Temelli'den Hükümete Leyla Güven uyarısı!

POLİTİKA– HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, 92 gündür açlık grevinde olan Leyla Güven’in sağlık durumunun kritik aşamaya gelmesi nedeniyle hükümeti uyardı. Temelli, “Tecridin sonlanması bu ülkenin demokrasi sorununa, barış sorununa bir çözüm getirecektir” dedi.

Temelli'den Hükümete Leyla Güven uyarısı!

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Eşbaşkanları, 31 Mart yerel seçimleri öncesi parti Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Toplantıya, Eş Genel Başkan Sezai Temelli başkanlık etti. Açılışta konuşan Sezai Temelli,  Abdullah Öcalan’a dönümk süren tecridin üzerinde durdu.

Temelli, iktidarın tecridin devam etmesi konusundaki ısrarının ülkeyi sorunlar yumağına sürüklediğini ifade etti. Türkiye’nin ağır tecrit koşullarında olduğunu belirten Temelli, “Türkiye bugün sadece Sayın Öcalan’a uygulanan tecrit koşullarıyla boğuşmuyor. Sayın Öcalan’a uygulanan tecrit koşullarının giderek yaygınlaşması ve tüm bir ülkeyi sarıp sarmalamasıyla da boğuşuyor. İmralı tecridi sürdüğü sürece bu ülke hukuktan uzaklaşacak, İmralı tecridi sürdüğü sürece bu ülke adaletten uzaklaşacak ve nitekim sözlerimiz maalesef doğru çıktı” dedi.

‘SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN TECRİT KALKMALI’

Temelli, yaşanan mevcut sorunların çözümü için tecridin bitmesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Bu tecridin sonlanması sadece ve sadece İmralı’yla sınırlı olacak bir hakkın bir hukukun yerine getirilmesi değil. Bunun çok daha ötesinde, bu ülkenin demokrasi sorununa, barış sorununa bir çözüm getirecektir. Fakat bugüne kadar bırakın bu konuda atılmış olumlu bir adım, tam tersine bu ülke her geçen gün adaletten, hukuktan uzaklaştı. Tecrit, bir hukuksuzluktur dedik. Bu hukuksuzluk her yeri kaplıyor dedik. Bugün dönüp baktığımızda hukuksuzluk olağanlaşmıştır. Bu hukuksuzluk o denli olağanlaşmış ki, artık yargı bağımsızlığından, adaletten bahsetmek mümkün değildir. Bugün herhangi bir yaşam alanında adaletten bahsetmek mümkün değildir.  İşte bu denli zor koşullardayız. Bunu rağmen biz mücadelemizi devam edeceğiz.”

‘LEYLA GÜVEN KRİTİK AŞAMADA!’

HDP Eş Genel Başkanı Temelli, Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle 92 gündür açlık grevinde olan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve partilerinin Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in sağlık durumu üzerinde de durdu. 

Temelli, “Leyla Güven, çok kritik bir aşamadadır.  Geç kaldığımız her gün Leyla Güven’in sağlık koşulları çok daha kötüleşiyor. Bu kötüleşme telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olabilir. Bu yüzden geç kalmamak zorundayız. Üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek zorundayız. Leyla Güven’in sesini her yerde duyurmak için üzerimize düşeni yapmalıyız. Meclis’te iki gün boyunca adalet, barış, demokrasi nöbeti tuttuk ve bu açlık grevine dikkat çekmek istedik. Açlık grevini görmezden gelenler sorunları büyütmekle kalmıyorlar, açlık grevindeki arkadaşlarımızın yaşamını riske atıyorlar. Daha kötü gelişmelerin müsebbibi bu iktidardır” ifadelerini kullandı.

‘TALEP ÇOK NET: TECRİT KALDIRILMALI’

Tecridin kaldırılması talebiyle cezaevlerinde 300’den fazla tutuklunun grevinin 54’üncü gününde, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ve eski milletvekili Selma Irmak’ın eyleminin ise, 23’üncü gününde olduğunu hatırlatan Temelli, “Talep çok nettir. Sayın Öcalan ailesi ve avukatlarıyla düzenli olarak görüşmelidir. Talepler bu kadar net iken, bu talebi görmezden gelmek hukuk gaspıdır. Bunu tüm dünya söylüyor. Tecridin sonlanması için bir an önce Sayın Öcalan’ın avukatlarıyla düzenli görüşmeleri başlamalı” dedi.

‘ÜNİVERSİTELER TECRİT ALTINDA’

Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünkü ODTÜ ziyaretine değinen Temelli, bu ziyarete dair şunları söyledi: 

“Erdoğan ülkenin demokratik olduğunu söylüyor. Ortaya çıkan tablo ülkedeki akıl tutulmasını gösteriyor. Erdoğan, gözümüzün içine baka baka en demokratik ülkenin Türkiye olduğunu söyleyebilmektedir. ODTÜ’yü ziyaret ettiğinde üniversitelere yapılan saldırılara rağmen, aynı anlama gelecek açıklamalar yapabiliyor. Üniversiteye gittiğinde, üniversite kürsülerinden neredeyse bilim özgürlüğünün olduğu üniversiteler olduğunu söyleyebilmektedir. Oysa üniversiteler saldırı altındadır. Birçok öğretim üyesi, tam da bu dönemde üniversiteden uzaklaştırıldı. Yine aklımızla alay edercesine barış istediler diye Barış Akademisyenleri bu ülkede yargılanabiliyor. Üniversiteler bu ülkede tecrit altındadır. Barış Akademisyenleri akla hayale sığmayacak cezalar alıyorlar. Cumhurbaşkanı çıkıp, kendi hayallerini halka anlatabiliyor. Bu bir algı yönetimi. Bu algıyı üniversitelerde, sokaklarda, mahallemizde kırmalıyız.”

KADINLARI HDP’DE  SİYASET YAPMAYA ÇAĞIRDI 

Temelli, konuşmasında Türkiye’de kadına dönük şiddetin giderek yayılması üzerinde de durup, sadece Ocak ayında 43 kadının erkekler tarafından öldürülmesine dikkat çekti. Her ay bu kadar çok sayıda kadının, kadın cinayeti sonucu yaşamını yitirdiğini dile getiren Temelli, kadına yönelik şiddetin boyutunun sadece bu rakamlarla ölçülemeyecek kadar geniş olduğunu vurguladı.

Temelli, “Bu şiddetin beslendiği kaynak, tam da bu iktidarın erkek anlayışıyla var etmeye çalıştığı bir kültür ve siyasettir. HDP, kadın partisi olarak tüm Türkiye ve tüm kadınları siyasete çağırıyoruz. Şiddet son bulsun diye, eşit bir toplum var edelim diye, kadını sarmalayan tecride son vermek için kadınları siyasete çağırıyoruz” diye konuştu.

‘KENTLERİMİZİ KAZANACAĞIZ’

Devamında yapılacak yerek seçimler hakkında konuşan Temelli, şunları söyledi: 

“Halkın iradesini yok sayan bu kayyumcu zihniyete karşı kentlerimizi kazanmak istiyoruz. Bunu da başaracağız. Hep birlikte bu kayyum utancından bu ülkeyi kurtaracağız. Kayyum ağzıyla kuş tutsa, biz yine onları süpürüp atacağız. Çünkü onların yaptığı hizmet bu tartıda ölçülecek bir şey değildir. Bu tartıda ölçülecek şey adalet, demokrasi irademizdir. İrademizi gasp edenlere vereceğimiz yanıt sandıkta çok nettir. Kayyumları istemiyoruz. Biz müşteri değiliz, biz vatandaşız. Kentimizi de kendimizi de biz yöneteceğiz diye yola çıkmış bir siyasi iradeyiz. Kayyumlar, kentin, o halkın taşınmazlarına el koymuş, gasp etmiştir. Yolsuzluklarla belediyelerin aşırı düzeyde borçlandırmıştır. Şimdi tüm bunlara son verme zamanı.”

‘İMAR BARIŞI KAYBETTİĞİMİZ 3 VATANDAŞIN SORUMLUSUDUR’

İstanbul Kartal’da bir binanın yıkılması sonucu 3 kişinin yaşamını yitirmesinin sebebinin ise, çarpık ve ranta dayalı kentleşme olduğunu vurgulayan Temelli, “İmar barışı dediğimiz şey de tam da bu kentsel yıkımın yolunu açıyor. İmar barışı dediğimiz şey, bugün kaybettiğimiz 3 vatandaşın sorumlusudur. 8,5  milyar gelir elde etmek adına kentleri içinden çıkılmaz bir hale getirdi. Kentleri bir beton çöplüğüne çevirdi çevirmeye de devam ediyor” dedi.

Temell, yine ülkedeki ekonomik krizin giderek derinleştiğini kaydetti. Temelli, seçimden sonra ülkeyi çok ciddi bir ekonomik krizin ve iktisadi çöküşün beklediğini ifade etti. 

SURİYE’DEN ELİNİZİ ÇEKİN’

Türkiye’nin dış politikasını da eleştiren Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Suriye’nin çözümü savaştan değil, demokratik çözümden geçiyor, Suriye halklarının iradesinden geçiyor. Afrin’de yaptığınız bütün bu hukuksuzluğu, şiddeti, zulmü Suriye’nin başka yerlerine de yaymayın. Afrin başta olmak üzere bir an önce Suriye’den elinizi çekin. Suriye’nin geleceğine Suriye halkları karar vermelidir. Suriye’nin geleceğine Suriye halklarının karar vermesi için öncelikle Suriye’yi DAİŞ teröründen bir an önce kurtarmak gerekiyor. İdlib meselesinin acilen çözülmesi gerekiyor. Uluslararası kamuoyunun, Birleşmiş Milletlerin bu konuda gecikmeden inisiyatif alması gerekiyor. Sonrasında da Suriye halklarına Suriye demokratik çözüm yolunun bir an önce açılması gerekiyor.”

‘TÜRKİYE BU REJİMİ TAŞIYAMIYOR’

Yerel seçimlerin ise Türkiye açısından “kritik” olduğunun altını çizen Temelli, yapılacak seçimlerin demokrasi mücadelesinin eşiği olduğunu vurguladı.

Temelli, “AKP-MHP bloğuna karşı, bu ceberrut, faşist iktidar anlayışına karşı demokrasi özgürlük ve barış mücadelemizi bulunduğumuz her yerde yükseltmeliyiz. Kayyumları süpürüp atacağız. Sadece 96 değil, çok daha fazla yerelde de iktidara geleceğiz ve yerel demokrasiyi orada var edeceğiz. Türkiye bu rejimi taşıyamıyor. Sadece kayyum illerinde değil, Türkiye’nin her yerinde bu iktidarı geriletmek bizim en önemli sorumluluğumuzdur. Stratejimizi böyle belirledik, mücadelemizi bu hatta oturttuk. Biz herhangi bir partiyle ittifak ya da pazarlık yapmadık. Biz halklarımızın iradesini, mücadelesini yükseltmek için halklarımızla birlikte yol alıyoruz” sözleriyle konuşmasını noktaladı.

Mezopotamya Ajansı

Güncelleme Tarihi: 07 Şubat 2019, 19:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER