HDP’nin Sur adayları: Kayyum yaşam mozaiğini parçaladı

DİYARBAKIR - 2007 yılından sonra 2016 yılında ikinci kez kayyum atanan Sur ilçesinde yaşanan yıkım ve kayyumun yarattığı tahribatları ortadan kaldırmaya hazırlanan HDP’nin eşbaşkan adayları Filiz Buluttekin ve Cemal Özdemir, ilçenin yaşam mozaiği olduğunu ve kayyum atanması ile mozaiğin parçalandığını söyledi.

HDP’nin Sur adayları: Kayyum yaşam mozaiğini parçaladı

31 Mart Mahalli İdare seçimlerine kısa bir süre kaldı. Diyarbakır tarihi merkez Sur ilçesi gibi, belediye de sürekli baskı ve kayyumlarla çeşitli saldırılarla karşı karşıya kaldı. 1994 yılına kadar Diyarbakır Belediyesi tarafından yönetilen ilçe, bu tarihten sonra merkez ilçe olarak idare edilmeye başlandı. 27 Mart 1994 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Refah Partisi’nden Cemal Toptancı yüzde 43 oy alarak belediye başkanlığına seçildi. 

1999 YILINDA HADEP KAZANDI

1994’ten 1999 yılına kadar Refah Partisi'nin elinde bulunan Sur Belediyesi, 18 Nisan 1999 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Halkın Demokrasi Partisi’nin (HADEP) adayı Cezayir Serin'in yüzde 69.41 oy almasıyla el değiştirdi. Halk iradesinin temeli atılan Sur’da, 28 Mart 2004 tarihinde yapılan seçimlerde ise bu kez Demokratik Toplum Partisi'nden (DTP) Abdullah Demirbaş yüzde 56.63 oranında oy alarak belediye başkanlığına seçildi.

2007 YILINDA İLK KAYYUM

28 Mart 2004 seçimlerinde seçilen DTP yönetimindeki belediye, Sur’da önemli toplumsal çalışmalar yürüterek, önemli projelere imza attı. Ayrılan az bütçeden dolayı altyapı ve su projesi gibi çalışmalar devlet kurumları tarafından yürütülürken, belediye ise daha çok kültürel ve tarihi çalışmalar yürüttü. Sur Belediyesi, ilk defa ilçede halkla dayanışma evleri projesi kurarak, halkla birlikte kararlar aldı, çocuklara ve kadınlara eğitim verildi. Bu dönemde bölgede ilk defa Sur Belediyesi çok dilli çalışmalara imza atarak, 7 dilde halka hizmet verdi. Belediyenin başlattığı “Çok dili belediye” projesinden dolayı Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, 2007 yılında görevden alınarak tutuklandı. Demirbaş’ın yerine ise dönemin Diyarbakır Valisi Efkan Ala’nın yardımcısı Ahmet Aydın kayyum olarak atandı. 2009 yerel seçimlerine 2 ay kala bu kez kayyum yetkisi Sur Kaymakamı Erdoğan Aydın’a devredildi. İki ay sonra 29 Mart 2009’da yapılan seçimlerde eski belediye başkanı Abdullah Demirbaş yüzde 65 oy alarak tekrar belediye başkanlığına seçildi.

2016 YILINDA İKİNCİ KAYYUM

30 Mart 2014’te “Özyönetimle özgür kimliğe” şiarıyla yapılan yerel seçimlerde eşbaşkanlık dönemine geçilerek, Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) adayları Seyit Narin ve Fatma Şık Barut yüzde 55 oy olarak eşbaşkanlığa seçildi. Hükümetin 24 Temmuz 2015’te politika değişikliği ile bölgede yaşanan çatışmalı süreç sonucunda bölgenin birçok kentinde olduğu gibi Sur ilçesinde de “özyönetim” ilan edildi. Sur Belediyesi eşbaşkanları Narin ve Barut, “özyönetim” gerekçesiyle 23 Ağustos 2015’te tutuklanırken, 26 Ağustos 2015’te ise İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alındılar. 15 Temmuz darbe girişimi arından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında 11 Eylül 2016 tarihinde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kayyum atandı. Diyarbakır Vali Yardımcısı Bilal Özkan’ın kayyum olarak atandığı belediye binası adeta karakola çevrildi. 

KAYYUMUN İCRAATLARI

Kayyumun ilk icraatı belediye hizmet binasında asılı olan 4 dilli tabeladaki Ermenice ve Süryanice ifadeleri kaldırıp, yerine Türk bayrağı yerleştirmesi oldu. Sur’da 2 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen ve halen devam eden sokağa çıkma yasağı sonucunda Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde yaşanan yıkıma karşı çıkan mahalle sakinleri ve kentin sivil dinamiklerinin hedef gösterilmesi sonucu soruşturmaların açılmasına neden olmuştu. Amida Kadın Merkezi’ni de kapatan kayyum, ünlü Kürt şair Ahmed Arif'in büstünü yerinden sökerek zarar verdi. Tepkiler üzerine büst onarılarak yerine konuldu. Kayyum Özkan’ın talimatıyla Mardin’in Kızıltepe ilçesinde polislerce öldürülen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz anısına dikilen anıt kaldırıldı. Kayyum Özkan, son olarak 24 Haziran genel seçimlerinde AKP aday adaylığı için istifa etmesi üzerine yerine Diyarbakır Vali Yardımcısı Abdullah Çiftçi ikinci kayyum olarak atandı. 

İKİNCİ KAYYUM TAŞINMAZLARI SATILIĞA ÇIKARDI

Kayyum Çiftçi ise Dicle Üniversitesi sınırları içinde yer alan ve mülkiyeti belediyeye ait 14 arsayı satışa çıkarmakla gündeme geldi. Yerel seçimler öncesi taşınmazları satılığa çıkaran kayyum, tarım arazisi olup imara açıldıktan sonra belediyenin düzenleme ortaklık payından arta kalan ve mülkiyeti belediyeye geçen arazileri, toplamda 44 milyon 123 bin TL teklif usulüyle ihaleye açtı. İlçe halkının ve sivil toplum örgütlerinin tepkileri sonucu ihale iptal edildi.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Sur Belediyesi Eşbaşkan adayları Filiz Buluttekin ile Cemal Özdemir, çatışmalı süreçte meydana gelen yıkım ve kayyumun yarattığı kültürel ve tarihsel tahribatları ortadan kaldırmaya hazırlanıyor. Eşbaşkan adayları, Sur’un tarihi mekanlarından biri olan Ongözlü Köprü’de, kayyumun icraatlarını, projelerini ve seçim çalışmalarını anlattı. 

BULUTTEKİN: İLK İCRAATLARI KADIN KAZANIMLARINA MÜDAHALE ETMEK OLDU

Eşbaşkan adayı Buluttekin, DBP’li belediyelere kayyum atanmasının 30 Ekim 2014 yılında yapılan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında kararlaştırıldığını, Sur Belediyesi’ne kayyum atanmasının ise hükümetin “Kentsel dönüşüm” projeleri kapsamında yürütülen rant politikalarının sonucu olduğunu söyledi. Kayyumların AKP hükümetinin yerellerdeki “eli” olduğunu ifade eden Bullutekin, bu politikalarla yaşanan yasak ve yıkım süreci ardından tarihi ilçenin de betonlaştırıldığını söyledi. Kayyumların ilk icraatlarının kadın kazanımlarına müdahale olduğunu dile getiren Buluttekin, “Kayyumlar, kadının toplumdan uzaklaştırılması, eve hapsedilmesi, kadın merkezlerinin ‘din’ adı altında eğitim alanlarına dönüştürülmesi projeleri ile geldiler” dedi.

‘SUR’DA MOZAİĞİ PARÇALADILAR’

Sur ilçesinin kentin tarihsel ve kültürel hafızası olduğunu dile getiren Buluttekin, “Sur’da yaşayan sadece Kürtler değildir. Ermeniler, Süryaniler, Keldaniler, Rumlar yaşıyor. Birlikte yaşam alanlarının oluşturulduğu, mahalle komünü oluşturulan yaşamın mozaiğiydi. Sur üzerinde farklı bir proje ile bu mozaiği bölüp parçaladılar. Bin yıllardır dokusuyla, kültürüyle kuşaklar boyunca gelen Sur ilçesinin hafızasını silmek amacıyla kayyum atandı” diye belirtti. 

‘KENTİN DOKUSUNA UYGUN OLMAYAN BETON BLOKLAR İNŞA ETTİLER’

2015 yılında ilan edilen sokağa çıkma yasağının mağduru ve tanığı olduklarını söyleyen Buluttekin, “Kentin dokusuna uygun olmayan, beton bloklar inşa ettiler. Bir diğer nokta ise yerinden edilen insanların yerine başkalarının oturması oluyor. Sur’un yıkılması başka insanlara peşkeş çekilen yerleşim alanına dönüştürüldü. Kazandığımız gün mesleki odalar, halkla birlikte incelemelerin yapılmasını sağlayacağız. Bu halkın mağduriyetlerini ve konut haklarının tekrar kendilerine geçmesi için hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Doğaya, kültürüne ve tarihine aykırı olmayacak halkın konut haklarını geri alınmasını sağlayacağız” şeklinde anlattı. 

PROJELERİNİ SIRALADI

Kadın özgürlükçü ve halk belediyecilik temelinde halk ile birlikte Sur Belediyesi’ni yöneteceklerinin altını çizen Buluttekin, “Bir kurum kapatıldıysa, biz onlarcasını yeniden halkın hizmetine açacağız. Kadın merkezleri, gençlik merkezleri, yaşam alanları, tarım ve hayvancılık modellerini oluşturacağız. Doğal ve ekolojik kent ilişkilerini yaşatacak bağı oluşturacağız. Tüm bunları halk ile birlikte oluşturacağız. Bizim projemiz olan ve kayyumun kendine mal ettiği projelerimizi gerçekleştireceğiz. Jin Kart uygulamasını hayata geçireceğiz” şeklinde projelerini sıraladı. 

’31 MART’TA GELDİKLERİ YERE GERİ GİDECEKLER’

Seçim çalışmalarına ilişkin izlenimlerini aktaran Buluttekin, şöyle konuştu: “Halk kayyumların neler yaptığının farkında. Kazanan yine halk iradesi olacaktır. Herkes AKP-MHP ittifakının Kürtlere nasıl bir faşizm ve tecrit uyguladığının farkında. 31 Mart’ta bunun cevabı çok iyi bir şekilde verilecek. Bizler bir yere gitmiyoruz. Onlar 31 Mart’ta geldikleri yere geri gidecekler.”  

ÖZDEMİR: KAYYUM KAYBEDECEĞİNİ BİLİYOR

Kayyum tarafından belediye taşınmazlarının satılığa çıkarılması ve belediyenin borçlandırılmasına dikkat çeken eşbaşkan adayı Özdemir, şunları söyledi: “Kayyumun Bağıvar ve Çarıklı’da bulunan taşınmazları başka kurumlara devrettiğini biliyoruz. DBP yönetiminde halkın hizmetine sunulması öngörülen 18 ayrı imar planı çerçevesinde 10 parsel kayyum tarafından satılığa çıkarıldı. Kamuoyu tepkisi üzerine satışlar durduruldu. Bunu kendi yandaşlarına peşkeş çekmek için bir hamleydi ancak geri adım atmak zorunda kaldılar. Ayrıca ciddi anlamda bir borçlanma söz konusu. İller Bankası’ndan çekilen krediler var. Bu kredilerin ödemeleri Mayıs ayından sonra başladığını biliyoruz. Kayyum bunları yaparken, seçimlerde kaybedeceğini biliyor. Belediye ciddi anlamda borç batağına girmiş. Bizi halka hizmet edemez noktaya getirmeyi amaçlıyorlar. 1999 yılında da belediyeleri borç batağında aldık. Halkımızla birlikte belediyeleri tekrar halkın hizmetine alacağız.”

253 KÖY ZİYARET EDİLDİ

İlçenin 253 köyüne ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirten Özdemir, “Halktan olumlu tepkiler alıyoruz. Kayyum sadece bizim değil halkında gündeminde. Kayyumun tahribatları halk bize anlatıyor. Halkın talebi bir an önce seçimlerin yapılması ve kayyumların gönderilmesidir. 31 Mart’ta kayyumları halkla birlikte geldikleri yere geri göndereceğiz. Halk kayyumla yönetimindeki belediyeyi gördü. Halk sabırla 31 Mart’ı bekliyor” dedi. 

‘HALKLA BÜTÜNLEŞEREK KARAR ALACAĞIZ’

1 Nisan’da Sur Belediyesi’nin yeniden halkın hizmetine gireceğini ifade eden Özdemir, “Halkın içinde olacağız ve halkla bütünleşerek karar alacağız. Halkımızdan talebimiz, 31 Mart’ta hep birlikte faşist iktidarın projesi olan kayyumları Kürdistan’dan çıkarmak için sandıklara gitmeleridir” diye konuştu.  

Mezopotamya Ajansı

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER