Sur sakinleri yerine başkaları oturacak

DİYARBAKIR - Sur’un Hasırlı ve Ali Paşa mahallerinde sokağa çıkma yasağı ve sonrasında yıkılan tarihi yapıların yerine inşa edilen 100 villa yakın zamanda satışa çıkarılacak. Kamulaştırma kararı ile değerinin altında ellerinden alınan arazilerine inşa edilen bu villalarda, biçilen fiyatlar nedeniyle gerçek sakinleri yerine başkaları oturacak.

Sur sakinleri yerine başkaları oturacak

Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde 28 Kasım 2015 günü Dört Ayaklı Minare’de Diyarbakır Barosu Başkanı Tarih Elçi’nin öldürülmesinden sonra ilan edilen sokağa çıkma yasağı, 9 Mart 2016 tarihinde son buldu. 103 gün süren yasak boyunca yaşanan çatışmalarda Uluslararası Af Örgütü’nün hazırladığı rapora göre, 79’u çocuk olmak üzere, 321 sivil hayatını kaybetti. Yaklaşık 40 bin kişi ise yerinden edildi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu (İKK) tarafından hazırlanan "Sur Raporu"nda da tarihi ilçenin çatışmalara sahne olan Cevatpaşa, Hasırlı, Dabanoğlu, Savaş, Cemal Yılmaz ve Fatih Paşa mahallerinde yer alan aralarında 87’si tescilli, 247’si tescile değer toplam 4 bin 985 yapının yıkıldığı ortaya konuldu. 

Toplam 75.3 hektarlık bir alan oluşturan söz konusu bu altı mahallenin yapısal olarak yüzde 72`sinin yıkıldığını belirtilen raporda, bu durum “kültürel soykırım” olarak tanımlandı.

Yıkılan yapıların yanı sıra ilçenin yüzde 70’ine tekabül eden 6 bin 300 parsel ise, Bakanlar Kurulu kararıyla “riskli alan” ilan edilip, “acele kamulaştırma” kararı alındı. Bu karar ile birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından mülk sahibi Sur sakinlerini mülklerini satmaları için Uzlaşma Komisyonu kuruldu. Ancak komisyonun arsa ve mülklerin değerlerine biçtiği fiyat düşüklüğü nedeniyle uzlaşma sağlanamadı.

DEĞERİNİN ALTINDA FİYAT BİÇİLDİ

Sur’daki arsaların piyasa değeri 600 TL olmasına rağmen, komisyon 400 TL fiyat biçti. Buna göre, 100 metrekarelik bir evin değeri 60 bin TL olmasına rağmen, komisyonun biçtiği değer 40 bin TL. Arsalara biçilen düşük değerin yanı sıra yine yapıların ömürlerine bakılarak yıpranma payı hesaplanıp, düşülüyor. Bu yüzden Sur’daki mülk sahiplerine teklif edilen meblağ ortalama 60 ve 80 bin TL aralığında. 

METREKARE SATIŞ FİYATI 3 BİN TL 

Buna rağmen yıkılan yapıların yerine villa tipi olarak inşa edilen yapıların ise, metrekaresi 3 bin TL’den satışa çıkarılacağı iddiası gündemde. 

Dümdüz edilen Hasırlı Mahallesi’nde bu yapılardan 44, “kentsel dönüşüm” kapsamına alınan Ali Paşa Mahallesi’nde ise 56 adet bulunuyor. 100 metrekarelik arsa üzerinde bodrum artı iki kat olarak inşa edilen bu evlerin 300 metrekare üzerinden satılacağı öğrenildi.

AYM’NİN KARARI BEKLENİLİYOR

Av. Devrim Barış Baran, ilk günden beri hukukun ayaklar altına alındığı Sur’da bugün “zorla yerinden edilme” ile karşı karşıya olduklarını ifade etti. Sahip olduğu mülkü bugün değerinin altında satacak olanların daha sonra bir hak taleplerinin olamayacağı uyarısında bulunan Av. Baran, mülk sahiplerinin mücadelelerine devam etmesi gerektiğini söyledi. 

Biçilen düşük değerler nedeniyle Sur’daki mülk sahipleri, alınan kamulaştırma kararına dair yürütmenin durdurulması ve işlemin iptali için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine Danıştay’a dava açmıştı. Ancak Danıştay 6. Dairesi, kamulaştırma kararında hukuki aykırılık bulunmadığını belirterek davayı reddetti. Davanın reddedilmesi üzerine avukatları aracılığıyla bu kez Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuruda bulunan mülk sahipleri, AYM’nin vereceği kararı bekliyor. 

ARKEOLOG SOYUKAYA: KORUMA KARARLARI TERS YÜZ EDİLDİ

Arkeolog Nevin Soyukaya ise, 30 yıldan fazladır “Kentsel Sit Alanı” olup, 2015 yılında UNESCO tarafından “Dünya Miras Alanı 1. Tampon Bölgesi” olarak tescillenen Suriçi’nin ulusal ve uluslararası mevzuata göre özgünlük ve bütünlük açısından korunması gerekli bir alan olmasına rağmen, son 3 yılda yapılanlarla koruma kararlarını ters yüz edildiğini ifade etti.

Sur’un tarihi dokusundan geriye kalan devasa bir enkazdan sonra bugün dümdüz edilmiş alanların kaldığını belirten Soyukaya, yaşanan tahribatın esas kaynağının ise, çatışmaların son bulmasının ardından girişilen yıkım çalışmaları olduğunu vurguladı.

AYDIN: SUR ELİTLEŞTİRİLİYOR

Mimarlar Odası Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Şerefhan Aydın ise, Sur’da yapılanların demografiyi değiştirmeye dönük bir müdahale olduğu görüşünde.

Aydın, “Sur’un artık onların tabiriyle ‘cazibe merkezi’ olduğu, oradaki arazi ve yapıların müthiş değer kazandığı, yerinden edilen halkın oraya layık olmadığını, buranın soylulaştırılması gerektiğine dair sermayenin taleplerinin olduğunu biliyoruz” dedi. Geleneksel Diyarbakır mimarisine aykırı inşa edilen evlerin, kimliksiz yapılar olduğunu ve Sur’un bilinçli bir politika ile elitleştirildiğini kaydeden Aydın, bu duruma şu sözlerle tepki gösterdi:

 “Yeni yapılan betonarmelerin geleneksel Diyarbakır evleri ile bir ilgisi yok. Tarihi yapıların ruhları vardır. Ancak yapılan ruhsuz betonarmede başka bir şey değil. Yeni yapılarda mimari plan olarak benzetmeye çalıştılar ancak tarihi bir yapının taklidi belirgin bir şekilde sırıtır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ‘Sur’da tarihi yeniden yaratıyoruz, tarihi evler yapıyoruz’ diyor. Tarihi nasıl yeniden yaratıyorsunuz? Betonla tarih mi olur? Bu duruma dair rapor yayınlayıp, itiraz ettik”

YENİ EVLER SATIŞA ÇIKARILIYOR 

Aydın, halen inşası süren bu evlerin yakın zamanda satışa çıkarılacağı yönünde kimi duyumlar aldıklarını da paylaştı. Aydın, bu evler için gerçek Sur sakinlerinin asla ödeyemeyeceği fahiş rakamlar istendiğini kaydetti.

Sur’un Yıkımına Hayır Platformu Eşsözcüsü Büşra Cizrelioğulları da, son günlerde iktidara yakın medyada yer alan ‘Sur mağdurlarına Sur’da yeni tarihi evler yapılıyor ve yakın zamanda kendilerine teslim edilecek’ haberleri üzerinde durdu.

CİZRELİOĞULLARI: SEÇENEKLER ARASINDA SUR’A DÖNÜŞ YOKTU

Cizrelioğulları, bu duruma “Sur’lularla adeta dalga geçiyorlar. En başından beri yapılan Sur’luları kendi yurdu ve kenti içinde zorunlu göçe maruz bırakarak yaşam alanlarından uzaklaştırmaktı. Sur halkının Sur’da yaşaması için çok zor şartlar öne sürerek Sur’dan çıkışları meşrulaştırılmak istemiştir. Mülkleri gasp edildi” sözleriyle tepki gösterdi. 

Sur’un gerçek sahiplerinin yeni yapılan evleri alabilecek durumda olmadığını söyleyen Cizrelioğlu, “TOKİ ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü yetkilileri uzun süre ikna çalışmaları yaptı. Ailelerle yapılan görüşmelerde dayatılan seçenekler arasında Sur’a dönüş yoktu. Bir kısım aile mülklerini satmak zorunda kaldı. Ancak mülk sahiplerinin büyük çoğunluğu direnmeye devam ediyor. Ve hukuki yoldan mücadelelerini sürdürüyorlar. Biz de başından beri ‘Sur, Sur’lularındır’ diyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz. Mücadelemizin çok boyutlu ve uzun soluklu olduğunu biliyoruz ” dedi.  

Cizrelioğlu, yapılan yeni villa tipli beton evlerin yakın zamanda satışa çıkarılması ile Sur’un bütünüyle toplumsal yaşam alanı olmaktan koparılarak ticari bir mekana dönüştürülmek istendiğini ifade etti.

MA / Lezgin Akdeniz

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER