SİYASET:
Baydemir: Kılıçdaroğlu tutuklanırsa şaşırmayın
banner199

İstanbul’dan devralınan Vicdan ve Adalet Nöbeti Musa Anter Barış Parkı’nda 3’üncü gününde devam ediyor. Sabah saatlerinde başlayan ziyaret Halkların Demokratik Partisi (HDP) ilçe örgütleriyle sürdü. Günlük basın toplantısı HDP Sözcüsü Osman Baydemir tarafından yapıldı. 

Eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tutukluluk durumlarına dikkat çekerek konuşmasına başlayan Baydemir, gündemdeki konuları değerlendirdi. Siyasetin sorunları çözüm merci olduğunu hatırlatan Baydemir, siyasetin kimileri için iktidar olma amacı, kimileri için ise bir davanın hayat bulma amacı olduğunu söyledi. 

AKP’nin iktidarda ısrar etme durumuna dikkat çeken Baydemir, şöyle devam etti: “Her şeyden önce siyaset demokratik zeminde bakıldığında çözüm sürecinin kendisidir. Siyaset hamaset, husumet değildir, olmamalıdır. Hiçbir demokrasi anlayışı yoktur ki iktidarlar eleştirilmez olsun. İktidara talip olan her siyasal hareket ve lider peşinen eleştiri almayı kabul etmelidir. Demokrasilerde bir siyasi parti kendini eleştiriye kapatırsa, eleştiriyi vatana ihanet ile özdeşleştirirse onun adı demokrasi değil diktatörlük olur. AKP Genel Başkanı, siz 15 yılı buluyor iktidarsınız. İktidar kirletir. Ama size gelecek her türlü eleştiriyi siz vatana ihanet olarak göreceksiniz. Bunun demokratik değerlerle izah edilir hiçbir yanı yoktur. Muhalefete muhalefet etme tehdidi savruluyor. Ne sokakta ne Meclis'te ne de parlamentoda muhalefet olunmayacak. Basın mensupları gerçekleri yazmayacak, yazanlar cezaevine konulacaktır. Bizi ziyarete gelen barış annelerinin ellerinden öpüyorum. Bütün bu baskılara rağmen evlatlarını yitirmişler yine barış diyorlar.”

‘AYDER’İ KİRLETTİNİZ, SİZ DE KİRLENDİNİZ’

Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin tüm bu zemine rağmen çözüm bulma arayışı olduğunu vurgulayan Baydemir, muhalefetin görevinin sadece muhalefet etmek değil aynı zamanda yol önermek ve alternatif sunmak olduğunu söyledi. “Muhalefetin diğer özelliği de doğruya doğru demektir” diye devam eden Baydemir, Erdoğan’ın Rize’de Ayder Yaylası için söylediği sözlerine katıldığını ifade etti. Baydemir, eleştirilerini ise şöyle sıraladı: “Şu anda AKP Genel Başkanı Erdoğan Rize’de çok doğru bir söz söyledi. Grubum, partim adına onu doğruluyorum. ‘Allah’ın bize verdiği Ayder bambaşka biz Ayder’i kirlettik, rezil ettik’ sözleri doğru aynen de öyle siz kirlettiniz, rezil ettiniz. Bu sadece Ayder’le de sınırlı değil. 15 yıllık iktidarınınız çevre sorunlarıyla doludur. Sadece Ayder’i değil Hasankeyf ve Van Gölü’nü de kirlettiniz. Van Gölü ve Van halkı arasına utanç duvarları ördünüz. HES’lerle Behdemani Deresi’nin yönünü değiştirdiniz. 40 yerleşim yeri tarım yapamaz oldu. 40 mahalle, ekmeğinden oldu. Dünyada Norveç Somunu gibi tanınmış ters göçün görüldüğü en nadir doğa olaylardan biri. Siz o pencereyi kapattınız. HES’lerle ters göçün önüne geçtiniz. Milyonlarca inci kefali telef oldu. Ayder’i nasıl kirlettiniz Van’da önce kirleniyor. 14 yıl önce yola çıktığınızda iddia olarak ortaya koyduğunuz her değerleri sadece ve sadece kirlettiniz ve aynı zamanda kirlendiniz. İnsanları nana muhtaç ettiniz. ‘Rızkı veren Allah, amentü billah’ dediniz. Siz şimdi şirk koşuyorsunuz. 130 bin insanı ekmeğinden ettiniz. Yetmedi, onun eşini, annesini, babasını nana muhtaç ettiniz. Nasıl bir kir, hırstır bu toplumun geriye kalanının tamamını bununla tehdit ediyorsunuz. 2-3 yıldır kaybetmişsiniz. Hani OHAL’i kaldırmakla övünüyordunuz? Şimdi 81 ilde OHAL var. Kürt coğrafyasında sıkıyönetim var. Hani halkın seçilmişleri el pençe önünde olmayacaktı? Hani hukukun üstünlüğü gücün üstünlüğünden büyük olacaktı? Siz bütün bunları yaptığınızda zaten kaybetmişsinizdir. Askeri vesayetin de üzerinde yepyeni faşizan bir vesayet getirdiniz. Ne uğruna, kendi iktidarınız uğruna. Demirtaşların, yazarların, çizerlerin sesine kulak vermiş olsaydın, ne Ayder kirlenecekti ne de sen kirlenecektin. Muhalefetsiz demokrasi, demokrasi değildir.”

‘CEZAEVİNDEKİLER SİZİ YARGILIYOR’

Baydemir, “Grup başkanvekilimiz İdris Baluken yiğit bir siyasetçi, halkının evladı. Cunta kalkışmasının hemen ardından 4 parti deklarasyon imzaladı. Ortak bir duruş sergilendi. Sen İdris Baluken’i cezaevine koydun. Sadece ve sadece suçlamalarına bakıyoruz. Yaptığı konuşmalar ve değerlendirmeler. Yargı bağımsız diyorsunuz sabah öğlen ve akşam yalan atıyorsunuz. Yalanla bu dümen sürmez. Mahkemelerde siz eş genel başkanımız Figen yüksekdağ’ı yargılamıyorsunuz, Ahmet Şık ‘ı yargılamıyorsunuz. Onlar sizi yargılıyor. Sizin rehin aldıklarınız, mahkemelerde demokrasi dersi veriyor. Ama onlar sizi tutuksuz yargılıyor” dedi.

‘SARAY’DAKİ BİRİM KİM?’

Baydemir’in konuşmasını söyle sürdürdü: “Baluken’e mahkeme heyeti tahliye kararı verdi. Anayasa Mahkemesi Balbay ve arkadaşlarının verdiği gerekçeyi örnek verdi. Bir vekil tutuklu yargılanamaz dedi. Bu kararı veren mahkeme heyeti başka yerlere sürgün edildi. Bu sadece Baluken’i yargılayan mahkeme heyetine gözdağı değildir, bütün savcı ve hakimlere verilen gözdağıydı. 3 Şubat’ta Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden Cumhurbaşkanına bir şikayet mektubu gidiyor. Ve mektupta ‘İdris Baluken neden tahliye edildi’ diyor. Adalet Bakanına bu gidiyor. Bunun ardından Baluken bir kez daha tutuklanıp cezaevine gönderiliyor. Bu ülkede adaleti de kirlettiniz. Kendi siyasi partinizin tabelasına adalet yazarak adil olmuyorsunuz. Adalet olgusunu da kirlettiniz. Herkesin inandığı bir husus var. Saray’da senin deyiminle Külliyede bir birim var. HDP vekillerinden kimin tutuklanacağı, kimin bırakılacağı, hangi gazetecinin nerede tutuklanacağına dair bilgi veriyor. Böyle bir birim var mı? Bu birim hangi yasaya dayanarak görev ifa ediyor. Kirlilik yaşamın ve siyasetin her alanına, dış siyasete de sirayet etmiş durumda.”

‘KÜRT KARŞITLIĞI KAZANDIRMAZ’

AKP’nin Suriye politikalarını da eleştiren Baydemir, şunları söyledi: “Suriye politikanız başlangıcından bu yana kirli politikadır. O kirli politika öyle bir noktaya gelmiş ki. Efrin’in işgalini bir seçenek olarak sunuyorsunuz. Kürt karşıtlığı size kazandırmadı, kazandırmayacaktır. Bu ülkenin de en büyük kaybı Kürt karşıtlığından olacaktır. Baas rejimi bitiren Kürt karşıtlığıydı, bardağı taşıran da Kuveyt’in işgali, sonunu getirdi. Kuveyt’in işgali nasıl Saddam’ın sonunu getirdiyse, Efrin’in işgali de aynı sonucu getirecektir. Bu politikanızdan bir an önce vazgeçin. Dönüp dolaşıp kırmızı çizgimiz var diyor. Senin var da başkasının çizgileri yok mu?”

‘HALK KIRMIZI KART GÖSTERDİ’

Baydemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Senin bu kırmız çizgilerinden dolayı halk sana kırmızı kart gösterdi. Van halkı sana ve kayyum politikasına karşı demokratik değerler açısından da bir seçilmişin yerine atanmışı getirdiğin politikana kırmızı kart gösterdi. Sen hala kırmızı çizgi diyorsun. Bu ülkeyi de seni de bu ülkede yaşayan bütün toplumu da bu yanlıştan çıkaracak yegane bir çizgi var. O da demokrasinin, eşitliklerin ve vicdanın çizgisine geri dönmektir. Bütün bu kirlenmişliklere karşı nöbetimizi bu ülkenin aydınlık kapısını aralamak, kirlilikten arınmanız içindir. İktidar hırsı, kin, zengin olma hırsı seçimle geldin, seçimle gitmeyi de göze almak zorundasın. Seçimle gitmemek için savaş çıkardın, müzakere masasını devirdin. 7 Haziran’ı kabul etseydin, Suruç, Ankara Garı patlamasına kadar kan dökmüş olmasaydın, Suriye böyle olmazdı. Nusaybin, Gever, Cizre olayları olmazdı. Bu kadar insan toprağa düşmezdi. Bu ülke 30 yıldır kazandığı bütün demokratik değerleri kaybetmiş olmazdı. 150 bin insan aşından işinden olamazdı. Bütün bunlar senenin yanlış politikalarının sonucudur. Sen bu politikalarda ısrar ettiğin sürece bu ülke acı çekmeye devam edecektir. Biz bu acının olmaması için bu nöbeti tutuyoruz.

ŞAPATAN’DA İŞKENCE YAPMAK NEDİR?

Savaş kirletir, tepeden tırnağa kirletir. Dün size fotoğraf gösterdim ve seslendim. Şapatan köyünde yaşlı kadına işkence yapmak nedir? Kürde meydan dayağı çekmek kirlenmek değil de nedir? Gazze’de olsaydı feryat figan çıkaracaktın. O 78 yaşındaki annemiz rabbimde, sende, bende biliyorum ki senden daha imanlıdır, Müslümandır. O işkence sadece o anneye yapılmadı ben insanım iman sahibiyim diyen herkese yapıldı. O işkenceye karşı sessiz duran dilsiz iblistir. O işkence karşı susmayan hangi siyasi partiden olursa olsun bütün her kesime teşekkürlerimi ifade ediyorum. Bu savaş sürdüğü sürece bu işkence devam edecektir. Kirlenmekten vazgeçeceksen savaştan vazgeçmelisin, tecritten vazgeçmelisin, Kürt legal siyasetinin tutuklanmasından ve bütün yanlışlardan vazgeçmelisin.”

ERDOĞAN’A: ÖZÜR DİLE

Erdoğan’ı özür dilemeye çağıran Baydemir, şöyle konuştu: “Demirtaş’tan, onun seçmenlerinden ve halktan özür dile. Özür yeni bir başlangıç ve yeni bir kapı aralayabilir. Guantanamo uygulamasından ilham aldığını ve tek tip elbiseyi kabul ettiğini söyledin. Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde benzer bir uygulama yapıldı. 

10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanı seçiminin yıldönümü. Demirtaş bu seçimde aday olarak AKP Başkanı Erdoğan ile yarıştı. Erdoğan şu anda Külliyede, Saray’da rakibi olan Demirtaş ise cezaevinde. Bu demokrasinin, vicdanın, adaletin neresine sığıyor? Çıkıp 6-8 Ekim olaylarını gerekçe gösteriyorsunuz. ‘80 milletvekili ile gidip parlamentoya bu olayı çıkardı’ diyorsun. 6-7 Ekim olayları 2014’te başladı. HDP barajı 2015 yılında 80 milletvekiliyle aştı. Her fırsatta niye bu yalana başvuruyorsun. Demirtaş fezlekesi 2014 yılında değil 2016 yılında hazırlandı. Böyle bir durum varsa hakimler ve savcılar neden o kadar bekledi. 

KILIÇDAROĞLU TUTUKLANIRSA ŞAŞIRMAYIN 

Bir şey daha diyeyim sana, TCK’de olmayan bir suçla isnat yapıyorsun. AKP’yi eleştirme suçu, Erdoğan’ı eleştirmek suç. Kılıçdaroğlu tutuklanırsa şaşırmayın. Ben şaşırmam. Bugün burada, Vidan ve Adalet Nöbeti’nde olduğu gibi, milyonların dışarıdan yaptığı gibi sesimizi ortaklaştırırsak faşizmin gerilemekten başka şansı yoktur. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi diyor ki, Demirtaş 6-7 Ekim olaylarında yargılanamaz. Bu izinsiz toplantı, yürüyüşe muhalefet ise 15 Temmuz’da sen insanı sokağa çağırdın ve 250 insan yaşamını yitirdi. Sen ne yaptığının farkında değilsin. Bütün bu kirlenmeler, bütün bu adaletsizlikler ve vicdansızlıklar ortadan kaldırılsın diye daha fazla bu ülkeyi dış dünyada da kirletmemeniz için durmayacağız ve faşizmi durduracağız.”

Baydemir, ayrıca milletvekillerinin ziyaret ettiği Şapatan köyü ve Van T Tipi Kapalı Cezaevi’yle ilgili kamuoyuyla bilgileri paylaşacaklarını söyledi.

DİHABER

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Yüksekdağ’dan Sur mektubu: Tarihi korumak...
Tutuklu HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Sur'un yıkımına karşı bir mektup kaleme alarak,...

Haberi Oku