Erdoğan'a 'istihbarat' cevabı: Diyarbakır'da tabii ki HDP'liler olacak

HDP Eş Genel Başkanı, Erdoğan'ın 'İstihbarata sordum, İnce'nin Diyarbakır mitingine katılanlar HDP'lilermiş' sözlerine, 'Bunun için istihbarat gerek yok, bize sorsaydın' diyerek cevap verdi.

Erdoğan'a 'istihbarat' cevabı: Diyarbakır'da tabii ki HDP'liler olacak

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "İstihbarata sordum, İnce'nin Diyarbakır mitingine katılanlar HDP'lilermiş" sözlerine, "Sen istihbaratı bunun için tutuyorsan hiç gerek yok, bize sorsaydın. Diyarbakır'da tabii ki HDP'liler olacak, başka kim olabilir ki" diyerek cevap verdi.

HDP Eş Genel Başkanı Temelli, partisinin İzmir Bornova Seçim Bürosu açılışına katıldı. Temelli, açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: 

"Buraya gelirken biraz geciktik, yol üzerinde kıraathane vardı. Girdik içerisi kitap dolu, oku oku bitmiyor. Şimdi kıraathane yapacakmış, bu yalanı atıyor. Baktı kıraathane yalanı deşifre olmuş, “kıraathane demedim kütüphane dedim” diyor. Aklı o kadar karışmış ki ne dediğini bilmiyor. Ne dediğini bilmeyene bu ülke teslim edilir mi? Biz de teslim etmeyeceğiz. 24 Haziran’da bu ülkeyi bu aklı karışmış olandan hep birlikte kurtaracağız. 24 Haziran’da bu ülkeyi bu kıraathanecilerden kurtaracağız. Sandığa gideceğiz, oyumuza, geleceğimize sahip çıkacağız. Bu ülkenin önündeki, demokrasinin önündeki, HDP’nin önündeki barajı hep birlikte yıkacağız. 

"AKLI ÇOK KARIŞMIŞ"

Aklı o kadar karışmış ki, kendisi de o kadar aldatılmış ki sanıyor ki bizi de aldatacak. Kalkmış 2014’te yaşadığımız Kobani’yi 2015’e taşıyor. Diyor ki “bunlar 7 Haziran’da seçimleri kazandıktan sonra ülkeyi yaktılar yıktılar”. Tek derdi HDP’yi baraj altında bırakmak. Biliyor ki HDP’yi baraj altında bırakamazsa iktidar gidecek. HDP baraj altında kalırsa parlamentoda çoğunluğu alacak, ikinci turda da başkan olacak. HDP’yi baraj altında bırakmak için söylediği  bu yalanlarla insanların arasına nefret tohumu ekmeye devam ediyor. Buna izin vermeyeceğiz. 24 Haziran’da Erdoğan’ı da çevresindekileri de hepsini süpürüp faşizmin çöplüğüne atacağız. 

Kobani sırasında 43 kişi hayatını yitirdi. Erdoğan 53 diyor. Yitirdiğimiz canların üzerinden siyaset yapıyor. Kim ki yaşamını yitirmiştir, onun acısı bizim acımızdır. Ekrem’in acısı nasıl bizim acımızsa Yasin’in acısı da bizim acımızdır. Hepsinin acısına sahip çıkarız. Biz acılarımızda akraba olduk. Bize bu acıları kimin yaşattığını biliyoruz. En iyi Kürt, Türk anneler biliyor. Şimdi o anneler bize bu acıları yaşatanlara karşı, yani Erdoğan’a karşı yan yana gelecek, bu iktidara geçit vermeyecek. 

"KOBANİ'NİN KATİLİNİN KİM OLDUĞUNU HERKES BİLİYOR"

Kobani’de yaşadıklarımızdan sonra Meclis grubumuz 10’dan fazla araştırma önergesi verdi. Dedik ki gelin suçluları ortaya çıkaralım. Tüm bu araştırma önergeleri AKP oylarıyla reddedildi. Madem Yasin Börü’yü katledenleri açığa çıkaralım istiyorsun kabul et komisyon kuralım, çıksın ortaya. Diyor ki, “Kobani’nin katilini niye ziyaret ediyorsun?” Kobani’nin katilinin kim olduğunu, o provokasyonları kimin yaptığını herkes çok iyi biliyor. Bizim cumhurbaşkanı adayımızın hiçbir suçu yok, o bir sevdası olduğu için tutsak. 

"YENİ SENARYONUN ADI KANDİL"

7 Haziran’da seçime giderken akla gelmeyecek oyunları piyasaya sürdüler. Her türlü saldırıyı düzenlediler, seçim bürolarımıza, il binalarımıza. Şimdi de yine seçime gidiyoruz, önümüze gelen senaryonun adı Kandil. Kandil üzerinden milliyetçi hezeyanlarıyla oy toplamaya çalışıyor. Kimse bu oyuna gelmeyecek. Herkes Kürt halkının onurlu mücadelesini anladı. Tüm halklar Kürt halkıyla yan yana geliyor ve bu oyunlara izin vermiyor. Herkes çok iyi biliyor ki, eğer bu ülkeye barış gelecekse Kürt sorunu çözülmeli. Kürt sorununu çözme zamanıdır. Kürt sorununu halkların, emekçilerin kadınların  iradesi çözecektir. Şimdi bunun zamanıdır. Bu sorunu çözmeyip bu sorundan beslenerek savaş politikalarıyla ayakta duranlara dur deme zamanıdır. 24 Haziran Türkiye’nin önünü açma zamanıdır, Kürt sorununu çözme zamanıdır. Kürt sorunu çoktan tanımlandı. Şimdi tanımlama değil çözme zamanıdır. 

"DİYARBAKIR'DA BAŞKA NE OLACAK?"

Diyarbakır’da Sayın İnce’nin yaptığı miting için “istihbarata sordum” diyor, istihbarat demiş ki “HDP’liler vardı”. Sen istihbaratı bunun için tutuyorsan hiç gerek yok, bize sorsaydın. Diyarbakır’da başka ne olacak tabi ki, HDP’liler olacak. O sanıyor ki, Diyarbakır’da başkaları var. Diyarbakır’a gidince ne diyor; “Kürt kardeşlerim”. Sadece Diyarbakır’a gidince Kürt kardeşleri aklına geliyor. Kimse kardeş istemiyor herkesin kendi kardeşi var.

"KENDİ MİTİNGİNİ SORSAYDIN"

Sen esas kendi mitingini istihbarata sorsaydın, onun yanıtını öğrenseydin. Bingöl’e gidiyorsun; “Diyarbakırlılar” diyorsun, Denizli’ye gidiyorsun “Ödemişliler” diyorsun. İnsanlar da perişan oldu. Taşıma suyla değirmen dönmez. Kimse ne Diyarbakır’da ne Hakkari’de ne Van’da size oy vermez. Geçmişte oy verdi, Diyarbakır’da Kürt, Ankara’da kurt olduğunuzu gördü. 

Bu oyunu sandığımıza sahip çıkarak hep birlikte bozacağız. 24 Haziran’a çok az bir zaman kaldı. Nasıl bugüne kadar 7 gün 24 saat çalıştık, bugünden sonra da 7 gün 24 saat çalışacağız. Hepimiz müşahit olacağız. Halkların demokratik müşahitleri olacağız. Herkesi sandığa götüreceğiz. Sadece oy vermeyeceğiz hepimiz oyumuzun takipçisi olacağız. Bunlarda hile çok ama onlar hangi engeli çıkartırsa çıkartsınlar biz bütün gücümüzle bu barajı hep birlikte yıkacağız." (Mezopotamya Ajansı)

Güncelleme Tarihi: 12 Haziran 2018, 22:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER