‘Türklerin 'Kürtler kardeşimizdir’ demesi yeterli değil'

Saadet Partisi Antalya İl Başkan Yardımcısı Ali Aktaş, 'Suriye’deki silah Çehov’un tiyatrolarında olduğu gibi bir gün patlayabilir' uyarısında bulundu.

‘Türklerin 'Kürtler kardeşimizdir’ demesi yeterli değil'

HABER MERKEZİ -Saadet Partisi (SP) Diyarbakır İl Başkanlığı, 54. Hükümetin Başbakanı aynı zamanda Milli Görüş kurucusu Necmettin Erbakan’ın vefatının 7. yılında Diyarbakır’da anma etkinliği düzenlendi. Anma programına Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fethullah Erbaş, Saadet Partisi Antalya İl Başkan Yardımcısı Ali Aktaş, HDP, CHP, Azadi İnisiyatifi temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. Necmettin Erbakan’ın anıldığı programda konuşmacıların gündeminde Kürt sorunu ve hükümetin özelikle Kürt sorunu konusunda uyguladığı politikalar vardı.

KÜRTLER KARDEŞİMİZDİR DEMEK YETERLİ DEĞİL”
Saadet Partisi Antalya İl Başkan Yardımcısı Ali Aktaş, bölgenin en önemli meselelerin ‘Kürt sorunu’ ve ‘Şii Sünni çatışması’ sorunu olduğunu söyledi. Bu iki meselede hem İran hem de Türkiye’nin politikalarını eleştiren Aktaş, “İran’ın bir Şii emperyalizmi var. Türkiye’nin ise bir Neo Osmancı projesi var. Bizim artık bu toprak fetih dönemini kapatıp Avrupa Birliği (AB) benzeri yeni bir hukuk birlikteliğine ihtiyacımız var” dedi. “Türklerin ‘Kürtler bizim kardeşimizdir’ demesi kardeşlik için yetmiyor” diyen Aktaş, şunları söyledi:  “Müslümanlar kardeştir demekte yetmiyor, kardeşliğin hukukunu inşa etmek zorundayız. Hukukun inşa edilmediği, büyük kardeşin küçük kardeşe eşit muamele etmediği bir Türkiye’nin olması mümkün olamaz. Türkiye’nin, İran’ın, Suriye’nin ve Irak’ın bir araya geldiği, Avrupa Birliği başkentinin Brüksel olduğu gibi, Sur’u İslam birliği başkenti yapabileceğimiz, orda ortak insan hakları mahkemesi kurabileceğimiz, ortak gümrük birliği kurabileceğimiz yeni bir projeyi konuşmamız lazım.

“BERABER YAŞAYABİLECEĞİMİZ PROJEYİ ORTAYA KOYMAMIZ LAZIM”
Bugün eğer mikro devletçikler çağına girecekse İslam dünyası, bunu ancak Kürtler başarabilir. Kürtler bölerse, İslam dünyası mikro devletçiler çağına girer ve 100 yıl tekrar bir araya gelemeyiz. Bu gün Suriye’deki silah, Çehov’un tiyatrolarında olduğu gibi bir gün patlayabilir. Bunun patlamaması için bizim oraya buraya bir takım askeri operasyonlar yapmak yerine, hukuk içerisinde nasıl beraber olabileceğimizin projesini ortaya koymamız lazım. Saadet Partisi, HDP, Hüda-Par, CHP, AK Parti, İslamcı entelektüeller, Müslüman düşünürler, laik veya dindar insanların hepsi akıl için yol bir deyip, Avrupa Birliği benzeri bir projeyi konuşmak zorunda. Hikayenin sonunu güzel görmek istiyorsak mutlaka akla uyan, hukuka riayet eden, hukuki bir kardeşliği inşa eden bir projeyi hep beraber konuşmamız lazım.”

BOZAN: GÜVENLİKÇİ POLİTİKALAR ÇÖZÜM GETİRMEZ

Artı Gerçek’e konuşan Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan devam eden Afrin harekatına değindi. “Afrin operasyonu ABD’nin sınır hattında 30 bin kişilik bir güç kuracağız demesinden sonra başladı” diyen Bozan, “Afrin operasyonunu bunların bir sonucu olarak görülüyor. İşler bu noktaya nasıl geldi? Askeri harekata gerek olmadan bu sorun çözülebilir miydi? Bunu konuşmamız lazım. Siyaset konuşarak, tartışarak sorunları doğru tespit edip, ona göre politika uygulayarak çözüm bulabilir. Kürtler ve Türkler bu oyuna gelmemesi lazım” dedi. Bölgedeki muhafazakar Kürtlerin Afrin operasyonuna sıcak bakmadığını ifade eden Bozan, “Çok insanla temasımız var. Bu operasyona ülkenin batısı destek veriyor olabilir ama bölge için aynı şeyi söyleyemem. Halk bunu ‘terörle mücadele’ olarak görmüyor” şeklinde konuştu.

Kürt sorunu konusunda hükümetin uyguladığı politikalara değinen Bozan, şu anda tercih edilenin güvenlikçi politikalar olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Bizler Kürt halkına, Kürt milletine kardeşim dedik ama kardeşliğin gereğini yapmazsan olmaz. Milliyetçi söylemlerle, milliyetçi uygulamalarla olmaz… Kürtler ile ilgili, Kürt sorunu ile ilgili güvenlikçi politikalar çözüm değil. Savaşla, çatışma ile insanlar bitmez. Ne Türk, ne de Kürt biter. 30-40 yılda 30 bin civarında insan öldü problem çözülmedi. Çatışmalar, ölümler ve savaşlar sorunu daha da derinleştirir.”



ERBAŞ: AKP’DEN BİZE DÖNEN ÇOK OY VAR
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fethullah Erbaş, Milli Görüş'ün kurucusu Necmettin Erbakan’la gençlik yıllarında da çalışmış. Uzun yıllar Milli Görüş çizgisinde siyaset yapan Erbaş’ın gündeminde AKP’nin uyguladığı politikalar ve cumhur ittifakı vardı. Ülkenin kutuplaşmaya doğru gittiğini, kendilerinin de bu kutuplaşmaya karşı olduğunu anlatan Erbaş, Saadet Partisi'nin ilkeler bazında, CHP, HDP ve İYİ Parti ile bir platform üzerinde konuşabileceğini söyledi. Hükümetin uyguladığı politikaların ülkeyi kötü bir noktaya doğru götürdüğünü ifade eden Erbaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Saadet Partisi'ni ittifak içine alma çabasını, “Çünkü AK Partiden bize geri dönen çok oy var” gerekçesine dayandırdı. Hükümetin uyguladığı politikaları eleştiren Erbaş, “Kimse bu gidişattan memnun değil. Dış borç 890 milyar dolara çıktı. Yatırımımız ödediğimiz borç faizinin yanında cüce kalıyor. Hızla borçlanıyoruz. Bu bir yıkıntıya doğru gidiyor” dedi.

“TAYYİP BEY BELEDİYE BAŞKANLIĞINI HATIRLAMIŞ”
Erbaş, yapılan yatırımların toprağa gittiğini, üretime yönelik hiçbir şeyin olmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yol yapıyoruz” sözlerini hatırlatan Erbaş, “Aslında Tayyip bey, şu anda belediye başkanlığını hatırlamış” diyerek eleştirilerini sürdürdü: “Kendisi belediye başkanlığı yapıyor. Türkiye belediye başkanı gibi çalışıyor. Sistemi de ona göre uyduruyor. Kendisi partili cumhurbaşkanı… Eskiden neydi? Partili belediye başkanı… Belediye başkanının arkasında belediye meclis üyeleri vardı. Şimdi ise Türkiye Büyük Millet Meclisi var. Belediye meclisinde, belediye başkanının rolü çok fazla… Başkan belediyeyi encümenlerle idare eder. Senede bir iki defa toplanır, bir iki tane kanun çıkarırlar. Bir tek bütçede belediye meclisi önemlidir. Şimdi aynı şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçeyi yapacak. Önemi o kadar. TBMM’ne de belediye meclis üyesi yetkileri verilecek. Bunun ötesinde yargı, yürütme ve yasama… Bu üçünü de kendinde toplamaya gayret ediyor. Bunu halk tam idrak edemedi herhalde. Bunu idrak ederlerse çok kısa bir sürede cumhur ittifakı falan kalmaz.”

Artı Gerçek /Remzi BUDANCİR

Güncelleme Tarihi: 12 Mart 2018, 18:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER