Yakılan asker Sefter Taş'ın babası: DAİŞ’in bitişi bizi mutlu ediyor

IĞDIR - DAİŞ’in yakarak öldürdüğü 2 askerden biri olan Sefter Taş'ın babası Aydın Taş, "DAİŞ bir çok katliam yaptı. Onlardan bir tanesini de ben yaşadım. DAİŞ’in nasıl katliamlar yaptığını gözlerimizle gördük. DAİŞ’in bitme noktasına gelmesi bizi mutlu ediyor" dedi.

Yakılan asker Sefter Taş'ın babası: DAİŞ’in bitişi bizi mutlu ediyor

Kilis sınırında 1 Eylül 2015'te 5 aylık askerken DAİŞ tarafından kaçırılan ve esir alındıktan 14 ay sonra yakılarak infaz görüntüleri yayınlanan Sefter Taş'ın ölüm haberi devlet tarafından bir yıl sonra ailesine verilmişti. Sefter Taş'ın Iğdır'ın Aralık ilçesi Aşağı Eratan köyünde yaşayan ailesi hem yaşadıklarını hem de DAİŞ'in bitişi ile ilgili Mezopotamya Ajans'ından Ayşe Sürme'ne konuştu. 

'VİDEOYU İZLEDİĞİMDE DEHŞETE DÜŞTÜM’

Oğlu Sefter Taş’ın askerliğinin 5’inci ayında böyle bir olay yaşadığını söyleyen Taş, Kilis’te çıkan bir çatışma esnasında oğlunun yaralı olarak DAİŞ’in eline geçtiğini belirtti. Bu durumu ilk zamanlarda bilmediğini ifade eden Taş, oğullarının DAİŞ'in elinde olduğunu ilk kez yabancı bir haber ajansından öğrendiklerini söyledi. Haberin yayınlanmasından sonra devletin açıklama yaptığını söyleyen baba Taş,  “Hatta MİT Müsteşarı DAİŞ’le irtibata girdi ama bunun karşılığında Türkiye'de tutuklu olan 200 militanın serbest bırakılması istendi. Türk istihbaratı bunu olumsuz buldu. Bu karardan sonra ben bir çok kuruma başvuru yaptım. Hatta BİMER’e yazılı dilekçe verdik. Genelkurmay, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı'ndan randevu istememe rağmen sürekli oyalandım. Oğlum o süreçte yaşıyordu. Belki müdahale edilseydi çocuğum kurtarılırdı. Oğlum DAİŞ’in elinde 14 ay kaldı. 22 Aralık 2016’da yakılma videosu verildi. Ben o videoyu izlediğimde dehşete düştüm. İnsanlık dışı bir olaydı. Vahşetti. Yıkıldık,  perişan olduk" dedi.

'SESİMİZİ DUYURMAYALIM DİYE KÖYÜN GİRİŞLERİ KAPATILDI'

O an yaşadıklarını anlatmaya kelimelerin yetmeyeceğini söyleyen Taş, "Bunca acı yaşamamıza rağmen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş medyayı tehdit ederek böyle bir videonun teyit edilmediğini, doğru olmadığını söyledi. Medya bizimle irtibata girmesin, sesimizi bir yerlere duyurmasın diye köyün giriş çıkışları kapatılmıştı. Peki benim oğlum ülkesine ne yaptı ki? Biz bunları yaşayacak ne yaptık” diye sordu.

'BOŞ BİR MEZAR DIŞINDA BİR ŞEY YOK’

Devlet yetkililerinden cenazelerini istediklerinde ilk olarak olumlu yanıt aldıklarını söyleyen Taş, “Bize DNA testiyle cenazemizin teslim edileceğini söylediler. Fakat 3 yıldır cenazemizi alamadık. Cenaze ortada yok. Hatta benim oğlumun birliğinden sivil kıyafetlerini almak için yaptığım tüm başvurulara rağmen elbiselerini alamadım. Bir anne, babanın tek isteği, çocuğunun askere gidip sapa sağlam dönmesidir. Bir aile çocuklarının cenazesi, ya da ondan kalan bir hatırası olsun ister. Şu anda oğlumun elbiselerine Kilis Savcılığı el koymuş. Devletin deposunda kalıyor. Kilis ve Iğdır Valisi ile görüştüm ama yine de elbiseleri alamadık. Bir yıl önce yapılan  anıt ve boş bir mezar var. Türk istihbaratı oğlumun nerede şehit edildiğini biliyorsa, cenazenin nerede olduğunu da biliyordur. Ben bir vatandaş olarak devletten oğlumun bir parça kemiği de olsa bize teslim edilmesini istiyorum. Şu an anıtın içerisinde bana ait olan bir şey yok. Biz maalesef sesimizi duyuramıyoruz. Devletin bizi aklına getirmesi gerekiyor. Eşim şuan psikolojik sıkıntılar yaşıyor" şeklinde konuştu.

‘DAİŞ’İN BİTİŞİ BİZİ MUTLU EDİYOR’

Medyada DAİŞ üyelerinin tek tek QSD güçlerine teslim olup bitme aşamasında olduğunu öğrendiğini sözlerine ekleyen Taş, "DAİŞ bir çok katliam yaptı. Onlardan bir tanesini de ben yaşadım. Hiç kimse bu acıyı yaşamasın istiyorum. DAİŞ’in  nasıl katliamlar yaptığını gözlerimizle gördük. Yapılan katliamları bütün dünya biliyor. DAİŞ’in bitme noktasına gelmesi bizi mutlu ediyor. Şu an kendi oğlumun katillerinin bulunmasını, yargı önünde cezalandırılmalarını istiyorum. Onların hesap vermelerini istiyorum. Şuan kurtarılan çocuklar, gençler var. Gördüğümüz acıya rağmen onların kurtarılmasını sevinçle karşılıyoruz. Herkes kendi ülkesinde, kendi topraklarında daha mutlu hayat sürdürsün. Orada yaşanan katliamları gördüğümüzde hissettiğimiz acıyı herkes için hissediyorduk. Hiçbir ailenin bu acıyı yaşamasını istemiyoruz. Umarım bu durum kökten sonlanır ve herkes derin bir nefes alır” diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 14 Mart 2019, 21:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER