Chp Grup Toplantısı (1)

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Taksim Gezi Parkı’nda yeşeren filizin bütün dünyada ses getirdiğini belirterek, “O istediği kadar (Başbakan Erdoğan) karşı çıksın, nehir okyanuslara mutlaka ulaşacaktır”...

Chp Grup Toplantısı (1)
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Taksim Gezi Parkı’nda yeşeren filizin bütün dünyada ses getirdiğini belirterek, “O istediği kadar (Başbakan Erdoğan) karşı çıksın, nehir okyanuslara mutlaka ulaşacaktır” dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiğini, dünyanın konuştuğu bir Türkiye ile karşı karşı olduklarını ifade etti. Kendilerinin baktığı bir Türkiye’nin özgürlüklerinin kısıtlanmış bir Türkiye olduğunu ve dünyanın baktığı Türkiye’nin ise demokrasisi askıya alınmış bir Türkiye olduğunu sözlerine ekleyen Kılıçdaroğlu, Türkiye ile bakıldığında durumun iç açıcı olmadığını söyledi.

“TAKSİM GEZİ PARKI’NDA ORANTISIZ GÜÇ KULLANILDI”

Grup toplantısının konuşmasında İstanbul Taksim Gezi Parkı'ndaki olayları değerlendiren CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, olayların küçük bir kıvılcımla başladığını kaydetti. Gençlerin İstanbul Gezi Parkı’ndaki ağaçlara sahip çıkmak istediklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Gençler gittiler çadırlarını kurdular. Biz kendi ilimize, kendi ağaçlarımıza, kendi kentimize, kendi mahallemize sahip çıkacağız dediler. Orantısız güç kullanıldı ve darmadağın edildi. Türkiye bu olayların ardından ayağa kalktı. Üç yurttaşımız hayatını yitirdi” dedi.

“ÇIKAN OLAYLAR SIRASINDA 3 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ, 10 KİŞİNİN GÖZÜ KÖR OLDU”

Olaylar sırasında hayatını kaybedenlerden dolayı duyduğu üzüntüyü dile getiren Kılıçdaroğlu, çıkan olaylar sırasından neden insanların hayatını kaybettiğini sordu. Kılıçdaroğlu, “10 üzerinde yurttaşımızın çıkan olaylar sebebiyle gözünü kaybetti. Doğrudan insanın hedef alınmasıyla başladı bu. Gaz bombası atıyorsunuz, gaz kapsülü atıyorsunuz, doğrudan kafasına hedef alıyorsunuz ve göz kaybı yaşanıyor. Bunun birileri tarafından dile getirilmesi lazım. Birilerinin bunları örtmemesi lazım ve bu konuda görev üstlenen tek parti var CHP’dir” diye konuştu.

“BU ÜLKEYE DEMOKRASİ YA GELECEK YA GELECEK”

Taksim Gezi Parkı olayları nedeniyle yaptıkları açıklamaların bazı kesimler tarafından eleştirildiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Niye konuşuyorsunuz diyorlar, neden konuşmayacağız. Neden o gençlere sahip çıkıyorsunuz diyorlar, niçin sahip çıkmayacağız. Açık yüreklilikle ifade ediyorum; bu ülkeye demokrasi ya gelecek, ya gelecek. Gençler bizim gençlerimiz ve bizim çocuklarımız. Gençler bizim umudumuz ve geleceğimiz. O gençleri göz ardı edemeyiz. Onların haklı eylemlerinin yanında kapı gibi CHP duracaktır. Çocuğa dokunamazsınız, onlar genç olacaklar ve çevrelerine bakacaklar, dünyaya bakacağız, tekniği bizden daha iyi kullanacaklar. Onun için gençler bizim umudumuzdur diyoruz. Benim oğlum beni aşmazsa onun bu ülkeye yararı olmaz. Kızımız annesini aşmazsa onun bu ülkeye yararı olmaz. Bizden daha iyi okuyacaklar, daha iyi yetişecekler, dünyayı daha iyi görecekler. Daha iyi yetişecekler ki Türkiye çağdaş dünyada yerini alsın. Gençlerin bir özelliği daha var. Gençler idealisttir. İdeal peşinde koşarlar. Hiçbir gencin bireysel bir avantaj peşinde koşmaz. Kenti için, köyü için, ülkesi için, halkı için çalışan delikanlıdır. Gençler her ülkenin umududur. Gençlerimize sahip çıkmak, onları dinlemek her siyasal partinin temel görevidir.”

“KÜÇÜK BİR PARKTA YEŞEREN FİLİZ BÜTÜN DÜNYAYA DA SES GETİRDİ”

Gençler hakkında yapılan yorumları da sert bir dille eleştiren Kılıçdaroğlu, herkesin gençlerin bir şey bilmediğini, dünyadan haberleri olmadığını söylediğini hatırlattı. Gençlere bilgisayar çocukları dendiğini de sözlerine ekleyen Kılıçdaroğlu, “Ama gençler kendilerini bize de, Türkiye’ye de, dünyaya da gayet güzel anlattılar. Gençler bu ülkenin bütün sorunlarını bildiğini bizlere gösterdi. Bu gençler Türkiye’nin küresel kuşağıdır. Bu gençler dünyayı en iyi okuyan kuşaktır. Onun için küçük bir parkta yeşeren filiz bütün dünyaya da ses getirdi. ABD’den Fransa’ya kadar, Japonya’dan Almanya’ya kadar, Rusya’dan Avustralya’ya kadar ses getirdi. Çünkü bu kuşak küresel bir kuşak, bu kuşak sadece ülkesiyle değil dünyanın gündemiyle ilgilenen kuşaktır. Bu kuşak bizim geleceğimizdir” dedi.

Gençlerin hafife alınmamasını isteyen Kılıçdaroğlu, kimsenin gençleri hafife almadan dinlemesini istedi. Gençlerin ne istediğinin herkesin farkında olması gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, “Gençler daha fazla özgürlük, çevreye saygı ve insana saygı istiyorlar. Gençler çok şey mi istiyorlar. Hayır efendim demokrasiyi ben götüreceğim sen isteme, özgürlüğü benim istediğim kadar vereceğim sen fazla isteme, bu gençlik bunu reddediyor. Daha fazla özgürlük ve demokrasi” dedi.

İstanbul Taksim Gezi Parkı olaylarının herkese birçok şeyi öğrettiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti emin ellere teslim ettiğini kaydetti.

“O İSTEDİĞİ KADAR KARŞI ÇIKSIN NEHİR OKYANUSLARA MUTLAKA ULAŞACAKTIR”

Türk gençlerinin Avrupalı gençlerden daha ileri düzeyde olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Gençler yerel kültürü uluslar arası kültürle mest ettiler. Onlarla her zaman gurur duyacağız, onlar bizim geleceğimiz ve onlar bizim güvencemiz. ‘Gençler dört ağaca sahip çıkıyorlar’ diyen birisinde ağaç sevgisi olabilir mi. Ağaç sevgisi olmayan birinde insan sevgisi olabilir mi. İnsan sevgisi olmayan bir insanın ülkeyi yönetme kudreti olabilir mi. O çocuklarımız eylem yaptı, doğrudur. Bütün dünya sahip çıktı, doğrudur. Kirlenen yerleri temizlediler, doğrudur. Kütüphane kurdular kendilerine, bütün halk destek verdi, doğrudur. Ama bir kara kafa, dünyayı keşfetmemiş, dünyayı kendi merkezi olarak bilen bir insan bunlara karşı çıkıyor. O isteği kadar karşı çıksın nehir okyanuslara mutlaka ulaşacaktır. Gençler hiçbir farlılık yapmadılar. Farklı görüşlere sahip insanlar. Kimi başörtülü, kimi başörtüsüz. Kimi yaşlı, kimi genç. bir aradalar ve farlı siyasi görüşleri savunuyorlar. Ama bir arada bizim özel yaşantımıza müdahale etmeyin diyorlar. Ne kadar güzel değil mi? Bir demokrasi dersi veriyorlar siyasi iktidara. Bizim özel yaşamımıza müdahale edemezsiniz diyorlar. Kendisine birkaç metreden gaz sıkan polise bile ellerini uzattılar. Orantısız güç kullanıldı. Coplarla, TOMA’larla üzerlerine gidildi ama onlar yılmadılar. Gençlerin beklentileri Türkiye’nin geleceği üzerine kuruludur. Bu gençlere herkesin saygı duyması gerekir.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER