KONDA'dan 'CHP seçmeni' analizi

KONDA’nın hazırladığı rapora göre, CHP’li seçmen taraftarlık ve ideolojik bağlılığı yüksek olsa da partisine güvensiz. Sınır ötesi operasyonlara büyük oranda karşı olmakla birlikte Kürt sorununun kabulü ve çözümünde demokratik eğilimleri baskın. Yüzde 59’u belediyelere kayyuma atanmasına karşı. 15 Temmuz'u bir “mizansen” olarak görenlerin oranı yüzde 54. Suriyelilere dönük algıları ise, MHP seçmenleriyle benzer.

KONDA'dan 'CHP seçmeni' analizi

Araştırma kuruluşu KONDA’nın “Seçmen Kümeleri” başlığıyla AKP, MHP, CHP ve HDP’nin seçmen tabanı profillerinin ihtiyaç ve taleplerinin incelendiği rapor serisi, dün AKP seçmenlerine dair paylaşılan raporun ardından CHP ile devam etti. Paylaşılan raporda, CHP seçmeninin demografik özellikleri, sınıfsal konumları, partisine ve Kürt sorunu başta olmak üzere Türkiye’nin sorunlarına bakış ve görüşlerine dair veriler yer aldı.

Sevinç Doğan imzalı raporda şu başlıklar öne çıktı:

Cinsiyet ve Yaş Dağılımı

CHP’ye oy veren kesimlerin ağırlıklı olarak, yüzde 66 oranında orta ve üst yaş gruplarından oluşuyor. Seçmenlerin yüzde 34’lük kesimini 49 ve üstü yaşındakiler oluşturuyor ve orta yaş grubu diyebileceğimiz 33-48 yaş arasındakiler de yüzde 32’lik bir orana sahip. Geriye kalan yüzde 34’lük kesim ise 18-32 yaş grubu aralığındaki gençlerden oluşuyor.

Hayat Tarzı ve Örtünme

CHP’li seçmenlerin çoğu kendilerini muhafazakâr değil, ‘modern’ görüyorlar. Tüm seçmenler arasında kendi hayat biçimini modern olarak yorumlayanlar yüzde 27 civarındayken, CHP’de bu oran yüzde 59 ile iki katından daha fazla. 

Sınıfsal Konumlar/Çalışma Durumu

Seçmenlerin sınıfsal konumlarıyla ilgili gelir üzerinden yorumlamada bulunulduğunda üst gelirlilerin CHP’de daha fazla temsil bulduğu söylenebilir. CHP’li seçmenlerin yüzde 34’ü üst gelirlilerden oluşuyor; tüm seçmenler arasında bu oran yüzde 21. Bununla birlikte alt gelirlilerin oranı CHP’li seçmenler arasında daha az. Alt gelirliler CHP’de yüzde 10 oranında yer alırken, Türkiye genelinde bu oran neredeyse iki katı, yüzde 19.

Medya Kullanımı ve Tercihi

Haber seyretmek için izlenen TV tercihlerine bakıldığında CHP seçmenlerinin yüzde 20’sinin FOX TV izlediği, ikinci olarak yüzde 18’le Kanal D’yi tercih ettiği görülüyor. CHP’li seçmenlerin ancak yüzde 14’ü, Halk TV izliyor.

Yine gündemi takip etmek açısından basılı medya yani gazeteler, tüm seçmenler arasında televizyona göre daha az tercih ediliyor. Seçmenlerin yüzde 37’si gazete okumuyor, bu oran CHP’li seçmenlerde daha az, yüzde 21. CHP’li seçmenlerin yüzde 23’ü Sözcü okuyor. Bunu sırayla yüzde 14’le Hürriyet, yüzde 13 ile Posta ve yüzde 8 ile Cumhuriyet takip ediyor.

CHP’lilerin, sosyal medyayı Türkiye geneline kıyasla daha fazla kullandığı anlaşılıyor. CHP’lilerin yüzde 24’nün, tüm seçmenlerin yüzde 31’nin internete hiç girmediği görülüyor. Bununla birlikte, CHP’li seçmenlerin sosyal medya tercihinde ilk sırada yüzde 60 ile Facebook geliyor. İkinci sırada yüzde 54 ile Whatsapp, üçüncü sırada yüzde 36 ile Instagram bulunuyor. Bu oranlar tüm seçmenlerin ortalamalarından daha fazla.

Oy Tercihindeki Etkenler

CHP’li seçmenlerin partiye olan inançları ve bağlılık motivasyonları değerlendirildiğinde, partisine güvensiz, ancak taraftarlık ve ideolojik bağlılığı yüksek bir seçmen profili ortaya çıkıyor.

CHP seçmenlerinin oy verme tercihlerine bakıldığında yüzde 47 oranıyla ideolojik nedenler önde yer alıyor. Oysa tüm seçmenler içinde ideolojik nedenlerle oy verdiğini söyleyenler yüzde 29 oranında. Aynı zamanda, Türkiye genelinde oy tercihlerinde lider etkisi önemli bir paya sahipken (yüzde 27) CHP’de lider etkisinin çok daha düşük (yüzde 16) olması dikkat çekiyor. 

“Türkiye’yi kimin yönetmesini istersiniz?’” sorusu da CHP’lilerin parti tercihindeki lider etkisine dair bilgi sunuyor. AKP ve HDP seçmenleri arasında ülke yönetiminde parti liderine (R. Tayyip Erdoğan ve Selahattin Demirtaş’a) referans verme oranının çok yüksek olduğu görülüyor. CHP’de ise liderlik konumuna böyle bir anlam atfedilmediği anlaşılıyor. Ak Parti seçmenlerinin çok büyük bir kısmı, yüzde 74’ü, HDP’lilerin ise yüzde 58 parti liderlerini desteklerken CHP’de bu oran, Kemal Kılıçdaroğlu için yüzde 29’da kalıyor. MHP’lilerin sadece yüzde 24’ü Bahçeli’ye referans veriyor. 

CHP’li Seçmenin Partisine Bakışı 

Son 8 yılın verileri içinde, ‘Her durumda, şartlar ne olursa olsun, oy vermekten vazgeçmeyeceğiniz bir parti var mı?’ sorusuna verilen cevaplar CHP’lilerin ayırt edici farklılıklarına işaret eden hatlardan bir diğeri.

Genel olarak değerlendirildiğinde CHP’li seçmenlerin kendi partilerine bağlılıklarının biraz daha fazla olduğu anlaşılıyor. Nitekim, Türkiye genelinde ‘Asla vazgeçemeyeceğim bir parti yok’ diyenlerin oranı yüzde 44 iken, CHP’lilerde bu oran yüzde 36. 

2010-2017 verilerine göre CHP’li seçmenlerin yarısından biraz fazlası yüzde 56’sı, partilerinin acil sorunları çözebileceğini düşünürken, yüzde 41’i ya sorunları çözecek parti olmadığını ya da sorunların hep böyle sürüp gideceğini düşünüyor. 

Diğer Siyasal Partilere Bakış

Seçmenlerin 2010-2017 yılları arasında, ‘Asla oy vermem dediğiniz parti var mı?’ sorusuna verdikleri cevaplara bakıldığında, CHP’li seçmenlerde AKP karşıtlığının daha fazla olduğu, BDP/HDP’ye hatırı sayılır oranda mesafeli oldukları, buna karşın MHP’ye daha ılımlı baktıkları hemen söylenebiliyor. 

İkinci olarak, Türkiye geneliyle karşılaştırıldığında ‘Asla oy vermem dediğim parti yok’ diyenlerin CHP’li seçmenlerde daha az olduğu görülüyor. Türkiye genelinde tüm seçmenler arasında bu oran yüzde 32 iken CHP’de yüzde 22. Bu durum CHP’li seçmenlerin daha net, stabil ve kemikleşmiş tercihleri olduğu şeklinde yorumlanabilir. 

BDP/HDP’ye bakış 

CHP’li seçmenlerin AKP’den sonra ikinci olarak mesafeli olduğu parti BDP/HDP. Partili seçmenler arasında her beş kişiden biri (yüzde 20) asla oy vermeyeceği parti olarak BDP/HDP’ye işaret ediyor. Fakat, tüm seçmenlerde bu oranın yüzde 29 olduğu düşünülürse, toplumun geneline göre CHP seçmenlerinin HDP’ye daha ılımlı baktığı söylenebilir.

Kürt Meselesine Bakış 

Türkiye geneline kıyasla CHP’li seçmenler arasında ‘Kürt meselesinde müzakere masasına dönülmelidir’ diyenler daha fazla. CHP’li seçmenlerin yüzde 34’ü (doğru ve kesinlikle doğru diyenler) müzakere masasına dönülmeli derken, tüm seçmenler için bu oran yüzde 28. Bununla birlikte CHP’li seçmenlerin yüzde 43’ü (kesinlikle yanlış ve yanlış) müzakere masasına dönülmesini onaylamıyor. Türkiye genelinde tüm seçmenler arasında onaylamayanların oranı ise yüzde 52. 

CHP’li seçmenlerin Kürt meselesine bakışı hakkında bilgi veren bir başka araştırmada, ‘Sizce Kürt sorununu çözmek için ne yapılmalıdır?’ sorusuna (Aralık 2016) bakıldığında CHP’liler arasında farklı yaklaşımlar olduğu görülüyor. Nitekim, konunun muhatapları ile masaya oturup uzlaşma yoluna gidilmelidir diyen seçmenler yüzde 47. Seçmenlerin yüzde 19’u bu sorununun barışçıl bir çözümü olmadığını, yüzde 34’ü de ülkede ‘Kürt sorunu’ diye bir sorunun olmadığını belirtmekte. 

AKP ve MHP ile kıyaslandığında ise, CHP’nin Kürt sorunun kabulü ve çözümünde demokratik eğilimleri daha baskın seçmenleri barındırdığı anlaşılıyor. 

Kürt meselesi etrafında CHP’li seçmenlerin, PKK ile ilişkilerin nasıl olması gerektiği ile ilgili düşüncelerinin (Aralık 2016 araştırması) homojen olmadığı görülüyor. CHP’li seçmenlerin yüzde 41’i sorunun şiddet yoluyla, (“silahlı mücadeleyle terörün kökü kazınmalıdır”) çözülebileceğini, yüzde 15’i sorunun böyle sürüp gideceğini söylüyor. Sorunun müzakere yoluyla çözülebileceğini düşünenler ise yüzde 44 ile Türkiye ortalamasının üzerinde. 

Anadilde Eğitim Hakkında Görüşler 

Kürt meselesi etrafında en çok konuşulan konulardan biri ‘anadil’ sorunu. Seçmenlerin yüzde 42’si Kürtçe eğitime olumsuz bakarken (kesinlikle katılmıyorum ve katılmıyorum), yüzde 40’ı olumlu yaklaşıyor (katılıyorum ve kesinlikle katılıyorum). Oysa anadilde eğitim sorusu başka ülkelerde yaşayan Türk vatandaşları için sorulduğunda CHP’li seçmenlerin daha olumlu tutum aldığı görülüyor.

‘Almanya'daki Türk çocukları anadilleri olan Türkçe ile eğitim alabilmelidirler’ önermesiyle ilgili olarak CHP seçmenlerinin çoğunun, yüzde 69’unun, (katılıyorum ve kesinlikle katılıyorum) olumlu yanıt verdiği görülüyor.

Askeri Operasyonlara Dair Algılar 

2016 Kasım ayında ‘Türkiye Musul ve Kerkük'e doğrudan askeri müdahalede bulunmalıdır’ önermesiyle ilgili CHP’li seçmenlerin yarından fazlasının, yüzde 53’nün (yanlış ve kesinlikle yanlış), bu müdahaleye karşı olduğu ve yüzde 14’nün kısmen yanlış bulduğu görülüyor. Müdahaleyi doğru bulanlar ise, yüzde 32 (doğru, kesinlikle doğru ve kısmen doğru diyenler) oranında.

CHP’li seçmenlerin 2017 Şubat ayında ‘Türkiye’nin Suriye’de yaptığı Fırat Kalkanı adlı askeri operasyon hakkında ne düşünüyorsunuz?’ sorusuna yüzde 67 oranında ‘yanlış buluyorum’ dediği görülüyor. Seçmenlerin sadece yüzde 20’si operasyonu ‘doğru buluyorum’ diyor.

YÜZDE 49’U KÜRTLERİN SURİYE’DE İDARİ BİRİMLER KURMASINA KARŞI 

‘Türkiye Kürtler’in Suriye’de idari birimler kurmasına müdahale etmelidir’ (Mayıs 2017), yargısıyla ilgili olarak CHP’li seçmenlerin yüzde 49’u (katılmıyorum ve kesinlikle katılmıyorum) müdahaleye karşı olduğunu ifade ediyor.

Yine ‘Kuzey Irak Kürt yönetimiyle ilişkilerin dostça olması doğrudur.’ 2016 Kasım ayında seçmenlerin bu önermeyle ilgili görüşleri farklılık gösteriyor. CHP’lilerin bu görüşe yüzde 48 (doğru, kesinlikle doğru, kısmen doğru) oranında katıldığı, yüzde 52 oranında katılmadığı (yanlış, kesinlikle yanlış, kısmen yanlış) görülüyor. 

Askeri operasyon ve müdahale soruları ‘Kürt devleti kurulması’ çerçevesinde olduğunda CHP’li seçmenlerde daha net ve mesafeli bir tutum açığa çıkıyor.

2016 Kasım ayında ‘Suriye'de Kürtlerin devlet kurmasına engel olunmalıdır’ önermesiyle ilgili olarak CHP’li seçmenlerin yüzde 55’nin (kesinlikle doğru ve doğru) olumlu yanıt verdiği görülüyor. yüzde 8’i kısmen doğru bulurken, yüzde 23’ü (kesinlikle yanlış ve yanlış) böylesi bir müdahaleye karşı olduğunu belirtiyor. 

Suriyeli Sığınmacılara Bakış 

Şubat 2016’da yapılan algı araştırmasının verilerinden yola çıkıp, Suriyelilerin Türkiye’ye gelmesiyle ilgili olarak CHP’lilerin olumsuz yargılara sahip oldukları söylenebilir. 

CHP’li seçmenler diğer parti seçmenlerine nazaran Suriyelilere ilişkin daha olumsuz yargılara sahip. Öyle ki ‘Savaşı bahane edip ekonomik çıkarla ülkemize gelen fırsatçılardır’ ve ‘Bize yük olan insanlardır’ diyen CHP’lilerin oranı yüzde 30. Bu oran MHP’lilerde yüzde 25, AKP’lilerde yüzde 9, HDP’lilerde yüzde 9. 

CHP’lilerin Suriyeli algısına bakıldığında daha ulusalcı refleksler görüyoruz. Bu anlamıyla MHP seçmenleriyle daha benzer bir tutum açığa çıkıyor.

15 Temmuz Darbe Girişimi

2016-2017 yılları arasında yapılan araştırmalarda ‘Darbe girişiminin kurgu olduğu iddiasıyla ilgili görüşünüzü hangisi daha iyi ifade ediyor?’ sorusuna cevaben CHP’li seçmenlerin ortalama yüzde 33’ü darbe girişimi olmadığını ve bunun tamamen kurgu olduğunu düşünüyor. yüzde 21’i cumhurbaşkanı/hükümetin darbe haberini aldığını ve kontrollü olarak yapılmasına izin verildiğini söylüyor. Yani yüzde 54’ü darbe girişimini belli bir mizansen olarak okuyor. 

Seçmenlerin yüzde 46’sı bir darbe girişimi olduğunu düşünüyor ancak bunlardan yüzde 25’i de cumhurbaşkanı/hükümetin darbe girişimini kendi lehine kullandığını düşünüyor.

Dış Politika ve AB ile İlişkilere Bakış

CHP’li seçmenlerin yüzde 44’ü (doğru ve kesinlikle doğru) AB üyeliğinin gerekli olduğunu düşünürken, yüzde 32’si (yanlış ve kesinlikle yanlış) böyle bir gerekliliğin olmadığını düşünüyor. 

OHAL UYGULAMALARI

15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında, 20 Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL sonrasında eğitim kurumlarından orduya, şirketlerden belediyelere kadar kayyum atanması, kapatılma, kadro değişimi gibi ciddi dönüşümler meydana geldi. Olayların hemen akabinde Ekim 2016’da yapılan araştırmada, seçmenlerin OHAL uygulamalarına yönelik kanaatlerine bakıldığında, CHP’li seçmenlerin bu uygulamalardan oldukça rahatsız olduğu ortaya çıkıyor.

Bazı Belediyelere Kayyum Atanması

Belediyelere kayyum atanmasıyla ilgili olarak CHP’li seçmenin Türkiye geneline göre daha olumsuz bir tutuma sahip. 

CHP’li seçmenlerin yüzde 59’u kayyuma atanmasına karşı olurken (kesinlikle yanlış ve yanlış) bu oranın Türkiye genelinde yüzde 29. CHP’lilerin yüzde 41’i, Türkiye genelinde tüm seçmenlerin ise yüzde 72’si belediyelere kayyum atanmasına onay veriyor (doğru ve kesinlikle doğru).

Güvenlik Kaygısı Hakim 

2015 yılından itibaren ‘Son günlerde yaşananlardan sonra sokağa çıkmak, kalabalık yerlerde bulunmak konusunda çekince duyuyor musunuz, güvenlik kaygısı gündelik hayatınızı etkiliyor mu?’ sorusuyla ilgili veriler, tüm seçmenlerin ortalama yüzde 35’nin güvenlik kaygısı duyduğunu ve hayatının olumsuz etkilendiğini gösteriyor. Gündelik hayatını etkilemese de güvensiz hissettiğini söyleyenler ise yüzde 28. 

CHP’li seçmenlerde bu oranların, yani güvenlik kaygısının daha belirgin olarak öne çıktığını görüyoruz. CHP’lilerin yüzde 48’i güvensiz hissettiğini ve gündelik hayatının olumsuz etkilendiğini söylerken, yüzde 30’u da gündelik hayatını etkilemese de güvensiz hissettiğini söylüyor. CHP’lilerin sadece yüzde 22’si güvende hissettiğini söylüyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER