Eğitim Sen’den yılsonu raporu: Çocuk istismarı 10 yılda yüzde 700 arttı

ANKARA - Eğitim Sen'in 2018 yılsonu "Eğitimde Cinsiyetçilik Raporu"nu açıkladı. Raporda, eğitim sisteminde kadınlara ikinci sınıf eğitimin düştüğünün altı çizilerek, son 10 yılda çocuk istismarı vakalarında yüzde 700 artarak 300 bini geçtiği kaydedildi.

Eğitim Sen’den yılsonu raporu: Çocuk istismarı 10 yılda yüzde 700 arttı

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), 2018 yılı "Eğitimde Cinsiyetçilik Raporu"nu açıkladı. Cinsiyetçi rol, beklenti ve kalıp yargıların okullarda kız ve erkek öğrencilere dolaylı ya da dolaysız yollardan anlatıldığına dikkat çekilen raporda, ders araç-gereçlerinin içeriği ve kullanımının yanı sıra veli-öğretmen-idareci ile kadın-erkek çalışanların ilişkisine kadar yansıdığı vurgulandı.

Kadın ve erkeklerin cinsiyetçi kalıplarla ayrıldığı eğitim sisteminde kız öğrencilerin payına ikinci sınıf eğitim düştüğüne dikkat çekilen raporda, geleneksel cinsiyet rollerin aile, akranlar, okul, hukuk, ahlak, din ve medya tarafından sistemli bir şekilde nesilden nesile aktarıldığı vurgulandı.

Raporda dikkat çeken noktalar şöyle:

“* 2016-2017 döneminde 'din öğretim' adı altında 347 bin 614 kız öğrenciyi 'ortaokulda' ve 353 bin 379 kız öğrenciyi 'orta öğretimde' evrensel eğitim koşullarından uzaklaştırırken, bu kapsamda eğitim gören kadın oranı 2017 yılında yüzde 56'ya yükselmiştir. Açık öğretim imam hatip liselerinde bu oran daha da yükselerek kadın oranı yüzde 64'e çıkmaktadır.

* MEB'in örgün eğitim istatistiklerine göre, 2016-2017 eğitim ve öğretim döneminde resmi okullarda eğitim görenlerin yüzde 51,3'ü erkek, yüzde 48,7'sini ise kız öğrenciler oluşturdu.

* Özel okullarda erkeklerin oranı yüzde 54,3, kız öğrencilerinse yüzde 45,7 olarak belirlenmiştir.

* İmam hatip lise sayısı 2002'de 450 iken, 2017'de bin 408'e çıkarılmıştır. İmam hatip liselerinden 372'si sadece kız imam hatip Anadolu Lisesi olarak ayrılmış ve devlet politikası uygulaması olarak karma eğitim dışına çıkılmıştır.

* Erkeklerde, eğitim durumuna göre istihdama katılım oranları, okur-yazar olmayanların istihdama katılımı yüzde 27.9 ile en alt sırada yer alıyor. Bunu, yüzde 59.5'le lise altı eğitimliler takip ediyor. Lise mezunu erkeklerin istihdama katılımı yüzde 62.2, mesleki veya teknik lise mezunlarınınki yüzde 71.5 ve en üst sırada, yüzde 79.2'yle yükseköğretim mezunu erkekler bulunuyor.

* Kadınlarda oranlar biraz daha düşük. 15 ve üzeri yaşta olan 30 milyon 91 bin kadından ancak 8 milyon 294 bini (yüzde 27.6) bir işe sahip. Okur-yazar olmayan kadınların istihdama katılımı yüzde 14.5 iken, lise altı eğitimlilerin istihdama katılımı yüzde 23.1'e çıkıyor, lise eğitimini tamamlayıp istihdama dahil olan kadınların oranı ise yüzde 26.2 Mesleki veya teknik lise eğitimini tamamlayan kadınlardan yüzde 34.3'ü istihdama katılırken, en yüksek orana yüzde 58.7'lik katılımla yükseköğretim mezunu kadınlar sahip oluyor.

* Kız ve erkek öğrencilerin meslek seçimlerini geleneksel rolleri belirliyor. Eğitim müfredatına yönelik bilim dışı müdahalelerin artması; felsefe, bilim, sanat derslerinin azaltılması ile otizmli ve zihinsel engelli çocuklara zorunlu din dersi getirilmesi, okul öncesi ve ilkokul öğrencilerine yönelik dini etkinliklerin, din eğitiminin Diyanet İşleri Başkanlığı eliyle açılan sıbyan mektepleri üzerinden okul öncesine hatta kreşlere kadar indirilmesi gibi uygulamalar eğitimin dinselleştirilmesi açısından öne çıkan uygulamalardır.

* Her türden dini inancı istismar ederek çocuklarımızı ve toplumu 'tek din, tek mezhep' anlayışı üzerinden 'tek tip' hale getirmeye çalışma girişimleri kabul edilemez. Devlet, eğitimi ve toplumsal yaşamı örgütlerken bunu dini kurallara, söylemlere ya da referanslara göre yapmamalı, özellikle eğitim sistemini dini kurallara göre değil, bilimsel gerçekleri referans alarak ve çocukların üstün yararını gözeterek düzenlemelidir.

* Ders kitaplarında kız çocuklara daha çok ev içi alanda ya da bu rollerine uygun olan meslekler tavsiye edilmektedir. 'Ev hanımlığı', öğretmenlik, doktorluk, hemşirelik gibi meslekler önerilirken kitapların tümünde okul müdürleri erkek olarak gösterilmiştir.

* Tamircilik, yöneticilik, güç gerektiren işler hala erkek işi olarak kabul edilmektedir. Böylelikle okullarda kadınlık ve erkeklik rolleri hissettirilirken geleceğe hazırlık yapılmaktadır. Üstü örtülü ve içselleştirilmiş ayrımcı örnekleri hala görmekteyiz. Erkek çocuk resimleri kız çocuklarına oranla daha fazla.

* Tüm yayınların gözden geçirilmesi ve cinsiyetçi yaklaşımların olduğu örtülü kısımlarının da elenmesi gerekmektedir.

ÇOCUK İSTİMARI 300 BİNİ GEÇTİ

* MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nde, 'Evli olanların kayıtları yapılmaz, öğrenci iken evlenenlerin okulla ilişiği kesilerek kayıtları e-Okul üzerinden Açık Öğretim Lisesine veya Mesleki Açık Öğretim Lisesine gönderilir' diyerek çocuk yaşta evliliklerin önünü açmaktadır.

* TÜİK verilerine göre, son 10 yılda 482 bin 908 kız çocuğu devletin izniyle evlendirildi. Son 6 yılda 142 bin 298 çocuk anne oldu ve bu çocukların büyük kısmı dini nikâh ile evlendirildi.

* Çocuklar eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanamamış, çocuk yaşta evlenmeyi özendiren düzenlemeler yapılmış, okullarda, yurtlarda, kurslarda çocuklara yönelik cinsel istismar ve şiddet vakaları artmaya devam etmiştir.

* Kadın düşmanı açıklamaların artması; şiddete karşı gerçekçi çözümler yerine, hadım ve idamın gündeme gelmesi; kadına ve çocuklara yönelik şiddet konulu davalarda indirim uygulanması; kamuoyunun talepleri yerine oyalayıcı, geçiştirici açıklamalarda bulunulması kadına yönelik şiddetin artmasında etkili olmuştur.

* Türkiye'de son 10 yılda çocuk istismarı vakaları yüzde 700 artarak 300 bini geçti.

* Adliyelerdeki dört tecavüz vakasından biri çocuklara yönelik cinsel istismar ile ilgili.

* 2002 yılında çocuklara yönelik cinsel suçlarla ilgili 4 bin 988 dava açılırken, 2017 itibariyle dava sayısı 16 bini geçmiş durumda.

* Türkiye'de 181 binin üzerinde çocuk gelin olduğu biliyor ancak dini nikâhlar nedeniyle gerçek sayın bunun çok daha üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Resmi evliliklerin beşte birinde 18 yaşın altındaki kız çocukları evlendiriliyor. Türkiye'deki Suriyeli çocukların yüzde 4.5'i evli durumda.

* 2018 yılının; Ocak ayında, basına yansıyan haberlerden sadece 147 çocuğun, Şubat ayında, basına yansıyan haberlerden sadece 30 çocuğun, Mart ayında, basına yansıyan haberlerden sadece 269 çocuğun, Nisan ayında, basına yansıyan haberlerden sadece 51 çocuğun, Mayıs ayında, basına yansıyan haberlerden sadece 23 çocuğun cinsel istismara uğradığı bilgilerine ulaşıldı.(Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu)

 *Hukukun üstünlüğü endeksinde Türkiye 113 ülke arasında 99. sıraya geriledi. Raporda boşanmalar yüzde 38, fuhuş yüzde 790, çocukların cinsel istismarı yüzde 434, kadına yönelik şiddet yüzde 1400, cinsel taciz yüzde 449 arttı.

224 BİN ÖĞRENCİ TARİKAT YURDUNDA KALIYOR

* Siyasi iktidar ve cemaatler işbirliği ile eğitimin kamusal niteliği hızla tasfiye edilmeye çalışılırken, eğitim politikalarının oluşturulması ve uygulanması sürecinde dini vakıf ve cemaatlerin belirleyiciliği ve etkinliği arttırıldı.

* MEB, iktidarın ideolojik yönelimleri doğrultusunda çalışmalar yapan dini vakıflar ile çeşitli protokollere imza atarak eğitimi dinselleştirme sürecinde siyasi nüfuzu olan cemaatlere özel görevler vererek eğitimin asli bileşenleri sürekli olarak görmezden gelindi.

* MEB verilerine göre, Türkiye'deki özel öğretim kurumu sayısı 10 bin 53'tür. Bu kurumların 3'te 1'i mutlaka bir tarikata bağlı durumdadır.

* Tarikat okul ve yurtlarındaki öğrenci sayısı 210 bin dolayındadır (üniversiteler hariç). 4 binin üzerindeki özel yurdun 2 bin 480'i bir tarikatla bağlantılıdır. Tarikatlara bağlı yurtların kapasitesi 380 bin. Bu yurtlarda kalan öğrenci sayısı 224 bini buluyor.

FIRSAT EŞİTSİZLİĞİNDE TÜRKİYE SONUCU

* TÜİK verilerine göre son bir yıl içinde işgücüne katılan 1 milyon 175 bin kişinin 646 bini erkek, 529 bini kadın. İşgücüne katılım oranları, cinsiyetlere göre değerlendirildiğinde, Şubat 2018 itibariyle, işgücüne dâhil olan 31 milyon 520 bin kişinin 21 milyon 377 bini erkek, 10 milyon 142 bini kadın.

* İşgücüne katılan kadın sayısı erkeklerin yarısından daha az. Mevsim etkilerinden arındırılmamış temel işgücü göstergelerine göre, 15 ve üzeri yaştaki erkeklerin işgücüne katılım oranı yüzde 71.5, kadınların yüzde 33,3.

* Ülkemizde OECD'ye göre daha fazla öğrenci eğitimini yarıda bırakıyor. 18 yaş düzeyinde ortaöğretim ve yükseköğretime katılım oranı yüzde 46. OECD'de bu ortalama yüzde 76'ya yükselirken, Türkiye bu oranla 35 üye ülke içerisinde son sıralara yerleşiyor. Ayrıca çoğu OECD ülkesinde eğitimini yarıda bırakanların yaşları 17-18 olsa da Türkiye'de bu 14'e kadar düşüyor. Öte yandan yükseköğretime katılan öğrenci oranı 25-34 yaş grubunda 2000-2016 arasında yüzde 22 artarak 30 oldu. OECD ortalaması ise yüzde 17.

* UNICEF' in, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü üyesi 41 ülkede çocuklar arasındaki fırsat eşitsizliğini incelediği raporda ise Türkiye İsrail'le birlikte son sırada yer alıyor."(Mezopotamya Ajansı)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER