‘Kadın özgürlük mücadelesini benimsemiş başkanları destekleyeceğiz’

GÜNCEL- KESK’in “Kadın Emeği ve İstihdamı” çalıştayında sendika temsilcisi kadınlar, maruz kaldıklar mobbing ve cinsel taciz durumlarını anlattı. Sendikalı kadınlar; kadın özgürlük mücadelesini benimsemiş, kadın emeğini gören belediye başkanlarını destekleyeceklerini belirtti.

‘Kadın özgürlük mücadelesini benimsemiş başkanları destekleyeceğiz’

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyesi kadınların düzenlediği “Kadın Emeği ve İstihdam “ çalıştayının ikinci gününde iş kollarındaki raporlar sunuldu. KESK’e bağlı sendikaların kendi alanlarında yaptığı atölye çalışmalarında da kadınların yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri sunuldu.

‘ERİL YAPI BÜYÜK SORUNLAR YARATIYOR’ 

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen ) Genel Merkez Kadın Sekteri Derya Yulcu, eğitim emekçilerine dayatılan performans sisteminin olumsuzluklarına dikkat çekti. Yulcu, “Kadın emekçilerinin birçoğu kendini güvende hissetmiyor. Özellikle; ihbarlar bu durumu etkiliyor. Kanunların hızla değişmesi, hak kısıtlamaları, iş barışını engelleyen davranışlar, çalışma alanındaki angarya işleri kamu çalışanlarının kendini kötü hissetmesine neden oluyor. Eril iktidar yapısının çok sayıda kadın tarafından içselleştirilmesi çalışma sahasında büyük sorunlar yaratıyor” ifadelerini kullandı. 

‘ÖRGÜTLÜ GÜÇ TASFİYE EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR’

Türkiye’de uzun süredir kendini hissettiren yeni rejimin cinsiyetçi, militarist, faşizan uygulamalarını sahada daha fazla hissettiklerini kaydeden Yulcu, şöyle devam etti: “Eğitim emekçileri, ihraç korkusuyla sendikalaşamıyor. Eğitim ve bilim emekçileri, iç hukuk ve uluslararası hukukta güvence altına alınan haklarından kaynaklı ihraç ve soruşturmalarla yüz yüze kaldı. İktidar, kamu emekçilerini susturma ve örgütlü gücü tasfiye etmeyi amaçlamaktadır. İnsanlar susturulmaya çalışılıyor. Kadın emekçiler, çok daha zor koşullara maruz kalıyor. Kadınlar, daha çok toplumsal cinsiyet rollerine mahkum edilmeye çalışılıyor.”

'CAMİLERDE KREŞLER AÇILIYOR’

Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Emekçileri Sendikası (TÜMBEL- SEN) Genel Kadın Sekreteri Selma Kıratlı da, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası üye kaybettiklerini dile getirerek, son bir yılda üye kayıplarının azaldığını söyledi. 2014 yerel yönetim seçimleri, sonrasında DBP’li belediyelere kayyum atanmasıyla birlikte halkın seçilmişlerle yönetilmediğini vurgulayan Kıratlı, “Tek adam rejimi, git gide baskıyı arttırıyor. Kamu personel rejimlerine yönelik son adımlarda bunu daha iyi görüyoruz. Atölyelerimizde yaptığımız en önemli tartışma, muhafazakarlaşma oldu. Kayyum atanan belediyelerde anadilde eğitim yapılırken, şu anda o okullar kuran kurslarına dönüştü. Camiler içinde kreşler açılmaya başlandı ve buna Kürt illerinde başladılar. Belediye yönetimleri, hangi siyasetten olursa olsun mutlaka cinsiyetçi iş bölümü yapılıyor. Kadınlar mobbinge maruz kalıyor. Kadınlar hasta olduklarında dahi işe gitmek zorunda hissediyor. Belediyelerde muhbirlik sistemi çok yaygın bir şekilde gelişmiş durumda. Emekçiler; işten atılma ve ihraç kaygısı tehdidiyle yaşamak zorunda bırakılıyor” diye konuştu. 

‘SEÇİMLERDE TARAFIZ’

“Kadınlar her dönemin zorluğunda en hızlı refleks gösterenler oluyor” diyen Kıratlı, kentlerde oluşturulan platformların mutlaka güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kıratlı, “Örgütlenme ve mücadelede özellikle bunun öne konulması gerekiyor. Tümbel Sen olarak yerel yönetimlerde tarafız. Kadın özgürlük mücadelesini benimsemiş, kadın emeğini gören belediye başkanlarını açık açık destekleyeceğiz” dedi. Kıratlı son olarak, “Kadınlar nerede olursa olsun bir arada olduktan sonra üstesinden gelemeyeceği bir şey yoktur” dedi. 

‘KADINLARIN İŞ YÜKÜ ARTTI’

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Merkezi Kadın Sekreteri Selma Atabey de, kendi alanındaki emekçilerin yaşadığı sorunlara değindi. Kamuda yaşanan dönüşümün ciddi sorunlar oluşturduğunu vurgulayan Atabey, şöyle konuştu: “Sağlıkta dönüşümün adımları için ortaya atılan söylemler, ilk aşamada umutlar doğururken; ancak uygulama ilerledikçe sağlıkta performans sisteminin diğer adımları görülmeye başlanmış ve asıl amacın sonradan ortaya çıktığı görülmüştür. Kadınlara esnek çalışma koşulları getirilmiştir. Düzenlemenin arkasında yatan, aslında devletin yükümlülüğüne dair bilgilendirme yapılmasıdır. İş yükü arttı, çalışma koşulları arttı, nöbet arttı. Kadınların evdeki yükleri ve çalışma sahasındaki yükleri iş kazalarına daha fazla neden oluyor. Şehir hastanelerinin açılmasıyla birlikte kadın emekçiler daha fazla etkilenmiş durumda. Şehir merkezinden uzak olması, fiziksel olarak büyük olması bedensel yorgunluğa, çalışanlar birbirini tanımadığından kaynaklı sosyalleşme ortamının ortadan kaldırılmasına neden oluyor.” 

‘KOLLEKTİF MÜCADELE GEREKLİ’

Sosyal hizmet iş kollarında AKP’lilere çok fazla yer verildiğini belirten Atabey, “Özellikle iş yerlerinde, bu kişiler yönetim merkezine getiriliyor. Güvencesizlik nedeniyle herkes korkuyor; ama kimse ses çıkaramıyor. Çalışma koşulları ağırlaştıkça kadınların yükü de ağırlaşıyor” diye konuştu. Atabey, kadınların yapması gerekenlere dair şunları söyledi: “Toplumsal cinsiyet odaklı eğitimlerin yapılması, SES üyelerinin ve kadınların birbiriyle dayanışma içindi olması, haklarımıza sahip çıkma bilincinin oluşturulması, toplumsal cinsiyet eşitliği noktasında toplumun bilinçlenmesinde aktif sorumluluk alınmalı, dinci uygulamalara karşı topyekun mücadele hattı örülmeli, iş kollarındaki değişiklikler derinlemesine incelenmeli ve kolektif mücadele hattı örülmelidir.”

 ‘İL DIŞI GEZİLERDE KADINLAR TERCİH EDİLMİYOR’

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Merkez Kadın Sekreteri Banu Aykaç da, 4 ilde bölgesel atölye gerçekleştirdiklerini belirtti. Taşeron çalıştırmanın iş kollarında yaygın olduğunu dile getiren Aykaç, kadınların cinsiyete göre görevlendirildiğini, görünmez olduklarını, daha güvencesiz ve ayrımcı politikalarla karşı karşıya olduklarını söyledi. İŞKUR üzerinden geçici süreli sözleşmelerle istihdam yoluna başvurmasının şirketlerde başladığını dikkat çeken Aykaç, “Çalışanlar arasında parçalı duruş, duyarsızlaşmayı ve hak alma bilinci kayıplarının yaşanmasına neden oluyor. Angarya, mobbing artmış durumda. Tüm bunlara karşın toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklı iş kolumuzda keyfi olarak süt izni kullandırılmıyor. İl dışı gezilerinde kadınlar tercih edilmiyor, taşeronlarda mutfak, çay işleri kadınlara veriliyor. Dolayısıyla; iş alımlarında kadın kotası ya da eşit temsiliyet uygulanmalıdır” ifadelerini kullandı. 

‘EN FAZLA KÜRT EMEKÇİLER HEDEF ALINDI’

En fazla Kürt emekçilerin ihraç edildiğine dikkat çeken Aykaç, “Kadınlar ise ev bakım sorumluluklarına maruz bırakıldı, yoksullaştı. İhraç edilmeleri sonrasında yakın çevreleri tarafından suçluluk psikolojisine maruz bırakıldı. Kadınlar iş bulma süreçlerinde daha çok zorlanıyor. Kadının annelik ve ev kadınlığına yönlendirme anlayışıyla karşı karşıyayız. Erkek idareciler, özellikle kadınların gözlerine bakmadan, kale almadan iletişim kuruyorlar. Dinselleştirmenin yarattığı koşullara karşı mücadeleyi, kadın kimliği üzerinden ortaklaşmayı esas alıp, büyütmeliyiz” ifadelerinde bulundu.

‘KADINLAR CİNSEL SALDIRILARA MARUZ KALIYOR’

Basın- Yayın, İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER SEN) Genel Merkez Kadın Sekreteri Ayşe Koluman da, sahada yaşadıklarına dair bilgileri paylaştı. Kadınların çalışma koşullarının ağır olduğunu dile getiren Koluman, taşeron kadın emekçilerin, özellikle asgari ücret  ve 8 saatten fazla çalışma durumunda kaldıklarını söyledi. Özellikle; kadınların PTT’lerde cinsel saldırıya maruz kaldıklarını da ifade eden Koluman, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Cinsel tacize maruz kaldıklarında genelde kadın işten çıkarılıyor ya da hem erkek hem de kadın işten çıkarılıyor. Kadınlar, psikolojik baskıya maruz kalıyor. Kadınlar yaşadıklarını çoğu zaman ya saklıyor ya da işten ayrılmak durumunda kalıyor. TRT ve PTT’de taşeronlaşma yaygınlaşmaktadır. Taşeron emekçileri daha fazla mobbing ve tacize uğramaktalar. PTT’de kadınlar daha fazla cinsel taciz ve mobbinge uğruyor.”

'TRT AKP’NİN YAYIN ORGANI HALİNE GELMİŞ DURUMDA’

Hükümetin içerde ve dışarıda yürüttüğü savaş politikaları halkın ekonomisinde olumsuz etkilere neden olmakta ve krizin en büyük yansımasına ise kadınların maruz kaldığını ifade eden Koluman, “Varlık fonuna bağlı kurumlarda kamu personeli çalıştırılamaz deniliyor. PTT’de Varlık fonu’na bağlandı heran işten çıkarılma ile karşı karşıya kalabiliriz. OHAL kıskacında muhalif basın yayın organları kapatıldı, çalışanları tutuklanmıştır. Özgür bir toplumun en önemli ayağı olan basın iktidarın borazanlığını yapar hale gelmiştir. TRT bu gün AKP’nin yayın organı haline gelmiş durumda. Faşizme karşı örgütlülüğü güçlendirme, ekonomik alternatifler ve yeni modeller tartışılmalı, performans sistemine karşı mücadele edilmelidir” diyerek, konuşmasını sonlandırdı.

Tarım ve Ormancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası (TARIM OR-KAM SEN) Genel Merkez Kadın Sekreteri Suzan Kotay da, kadın çalışanların en az olduğu iş kolu olduklarını söyledi. AKP politikalarında kadına yönelik şiddet ve cinsel istismarın arttığını söyleyen Kotay, iktidarın her şeye sömürge zihniyetiyle yaklaştığını belirtti. 

‘CİNSEL TACİZ FAİLLERİ MÜDÜR OLMAYA BAŞLADI’

Son olarak da Kültür ve Sanat Emekçileri Sendikası (KÜLTÜR SANAT-SEN) Merkez Kadın Sekreteri Özlem Toprak Cihan ise çalışma alanlarında üniversitelerde okuyanların yüzde 80’inin kadın olduğunu söyledi. Ancak; Kültür Bakanlığı’nda ise en fazla erkek çalıştığını belirten Cihan, sendika olarak kadın temsiliyetinin az olmasından yakındı. Cihan, özellikle bölge illerinde kadın arkelogların araziye gönderilmediğini, müdürleri tarafından baskıya uğradığını ifade etti. Cihan, müzelerde özellikle KESK üyelerinin tayin işlemlerinin yapılmadığını ve bununla tehdit edildiğini kaydetti.

Çalıştay öğleden sonra “Ekonomik krizin kadın kamu emekçilere yansımaları ve mücadele olanakları” , “Örgütlenme ve mücadele stratejileri”, “Ne yapmalı nasıl yapmalı?” atölyeleri ile devam etti.  

Atölyelerin ardından çalıştay yarın KESK Kadın Meclisi’nde yapılacak sendikal-siyasal süreç değerlendirmeleriyle birlikte bir yıllık mücadele programı oluşturulacak.

Mezopotamya Ajansı

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER