GÜNCEL:
Öcalan hendeklerin kazılmaması için heyet göndermiş ancak...
banner247

Bir çok kentin yıkılmasından sonra Osman Baydemir Şırnak'ta da hendeklerin kazılması çağrısı yapmış "Şırnak'ı da diğer kentler gibi yıkacaklar, size oy veren halk zarar görür" diyen Gazeteci Mustafa Acar'ı "O hendekler Şırnak'ta da kazılacak" diyerek terslemişti . Bu süreçte Abdullah Öcalan'ın hendeklerin kazılmasını engellemek için harekete geçtiği açıklandı.

Nitekim Mesut Barzani de hendeklerin kazılmasının önüne geçmek için Ankara'ya gelmiş, HDP ve diğer Kürt partileri ile toplantılar yaparak "Kürtler büyük zararlar görecek" demişti.

"Sokak sokak gezerek, hendek kazmayın, halkımız zarar görecek" diyen Selahaddin Demirtaş da PKK'nin gençlik yapılanması tarafından "hain" denilerek tehdit edilmişti.

KCK'nin Kürtçe bilmeyen yöneticilerinin hendek kazma, Kürt sivillerin evlerine bomba döşetme ısrarı dikkatlerden kaçmamıştı.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER AÇIKLADI

HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Abdullah Öcalan'ın 'devletin hendek kazılmasını kabul etmeyeceğini, bunun egemenlik hakkında tecavüz olarak değerlendirileceğini' söylediğini ifade etti.

Sırrı Süreyya Önder, TBMM Genel Kurulu'nda vekillikleri düşürülmek Tuğba Hezer ve Faysal Sarıyıldız için savunma yaptı. Önder, yaptığı konuşmada Öcalan'ın 'Bir devlet hendeği kabul edemez. Bu onun direkt egemenlik hakkına bir tecavüzdür' dediğini, İdris Baluken ile Pervin Buldan'dan özel olarak 'Gidin bunu araştırın ve benim tarafımdan kabul edilemez olduğunu her kim yapıyorsa söyleyin' ricasında bulunduğunu söyledi.

'ÖCALAN, PERVİN BULDAN VE İDRİS BALUKEN'DEN ÖZEL OLARAK RİCA ETTİ'

Önder'in Meclis'te yaptığı konuşmanın ilgili kısmı şöyle:

"Sayın Öcalan İmralı'da dedi ki: 'Bir devlet hendeği kabul edemez. Bu onun direkt egemenlik hakkına bir tecavüzdür.' Sayın İdris Baluken, Sayın Pervin Buldan'a da özel olarak rica etti: 'Gidin bunu araştırın ve benim tarafımdan kabul edilemez olduğunu her kim yapıyorsa söyleyin.' Biri Kilisli, biri Nurdağlı 2 uzman çavuş alıkonulmuştu —şimdi bundan dolayı hakkımızda fezleke var, bu yönüyle de önemli- 'Onları da behemehal ailelerine kavuşturun.' dedi. Biz dönemin İçişleri Bakanıyla bir koordinasyon oluşturduk ve —burası çok önemli- ertesi gün Millî Güvenlik Kurulu toplantısı vardı. Asker, bürokrasi daha önce defalarca bölgedeki sürecin ruhunun gerektirmediği tutumlar içerisine giriyordu ve bu Hükûmetin iradesiyle bir şekilde baskılanabiliyordu. Burada dediler ki: 'Yarın Millî Güvenlik Kurulu'nda yazılı olarak müdahale talebi var dolayısıyla bunun yirmi dört saat içinde çözülmesi gerekiyor, yoksa süreç ciddi anlamda zarar görecek, belki de sona erecek.' Biz bu itibarla gittik ve bu hendeklerin niye açıldığını, Sayın Öcalan'ın hendek meselesine yaklaşımıyla beraber aktardık. Gelip dönemin bakanlarıyla ve sorumlu bürokratlarıyla paylaştığımız gerçeklik şu: Baktık ki bölgede bir günde 116, belki de yanılıyorum, belki de 166 gözaltı yapılıyor ve bir sıra, özellik, kriter gözetilmeden; bir bu. İkincisi, kalekol inşaatları.

'LİCE'DE KARAKOL DEMEK, MEZARLIĞA AÇILAN KAPI DEMEK'

Lice, malumunuz, büyük bir deprem geçirmiş vilayetlerimizden biriydi. Daha Lice'de depremde evi yıkılan yurttaşlara, ihale edilen… Yani yaklaşık yirmi küsur yıl geçmiş, deprem evleri, defalarca yeniden ihale, restorasyon, revizyon, iptal, bilmem ne, daha deprem evleri bitirilememiş bir ilçede çok mübalağa bütçelerle kalekol inşaatı. 1990'lı yılları Lice'de yaşayan insanların ya da onu sonradan öğrenenlerin bildiği bir gerçeklik var: Lice'de karakol demek, mezarlığa açılan kapı demekti 1990'larda. Yani barış süreci yürüttüğünüz bir dönemin uygulamaları, dili, imgeleri, tümü barışa hizmet edecek şekilde seçilmek durumunda

'HENDEKLERİ AÇANLARA KAPATTIRDIK'

Sevgili grup başkan vekilim, döneminizin iktidarı, yürüttüğümüz müzakerelerle o kalekol inşaatını yıktı ve "hendek" denilen olgu kalmadı. Üstelik de yirmi dört saat içinde, oraya gönderilen bütün malzemeler tırlarla beraber alındı, biz de hendekleri açanlara kapattırdık, alıkonulan askerleri de biz gidip teslim aldık, getirdik, ailelerine teslim ettik. Uzunca bir dönem bu hendek işi güncellenmedi.

'OPERASYONU YÜRÜTEN KOMUTANLAR DARBECİLİKTEN HESAP VERİYORLAR'

Dönemimizdeki istihbarat örgütleri artık ajan provokatör tarzıyla çalışmıyorlar. Nasıl çalışıyorlar? Gelişmelere meyil veriyorlar, eğim veriyorlar, her şeyin oraya akacağını biliyorlar çünkü akabinde. Bu refleksi gören bu darbe mekaniği —ki işte, bu operasyonu yürüten komutanlar bugün darbecilikten hesap veriyorlar- ne yaptı? Silvan, Cizre, Sur ve Nusaybin'de… Bakın, bütün Kürt illerinin tamamında hendek olmadı, şu oldu: Baktılar, 'Biz yönelince bunlar hendek kazıyor.' Darbe mekaniği bunu keşfetti ve yönlendirdi. Hükûmetten de buna teşne olan çok oldu çünkü bu, yeterince tartışılamadığı, hep hamaset düzeyinde konuşulduğu için bu mesele… Bakın, hendek açılan yerlere, hepsinde önce, pervasız, kritere dayanmayan, çok sayıda, yaygın tutuklama ve gözaltıların başlaması sonucudur."

ZERNEWS

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İşçiye bir darbe daha: Ara buluculuk yasallaştı
İşçinin hak aramasını engelleyen ve 'Arabuluculuk Yasası' olarak da adlandırılan İş Mahkemeleri...

Haberi Oku