SİYASET:
Sırada CHP ve belediyeleri var!
banner247

Dihaber'de yer alan habere göre 7 Haziran seçimlerinden sonra HDP ve DBP’li seçilmişlerin tutuklanması, DBP’li belediyelere kayyum atanmasının ardından bu kez CHP ve belediyeleri hedef alınmaya başlandı. Özellikle 2019 seçimlerine ilişkin oluşturulan “muhalefeti tümüyle tasfiye etme” stratejisi kapsamında, AKP medyası ve Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP’ye yönelik karşı söylem geliştiriyor. 

CHP’ye yönelik söylemleri ve kendilerinin hedef gösterilmesini değerlendiren CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “AKP ve Erdoğan sıkıştıkça hep olduğu gibi hukuk dışı, hiç bir siyasi ahlaka sığmayan bir tutum içerisine giriyor. CHP’ye olan saldırıların nedeni, CHP’nin kurumsal kimliği dışında adalet, barış ve özgürlük konusunda bir zemin yaratması ve bu zemini giderek büyütmesinden AKP’nin duyduğu rahatsızlıktır. Türkiye’de şu anda hukuk devleti var mı, herhangi bir yurttaşımızın hukuki güvenlik hakkı var mı? Bunları biz ifade edince AKP’nin hedefi olmak kolaylaşıyor. Ama bilsinler ki biz bu konuda tek bir geri adım atmayacağız” dedi. 

Erdoğan’ın CHP’yi kast ederek, “Hesap verecekler” sözlerini de değerlendiren Tanrıkulu, “Hesabı kimin vereceğini tarih gösterecek. Dokunulmazlıklar kaldırılmış durumda, hepimizle ilgili yargısal süreçler işliyor, yargının tarafsız ve bağımsız olmadığı bu ortamda Erdoğan’ın her sözünün talimat anlamına geliyor” dedi. 

Erdoğan’ın “hesap verecekler” sözleri üzerinden Tanrıkulu’nun işaret ettiği “yargısal süreçler” HDP ve Kürt siyaseti açısından ağır bilançolar yarattı. CHP’ye yönelik söylemlerde daha önce HDP ve DBP’ye yönelik geliştirilen saldırılar ve bu konuda geliştirilen söylemleri anımsatıyor. 

Kürt siyasetine yönelik saldırılar ilk olarak 2009 yerel seçimlerinden sonra başladı. AKP’nin Cemaatle birlikte o dönem başlattığı KCK operasyonları kapsamında 10 bin Kürt siyasetçi ve aktivisti tutuklandı. Tutuklananların büyük çoğunluğu yerel seçim çalışmalarında yer almış isimlerden oluştu ve KCK ikinci dalga operasyonu doğrudan belediye başkanlarını ve çalışanlarını hedef aldı. 

Kürtleri yerel yönetimlerden tasfiye etmeyi amaçlayan KCK operasyonlarının sonuç vermediği 2014 yerel seçimlerinde ortaya çıktı. Bir şekilde oradaki Kürt oluşumunun tasfiye edilmesi AKP’nin gündeminde yer aldı. 2014 Seçimleri öncesi Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuşan Erdoğan’ın, Diyarbakır, Van, Şırnak belediyelerini istediği basına yansıdı. Ancak Kürtler, 2014 yerel seçimlerinde başarıyı bir üst aşamaya çıkararak 102 belediyeyi seçim yoluyla kazandı. Bunun üzerine, belediyelere ilişkin başka bir plan devreye konuldu. 24 Temmuz 2015 tarihinde Kürt kentlerine yönelik başlatılan “ablukalar” ile birlikte belediyelerin tasfiye süreci de başladı. Erdoğan bu dönem yaptığı pek çok açıklamada, belediyelerin hendek kazdığı ve “hendeklerde bulunanlara” destek verdiğini ileri sürdü. 

16 Haziran 2016 tarihinde polislerle katıldığı ifrat yemeğinde, "Belediyeler konusunda gerekli adımları süratle atmamız gerekiyor ve o adımları da atacağız. Öyle belediye başkanı devletten gelen bütçe payını alacak bunu dağa gönderecek. Yok böyle şey, bunun da hesabını soracağız. Terör örgütünden sipariş, başkan yardımcıları, bütün bunların hepsinin adım adım hesabını soracağız. Kanun gerekiyorsa kanun çıkartılarak, idari işlem gerekiyorsa işlem yapılarak. Bölgedeki belediyelerin örgütün tasallutundan kurtarılmasına ihtiyaç vardır ve bunun devlet olarak hükümet olarak yapacağız" açıklaması yaptı. 

Bunun üzerine ilk olarak 11 Eylül tarihinde 28 belediyeye birden kayyum atandı. Sonrasında Erdoğan’ın seçimle almak istediği Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediyeleri başta olmak üzere 86 DBP’li belediyeye kayyum atadı. 70 belediye başkanı halen cezaevlerinde tutuluyor. 

Erdoğan, HDP’li seçilmişlere ilişkin de 2015 tarihinden itibaren, “teröre destek verdikleri” gerekçesiyle önce dokunulmazlıkları gündeme getirdi. Dokunulmazlıklar CHP’nin desteği ile kaldırılınca, 4 Kasım 2016 tarihinde bu kez HDP Eş Başkanları ve milletvekilleri tutuklanmaya başlandı. Erdoğan bu tutuklamalardan önce 26 Ekim tarihinde katıldığı 13’üncü Muhtarlar Buluşmasında HDP’yi kast ederek, “Ankara'daki saldırıyı da DAEŞ ve PKK ortak yaptı. Terör örgütünün siyasi partisi ilk gün ne diyor: ‘Devlet yaptı. Saray yaptı’ bunlar Yavuz Hırsız. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır. ‘Katil devlet’ diyorlar bunlar bunun hesabını verecekler. Ankara'daki bombalı saldırıyı terör örgütleri ortaklaşa yapmıştır. Biz el ele vereceğiz ve bunlar iftiralarının bedellerini çok ağır ödeyecekler” açıklamasında bulunmuştu. 

Erdoğan “bedelini ağır ödeyecek” sözünü bu kez CHP ve lideri Kemal Kılıçdaroğlu için yaptı. Erdoğan’ın açıklamalarından sonra HDP ve DBP’ye yönelik operasyonlar sürecinde olduğu gibi bu kez CHP ve Kılıçdaroğlu’na yönelik AKP medyasında kampanya başladı. 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İmralı heyeti: Derhal Öcalan'a gitmemiz...
İmralı heyetinde bulunan Buldan, Önder ve Bağrıyanık, ortak açıklama yaptı. Heyet adına konuşan Sırrı...

Haberi Oku