‘Halk kayyım politikalarını boşa çıkaracak’

URFA - 14 yıl Viranşehir'de belediye başkanlığı ve eşbaşkanlığı yapan Emrullah Cin, “HADEP belediyecilik geleneği bugün HDP’yle devam ediyor. Halk kayyım politikalarını boşa çıkaracaktır” dedi.

‘Halk kayyım politikalarını boşa çıkaracak’

Türkiye’de Kürt siyasi hareketinin 1999 yılında “Kentimizi de kendimizi de biz yöneteceğiz” şiarıyla başladığı yerel yönetimler yolculuğunda 1999-2004, 2004-2009 ve yaklaşık 5 yıllık cezaevinden sonra 2014-2018 tarihleri arasında Viranşehir Belediye Eşbaşkanlığı yaptıktan sonra yerine kayyum atanarak tekrar cezaevine konulan ve bir süre önce tahliye olan Emrullah Cin, Kürt siyasi hareketinin belediyecilik anlayışını ve kayyım politikasını değerlendirdi. “Halka hesap veren, demokratik katılımı ve şeffaf belediyeciliği esas alan” bir amaçla yola çıktıklarını söyleyen Cin, mahallerde, semtlerde yapılan çalışmalarda halk kararını esas aldıklarını kaydetti. 

‘YENİ BİR SOLUK KATTIK’

Kent konseylerinin ilk olarak Kürt siyasetinin kazandığı belediyelerde kurulduğunu vurgulayan Cin, kent konseylerinin amacının belediyenin hizmet politikasını oluşturmak olduğunu ve bu anlamda Kürt siyaseti dışındaki kesimlerin de bu kent konseylerinde yer aldığını ifade etti. Kent konseyleri ile birlikte demokratik, katılımcı bir belediyecilik anlayışını oturtmaya başladıklarını, ancak dönemin valileri ve kaymakamları tarafından kent konseylerinin oluşturulmaması yönünde engelleyici çalışmalar yapıldığını aktaran Cin, valiliklerin kent konseylerinin lağvedilmesi yönünde yazılar yazdığını, ancak halkın sahiplenmesiyle birlikte valiliklerin bu tür yazılarını geri çekmek zorunda kaldığını dile getirdi. 

‘DÜNYAYA ÖRNEK OLDUK’

Kendisinin iki dönem üst üste belediye başkanlığı yaptığını, belediye başkanı olduğu dönemde tutuklanarak dört buçuk yıl cezaevinde kaldığını ifade eden Cin, cezaevinde kaldıkları dönemde yerel yönetimlerden kopmadıklarını ve dünyadaki yerel yönetim örneklerini incelediklerini, eksik ve hatalarının ne olduğu yönünde sorgulamalar yaptıklarını dile getirdi. 2014 yılında cezaevinde çıktıktan sonra bu kez Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) tarafından Viranşehir Belediyesi'nden eşbaşkanlık modeliyle yeniden aday gösterildiğini aktaran Cin, Kürt siyasetinin dünyadaki yerel yönetim anlayışlarına her zaman yeni bir şeyler kattığını, kent konseylerinin oluşması, halkçı ve demokratik katılımcı belediyecilikten sonra eşbaşkanlıkla kadın eksenli belediyecilik anlayışına geçiş yapıldığını belirtti.  

‘KADINLAR EŞİT SÖZ SAHİBİ OLDU’

Belediyelerde eşbaşkanlık modelinin sadece Türkiye’de değil, dünyada da örnek olduğunun altını çizen Cin, bu yöntemle kadınların doğrudan belediye yönetimlerinde eşit söz sahibi olduğunu vurguladı. Yerel yönetimlerin yerel demokrasi anlamına geldiğini sözlerine ekleyen Cin, “Yerel yönetimlerin olmadığı yerlerde demokrasiden, hukuktan, adaletten bahsetmek olanaksızdır. Yani denilebilir ki yerel yönetimler demokrasinin beşiğidir. Çünkü hizmeti yerelde sunuyorsun. Kararları yereldeki insanlarla birlikte alıyorsun. Bütçesinden tutalım, bütün hizmetlerde demokrasi kültürünün oluşmasına katkı sunar. Yerel yönetimlerde iktidar önemli bir problemdir. İktidar insanı kirletir ve zehirler. Ancak halka birlikte yönetilebilirse bu aynı zamanda yöneten kişiyi de korur. Yani belediye başkanları ve meclis üyeleri bu sayede sürekli kendilerini yenilemek zorunda kalırlar” şeklinde konuştu.

‘EKSİKLER ACİLEN TESPİT EDİLMELİ’

Belediyecilik anlamında Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) döneminin bir başlangıç dönemi olduğuna ve yerel yönetim anlayışına yenilikler kattığına dikkat çeken Cin, Kürt siyasi hareketinin yaptığı hataları uzmanlar eşliğinde değerlendirebilmesi gerektiğini dile getirdi. “Belediyecilik anlayışında bir model yaratıldı mı, yaratılmamışsa neden yaratılamadı? Tartışmaların açılması ve eksiklerin tespit edilip, yeniden örgütlenme seferberliği başlatılması gerekir” diyen Cin, Türkiye’de belediyecilik anlayışında eksikler olduğunu, ancak bunların acilen tespit edilip çalışmalara hız verilmesi gerektiğini vurguladı.

‘KAYYUMDAN ÖNCE FİİLİ KAYYUM ATANDI’

Hükümetin kayyum politikasını değerlendiren Cin, belediyelere kayyum atanmadan önce belediyelerin vereceği tüm hizmetlerin valilikler ve kaymakamların iznine tabi tutulduğunu belirtti. Belediyelerin içinin boşalttığını, harcama yaptırılmadığı için kayyumlar atandıktan sonra nerdeyse tüm belediyelerin kasasında birikmiş ciddi oranda paranın olduğunu dile getiren Cin, “Belediyelerde tüm hizmetlerin izne tabi tutulması, halkla belediye yönetimlerini karşı karşıya getirdi. Çünkü belediye bütçesine gelen bir gelir var, ancak valiler ve kaymakamlar izin vermediği için belediyelerin giderleri olmuyordu. Dolayısıyla belediyelerin hizmet yapmasına izin verilmediği için gelirler kasada birikiyordu. Bu da hizmetlerin sıfıra inmesine ve halkla belediye yönetimlerinin karşı karşıya gelmesini sağladı. Buna ilişkin biz tepkimizi gösterdik, ancak başarılı olamadık. Bu adım kayyumların gelmesinde ilk basamak oldu. Bu uygulamanın ardından belediyelere tek tek kayyumlar atandı” diye konuştu. 

‘KAYYUMLAR BELEDİYELERİ TÜKETTİ’

Olağanüstü Hal (OHAL) ile birlikte atanan kayyumların belediyelerde kazanılmış tüm hakları tükettiğini dile getiren Cin, şöyle devam etti: “2016 yılında Türkiye ve bölgede ciddi operasyonlar yaşandı. Belediye eşbaşkanları başta olmak üzere yüzlerce belediye meclis üyesi gözaltına alınıp tutuklandı ve belediyelere kayyum atandı. Halende belediyeler kayyumlarla yönetiliyor. Belediyelerde yapılan hizmetleri hazmedemeyen iktidar sahipleri, seçilmişleri cezaevlerine attılar, seçilmeyenleri ise belediyelere atadılar. Bu uygulamanın olduğu bir yerde demokrasiden, hukuktan ve adaletten bahsetmek çok zordur.” 

‘KAYYUM POLİTİKALARI BOŞA ÇIKACAK’

“Her şeye rağmen HADEP belediyecilik geleneği bugün HDP’yle devam ediyor” diyen Cin, şöyle devam etti: “Bu gelenek şeffaf, demokratik, halkçı ve katılımcı bir belediyeciliği esas aldı. Kıt imkânlarla çok güzel işlere imza attı ve gittikçe de halk bu geleneğe sahip çıktı. Bu gelenek 1999 yılında 36 belediyenin alınmasıyla başladı. 2016 yılında birçok beldenin kalkmasına rağmen 106 belediyeye ulaştı. Bu kazanım halkçı hizmet anlayışından dolayıdır. Hükümetin tüm baskılarına rağmen belediyelerimizin gösterdiği belediyecilik anlayışı lekelenemedi. Gelecek seçimlerde halk kayyum politikalarını boşa çıkaracaktır.” 

MA / Erdoğan Alayumat

Güncelleme Tarihi: 10 Ekim 2018, 12:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER