HDP Van Milletvekilleri basın emekçileriyle kahvaltıda bir araya geldi.
banner247

HDP Van Milletvekilleri Lezgin Botan, Bedia Özgökçe Ertan, Van’da faaliyet yürüten basın emekçileriyle bir araya gelerek Van’ın ve ülkenin gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
 
Van’da faaliyet yürüten ulusal ve yerel basın mensuplarının katıldığı kahvaltıya HDP Van İl Eş Başkanı Gülistan Orhan, DBP Van İl Eş Başkan Vekili Çetin Ergin, HDP Van Milletvekili Lezgin Botan ve Bedia Özgökçe Ertan katıldı.
 
Toplantıda ilk olarak söz alan HDP Van Milletvekili Lezgin Botan, “Yasama yılına büyük bir buruklukla başlıyoruz. Meclis ciddi … Halkların demokratik partisi eş genel başkanı ve vekilleri rehin alınmış. Bu da meclise kara bir leke olarak damga vurmuştur. 4 Kasım darbesinin üzerine gidilmesini her seferinde dile getiriyoruz. Bizler bugün burada otururken, bugün yanımızda olması gereken eş başkanımız Van milletvekili Figen Yüksekdağ ve Tuğba Hezer’in bugün burada oturuyor olması gerekiyordu. Sayın Bekir Kaya’nın bugün burada belediye ile ilgili sorularınızı cevaplaması gerekiyordu. Hükümetin tahammülsüzlüğü bugün Van halkı tarafından 375 bin oyla seçilen vekillerimize ve belediye başkanlarımız tutuklandı ve vekillikleri düşürüldü. Aslında milli irade diyenlerin milli iradeye saygı duymayan ve muhalefete tahammül etmeyen bir siyasi hükümet var.” Diye konuştu.


 
Konuşmasında basın üzerinde uygulanan baskılara da dikkat çeken Botan,

“Basın üzerinde büyük bir baskı var. Bu baskı basının elinde olan bir şey değil. Çok sayıda basın kuruluşu halkın haber alma hakkına darbe yapıldı. Yapılan darbe ile demokratik muhalefet ile sesi kısıldı. Geri kalan basına gereken mesajı vermişler. Elimizde seçenek olarak maalesef sosyal medya kaldı. Bu bir tercih değil. Ancak maalesef bu bir seçenek olarak ortaya çıkmıştır. İlimiz ve bölge hakkında neler düşündüğümüzü, siyasi parti olarak başka kanallardan sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Bunu da ya sosyal medya da ya da halk ile yüz yüzüne bunu yapıyoruz. Çok etkili olmamakla birlikte halkımıza sesimizi duyuruyoruz. Halkta bizi bağrına basıyor.” Şeklinde konuştu.
 
 
Botan : Çalışmalarımızı halk için yapıyoruz
 
Meclisteki çalışmalarımızı halkımız için yapmaya devam edeceğiz. Biz Türkiye’nin milletvekilleriyiz. Biz mecliste 3 büyük siyasi partisi olarak bütün Türkiye halkı için siyaset yapmaya devam edeceğiz.İlimiz ile ilgili yaptığımız çalışmalarımızı hepiniz çok iyi görüyor ve takip ediyorsunuz. 15 Temmuz sonrası meclis etkinliği sınırlandırıldı. Denetleme yetkimiz sıfırlandığı ve halkın teslim alındığı, sorgulamadan biat edilmesi sağlanan bir durum ile karşı karşıya kaldık. HDP olarak direnmeye ve halkın sesi olamaya devam edeceğiz.İstanbul’da Avrupa yakası Türkiye için neyi ifade ediyorsa Van’da doğuda Türkiye için bunu ifade ediyor. Nüfus olarak demiyorum. Konum ve coğrafya olarak Van önemli bir yerde. Sürekli oy kaygısı ile sürekli sözler veriliyor. En basitinden Van’ın hemen halledilecek sorunları varken şunu sormak isterim. Van genç bir nüfusa sahip, işsizlik TUİK’e göre yüzde 40 bize göre ise yüzde 60. Van zoraki bir metropolleşme yaşıyor, sürekli göç alıyor fakat bölge halkının sürekli biat edilmesi …..Bir Vanlı olarak kendi ilimin gelişmesine ve zerre kadar katkısı olacaksa bizim başımızın üstüne. Her türlü desteği vermeye her zaman hazırız. “ ifadelerini kullandı.
 
 

Botan : Van’da neyi çözdüler
 
Botan, “ İran’a sınır bir iliz. En çok turisti biz alıyoruz ancak İran konsolosluğu Erzurum’da. Enerji konusunda 1970’lerden kalan altyapı ile palyatif çözümler ile Van enerji sorununda çözülemiyor. Van cazibe merkezi olacak diyorsunuz ancak Van’da elektirk sorunu var. Bir aile beyaz eşyayı 5-6 yıl kullanacağı yerde 5-6 ayda kullanabiliyor. Gelen elektriğin voltajı da oldukça düşük. Sürekli bir onarım hikayesi var ancak bu her zaman bize kayıplara neden oluyor. Burada ailelerin kaybı da çok. İsterlerse bunu çok rahatlıkla çözebilirler.Van’ın birçok sorunu var. 18. Madde sorunu var. Belediyeyi bahane ederek belediyeden yetkiyi alıp Çevre Şehircilik Bakanlığına verdiler. Neden Van’da çevre yolunda 18. Madde ile yapılıyor, neden kamulaştırma yapılmıyor, Van çok mu zengin dedik. Bize biz bunu ilk Van’da başlattık dediler. Ancak bu sorun henüz çözülmedi. Çevre yolu rehin edilmiş durumda. Van’a atadıkları kayyum net bir şekilde söylüyorum… gasptır.Van en güzel turistlik yerine kavşak yapılıyor. Van’da dinamikler var. Kayyum geçişi olarak Van’a gelen, gücünü halktan almayan ve yarın gidecek birisidir. Kayyumun ilk icrati park ismini değiştirmek, kadın sığınma evlerini kapatmak ve buna benzer yerleri kapatarak devlet bütçesine katkı sağlayacağını söylediler.Edremit’te devlet kurumların işgal ettiği yerler kaldırılmadı, esnafın derme çatma yerlerini kaldırdılar. Edremit’te Sayın Kayyum bize bir yürüyüş parkı yapmış. Bu çalışma ile Edremit’in denizle bağını kestiler.Van Et, Et Balık, Süt fabrikası halen kapalı. Çimento fabrikasının oradan kaldırılması gerekiyor ancak henüz orada kalamış…….

Neden Van’da ikinci çimento fabrikasının kurulmasına engel oluyorsunuz. Van’da ikinci bir çimento fabrikası kurulursa, illerde yapılan inşaatlar çimentoyu Van’dan alacak, Vanlılar çimentoyu daha ucuza alacak.Edremit’in imarı çıkmış ancak imarda turizm adına bir imar çıkarılmamış.” Dedi.
 
‘ OHAL kalkmalıdır’
 
Botan’ın ardından söz alan HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan ise, OHAL sürecinden dolayı uygulanan baskı politikalarının demokratik siyaset kanallarını tıkattığını ifade etti. OHAL uygulamalarının ülkede ki bütün insanları kötü anlamda etkilediğini kaydeden Ertan, “ Ekonomik anlamda ülke ciddi sıkıntılar yaşıyor. Turizmin en iyi ülkesi olan ülkede ne yazık ki sorunlar yaşanıyor. Tam bir yönetim krizi ile karşı karşıya kalan Türkiye halkı bunları hak etmiyor. 3  yıl önce başlatılan çözüm sürecini hepimiz yaşadık ve neler olduğunu gördük. Hükümetin, devletin elinde bulunduğu imkan ile barışı öncelemesi gerekiyor. Devlet bütün kurumları ile bizi her alanda baskılıyor. Bir vekilimizin daha vekilliğinin düşürülmesi ile karşı karşıya kaldık. Tayyip Erdoğan’ın bizlere gösterdiği yol bu ülkede sorunları çözecek yol değil. 6 milyon oy ile HDP’yi meclise gönderen Türkiye’nin bu yoldan dönülmesi gerektiği çağrısını yeniden söylüyoruz. Türkiye’nin hem içerde hem dışarıda sorunlarını çözerek yoluna devam etmesi gerekiyor. Bunun yolu da halkla bir araya gelmek ve OHAL sürecinin kaldırılması gerekiyor.” Dedi.
 
 


 Ertan, “ Van çok büyük bir felaket yaşadı. Van depremi sonrası neler yaşadığımız hiçbirimiz unutmayacağız. Van’ın vergi sorunu ne yazık ki çözülmedi. Birçok ilde bu sorun çözülürken, Van’da çözülmedi. Van’ın vergi sorunu çözmek 15 dakika sürüyor. Kanunu hazırlamak ve geçirmek bu kadar olay işte.Yaptığımız tüm çalışmalarda merkezi hükümet Van’ın vergi sorununu çözmedi. Taksitler yaparak vergi borcunun ödenmesi sağlandı.Bu sorunu yeniden gündeme getirecek ve çözülmesi için çaba göstereceğiz.” Diye konuştu.
 
Konuşmalarının ardından Botan ve Ertan gazetecilerin Kürdistan Referandumu,  yeni bir çözüm süreci ve CHP ile ittifak ihtimaline ilişkin sorularını yanıtladı.
 
 
 
 ERTAN :  Kendi kaderini tayin hakkı baş göz üstüne kabulümüzdür

 
Self  Determinazyonun her ulusun hakkı olduğunu söyleyen Ertan,  aklı selim tüm insanların her ulusun kendi kaderini tayin hakkını desteklediğini ifade etti. Kürt halkı ve başka halkların kendi kaderini tayin hakkının baş göz üstüne olduğunu dile getiren Ertan,  “ AKP ve MHP şu an da bir Kürt fobisi oluşturuyorlar. CHP’de bu politikayı dışarıdan destekliyor. Eğer Kürt karşıtı politikayı bırakırlar ve Kürtlerle birlikte hareket ederlerse hem Türkiye halkları hem de Ortadoğu halkları kazanacaktır. Bu bir bütün olarak böyledir. Şu anda yürütülen düşmanlık ve ulusçuluk politikaları tamamen kendi iktidarlarını uzatma çabasının bir sonucudur. Kürt halkı yaşadığı tüm parçalarda kendi iradesini ortaya koymuştur. Türkiye’de yerel ve genel seçimlerde Kürtler bunu net bir biçimde ortaya koyuyor. Biz bunu öz yönetim olarak dile getirmiştik. Öz Yönetim halklarımızı rahatlatacak tek formüldür.” Dedi.
 
 
“CHP ile seçim ittifakı mümkün değil”

 
CHP ile ittifak olabilir mi şeklinde ki bir soruya da Ertan şöyle yanıt verdi : “ CHP ile bir ittifak mümkün değil. CHP ile aramızda çok ciddi derin ayrılıklar var. CHP’nin dokunulmazlıklar ve son olarak referandum da ortaya koyduğu tavır hala Kürt halkının iradesini tanımadıklarını gösteriyor. CHP asla bir sosyal demokrat parti olamadı. Mesele Kürtler olunca AKP ve MHP’den bir farkları olmadığını görüyoruz ve yaşıyoruz. 2018’de yerel ve erken seçimler olabilir. Kayyumlarla bu işlerin yürümediğini gördüler. Kayyumlarda yolsuzluklara bulaştı. Şimdi kendi başkanlarını istifaya zorluyorlar.” Dedi.
 
 
Botan : “ Hewlere de kayyum atayamazsınız”
 
Lezgin Botan’da  Sykos Pico anlaşmasını hatırlatarak,  kendisine ümmetçi diyen, anti-emperyalist diyenlerin bugün emperyalistlerin çizdiği sınırları korumasının derin bir paradoks olduğunu ifade etti. İran-Irak Şii yönetimleri ve İHVAN’cı AKP bir araya gelip Kürtlere dağın yolunu gösteriyorlar. Ancak Kürtler sandığı tercih etmiştir. 400 BM Gözlemcisinin denetiminde bir referandum yapıldı. Kürt halkı burada bir irade belirledi. Öyle Hewler’e kayyum atayamazsınız. Hayatın bir doğal akışı var ve sizi oraya sürüklüyor. Kürt halkının ya demokratik hakları verilecek, ya da Kürt halkı kendi kaderini tayin edecek. Siz Kürtlere neyi vaat ediyorsunuz. Eğer bu halka mevcudu öneriyorsanız Kürtler bunu kabul etmez. Irak Kürdistan’ında halk iradesini ortaya koydu. Yapılması gereken Sayın Barzani ile diyaloğa geçilmesidir. Eğer bu politikalarla Kürtleri hizaya getirmeye çalışırsanız sonra başınızı taşlara vurursunuz.” İfadelerini kullandı.
 
Erdoğan :  “  Bahçeli ve Ergenekona teslim oldu”
 
Botan ayrıca İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ‘HDP’li belediyeler dağa kahvaltı servisi yapıyorlardı’ şeklinde ki açıklamasını ise ‘Deli saçması’ olarak değerlendirdi. Bugün ‘Erdoğan Başkan olsun, Çözüm süreci yeniden başlar’ şeklinde bir algı operasyonu yapıldığını ifade eden Botan, “ Böyle umut tacirliği yapanlar alçaktır. Şu an da tamamen Ergenekon ve Bahçeli’ye teslim olmuş bir Erdoğan’ın dış politikası tamamen maceraperest bir politikadır. Bu politikalar neo-osmanlıcı politikaların bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Mesele çözüm süreci değil, mesele çok büyüktür. AKP istikrar istemiyor, Amed mitingimize bomba koyanlar ile nasıl barış yapacağız. Bu bir savaş konseptidir. Algı operasyonları ile her şeyi manipüle ediyorlar. Mesele Kürde yaklaşımdır. 5 Nisan 2015’den beri Sayın Öcalan tecrit altında tutuluyor. Tek yol diyalog ve müzakeredir. Bugünde bunu söylemeye devam ediyoruz. Ama onlar gidip Korucubaşları ile güya görüşmeler yaparak çözüm üreteceklerini söylüyorlar. Eğer çözüm isteniyorsa taraflar bellidir.” Diye konuştu.


Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

VAN'DA HDP KONGRE KOMİSYONU DBP’Lİ SEÇİLMİŞLERLE...
HDP Van İl Kongre Komisyonu Van’da seçilmiş DBP’li Belediye Meclis Üyeleri ile bir araya gelerek görüş...

Haberi Oku