğun hangi derslerde ve hangi davranış noktasında eksik olduklarını saptamalı ve çocuklarına daha psikolojik ağırlıklı bir zaman geçirmeyi yeğlemeli, öğrenciler de bu süreçte yoğun bir biçimde geçmişe yönelik bir değerlendirme yaparak daha okuma ağırlıklı bir zaman geçirmelidirler” diye konuştu.

“Mutlu öğrenciler, gelecek hayatlarında çok daha başarılı olabilmekteler”

Mutlu olan öğrencilerin zeki olan öğrencilerden daha başarılı olabildiklerini de sözlerine ekleyen Tanhan, şöyle konuştu:

“Bizler şunu çok net biliyoruz ki, mutlu öğrenciler hayatlarında zeki öğrencilerden daha başarılı olabilmekteler. Bu yüzden de eğitimciler ve anne babalar olarak daha mutlu ve özgüveni yerinde olan öğrenci ve bireyler yetiştirmeyi hedeflemeliyiz. Özgüveni yerinde ve mutlu öğrenciler gelecek hayatlarında çok daha başarılı ve girişken olabilmekteler.”

“Keyifli zaman geçirebileceğiniz aktiviteler öneriyoruz”

YYÜ Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yayla da, bir eğitimci olarak karnelerin durumları ne olursa olsun öğrencilere olumsuz geri dönütlerden bulunulmaması gerektiğini belirterek, “Suçlayıcı, cezalandırıcı ifadelerden ve eylemlerden kaçınılması gerektiğini ifade etmek isterim. Daha çok olumlu dönütlerde bulunursak, bu ilerisi için daha faydalı olacaktır. Öğrencilerimiz çok yoğun bir çalışma temposundan çıkıyorlar. Özellikle aile ortamında daha kaliteli zaman geçirebilecekleri ortamlar oluşturmaya, dinlenebilecekleri ve keyifli zaman geçirebilecekleri aktiviteler yapmalarını öneriyoruz. Özellikle günde yarım saat, bir saat olacak şekilde kitap okumak öğrencilerimizi dinlendirecektir. Öğretmenlerimize de ikinci dönemin hazırlıklarını bu süreçte belli bir strateji çerçevesinde yapmalarını öneriyorum” şeklinde konuştu.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER