Uzmanlara göre idam veya hadım çözüm değil!

ANKARA - Çocuklara yönelik son dönemde peş peşe yaşanan saldırıların münferit olmadığını vurgulayan uzmanlara göre, bu durumun arkasında otoriterleşme ile birlikte kapalı toplum yapısının hakim olması yatıyor. Uzmanlar, yine gündeme getirilen idam veya hadım önerilerinin ise çözüm olmayacağı görüşünde.

Uzmanlara göre idam veya hadım çözüm değil!

Son günlerde çocuklara yönelik saldırıların ardı arkası kesilmiyor. Eylül, Leyla, Ufuk, Yusuf… Kaybolan ya da kaçırılan 4 çocuktan ikisinin acı haberi geldi. Saldırıya uğrayan ve katledilen Eylül ve Leyla’nın küçük bedenleri toprağa verildi. Çocukların korunması için herhangi bir tedbir geliştirilmemesine rağmen, olaylardan hemen sonra, “Hadım, idam” gibi ezber yöntemler yeniden kamu otoritesi tarafından tartışmaya açıldı. 

DEVLETİN ŞİDDETİ İLE ÖLDÜRÜLEN ÇOCUKLAR

Yaşananlar 3-5 sapık tarafından gerçekleştirilen münferit saldırılar gibi gösterilse de, Türkiye’de çocuğa yönelik saldırı ve istismar olayları son derece yaygın. Hak örgütleri tarafından tutulan kimi istatistiklere göre, 1988 yılından bugüne kadar sadece devlet şiddetiyle öldürülen çocukların sayısı 632. Bunlardan 382’si AKP dönemine kadar öldürülürken, AKP döneminde devlet şiddetiyle hayatını kaybedenlerin sayısı 250’yi geçti. 

Yine Ensar Vakfı’nda yaşanan cinsel saldırı olayı, 115 kız çocuğunun hamile kalması olayı ve benzeri pek çok gelişme, çocuklara yönelik saldırının sistematik ve kalıcı hale geldiğinin göstergesi. Özellikle Karaman’daki Ensar Vakfı olayı sonrasında çocuklara yönelik saldırılar Meclis gündemine taşındı. HDP ve CHP’nin verdiği araştırma ve komisyon kurulması önerileri iktidarın oyları ile reddedildi. Yine darbe gerekçesiyle çocuk alanına ilişkin çalışan Gündem Çocuk Derneği başta olmak üzere bu alanda çalışma yürüten Özgürlükçü Hukukçular Derneği ile Çağdaş Hukukçular Derneği gibi kurumlar da kapatıldı. Zarok TV bile bir süre kapalı kaldı. 

RAKEL DİNK’İN SÖZLERİ

Çocuklara yönelik saldırıları, yıllar önce eşi Hrant Dink çocuk yaştaki Ogün Samast tarafından öldürüldüğünde Rakel Dink, “Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz sevgili kardeşlerim” sözleri ile dile getirmişti. 

Bu sözlerle birlikte karşılaşılan bu son olaylar, ülkenin gittikçe çocuklarına kıyan bir ülke haline geldiğini gösterdi. 

AV. ERDOĞAN: MÜNFERİT DEĞİL

Çocuk alanına ilişkin çalışmalar yürüten Avukat Hasan Erdoğan, yaşananların münferit olaylar olmadığı ve her birinin arkasında önemli sosyo-pskilojik etkilerin olduğu görüşünde.

‘9 yaşındaki çocukla cinsel ilişki geliştirilebilir!’, ‘İnsan kendi çocuğuna karşı haz duyabilir’ gibi görüşlerinin dile getirildiği bir ülkede, bu tür olayların kaçınılmaz hale geleceğini söyleyen Av. Erdoğan, yaşananların arkasında otoriterleşme ile birlikte kapalı toplum yapısının bulunduğunu ifade etti. Erdoğan, “Yaşananlar, 3-5 sapığın sorunu, münferit olaylar değil” dedi. 

Çocuk alanında çalışma yürüten kurumların kapatılmasını “Devlet bu konuda çalışan sivil toplum çalışmalarının önünü kesti” sözleriyle değerlendiren Erdoğan, yine iktidarın muhalefet tarafından konuya ilişkin verilen araştırma önergelerini reddetmesini hatırlattı. Erdoğan, cinsel istismardan, devlet şiddetine kadar pek çok alanda çocuklara yönelik saldırı olduğunun altını çizerek, bu tür vakaların nedenlerinin araştırılması gerektiğini söyledi. 

‘İDAM MESELESİ HÜKÜMETİN BEKLENTİSİ’ 

Konu üzerinden gündeme getirilen “idam” tartışmalarının da, “Kamu otoriterisinin idam cezasına duyduğu özlem ve beklenti” ile ilgili olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bu çözüm değil. İdam cezasının uygulandığı özellikle Ortadoğu ülkelerinde cinsel istismar ve çocuğa yönelik cinsel saldırı vakalarının, yoğunlaştığı görülüyor. Kapalı toplumlarda bu saldırılar artıyor. Çocuk istismarlarına en sıklıkla rastlanan durum, eğitim ve gelir seviyesi düşük olan kapalı toplumların toplumsal tabularla içine kapandıkça, tabular ve yasaklar arttıkça, istismar vakıaları kaçınılmaz olarak artmakta olduğudur… Bu toplumların tümünde idam cezası var ama caydırıcı olmuyor” diye konuştu.

TPD GENEL SEKTERİ ERGİN: ÇARPIK ÇOCUK ALGISI HAKİM 

Türk Psikologlar Derneği  (TPD) Genel Sekteri Ebru Ergin ise, çocuğa yönelik şiddetin toplumun aslında “çarpık çocuk algısı” ile ilgili olduğunu söyledi. 

“Çocuk haklarını benimsemeyen, çocukları hakları olan bireyler olarak görmeyen toplumlarda, çocuğa yönelik şiddetin önlenmesi için sürdürülebilir ve hak temelli politikalar üretilmeyen ülkelerde çocuğa yönelik şiddetin çok fazla türünü görmek mümkün” diye konuşan Ergin, şunları dile getirdi: 

“Türkiye’de maalesef bu sayılan özelliklerin olduğu bir ülke. Çocuğa yönelik her türlü şiddetin ortadan kaldırılması için öncelikle şiddete ilişkin risklerin ve nedenlerin ortaya konması gerekmektedir. Bunun için de titizlikle veri tutulması gerekiyor. Ancak Türkiye'de veriler hem yeterli değil, hem de güvenilir değil. Meselenin politik düzlemde ele alınmasında öncelikle Meclis’te kurulması önerilen komisyonların hızlıca kurulması, yıllardır bekletilen Çocuğa Yönelik Şiddeti Önleme Ulusal Eylem Planı'nın çıkması ve uygulanmaya başlanması gerekmektedir. Çocuğa yönelik şiddet 3-5 münferit olaydan ibaret olarak ele alınamaz. Görünür olan ve olmayan çok sayıda şiddet türü ve vakası mevcuttur.

‘İDAM VE HADIM ÇÖZÜM DEĞİL!’

İdam ve hadım meselesine gelince, her ikisi de bu şiddet türünün ortadan kaldırılması için çözüm değildir. Çocuğa karşı cinsel istismar için çözüm: adalet, koruma ve rehabilitasyondur. Bu bağlamda şiddete şiddet ile karşılık vermek yerine çocukların korunması odağında çözüm üretilmelidir.” 

MA / Kenan Kırkaya 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER