Diyarbakır Barosu Başkanı Özmen: Yargı siyasal iktidarın muhalifleri sindirme aracı haline gelmiştir

DİYARBAKIR - Diyarbakır Barosu’nun 46’ncı Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Baro Başkanı Ahmet Özmen, “Yargı makamları, siyasal iktidarın muhalifleri sindirme çabalarının aracı haline gelmiştir” dedi.

Diyarbakır Barosu Başkanı Özmen: Yargı siyasal iktidarın muhalifleri sindirme aracı haline gelmiştir

Diyarbakır Barosu’nun 2 gün sürecek 46’ncı Olağan Genel Kurulu’nun ilk günkü programı tamamlandı. Kayapınar Belediyesi Cegerxwin Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda divanın seçilmesiyle başlayan Genel Kural’a, baroya kayıtlı Halkların Demokratik Partisi (HDP) Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve katledilen Baro Başkanı Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi katıldı.

Avukat Cihan Aydın, Cengiz Baydal, Sertaç Buluttekin, Nahit Eren ve Nevzat Kaya’nın başkanlık için adaylığını açıkladığı Genel Kurul, Tahir Elçi’nin anısına saygı duruşunun ardından konuşmalarla devam etti.

‘TÜM ÜLKE HUKUKSUZLUK SARMALINA İTİLMİŞ’

Tahir Elçi’nin anıldığı Genel Kurul’da konuşan Baro Başkanı Ahmet Özmen, Genel Kurula ilişkin temennilerini dile getirdi. İçinde bulunulan dönemi, “demokrasinin unutturulmaya, tüm demokratik kazanımların yok edilmeye çalışıldığı, temel hak ve özgürlüklerin askıya alındığı bir dönem” olarak tarif eden Özmen, “Şehirlerimizin yerle bir edildiği, sokak ortasında insanlarımızın katledildiği, ölülerimizin buzdolabında saklandığı, sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği, insanlarımızın zorunlu göçe maruz bırakıldığı bir döneme tanıklık ettik. Bizler OHAL ilan edilmeden bunları yaşarken, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL rejimi ve kanun hükmünde kararnamelerle ile tüm ülke bu hukuksuzluk sarmalına itilmiş, bu tür uygulamalar artarak devam etmiştir” dedi.

‘YARGI MUHALİFLERİ SİNDİRME ARACI HALİNE GELMİŞTİR’

Çıkarılan kanun hükmündeki kararnamelerle yaşanan hak ihlallerine dikkat çeken Özmen, OHAL’in resmi olarak kaldırılmasına rağmen fiilen sürdüğünü dile getirdi. Özmen, “Çıkarılan kanunla OHAL rejimi kalıcı hale getirilmiştir. Ülkemizde halk ihlalleri devam ederken, yargı makamları kötü bir sınav vererek bağımsızlığını ve tarafsızlığını kaybetmiştir. Son dönemde yargı toplum vicdanını yaralayan toplumsal adaleti zedeleyen, yargıya güveni zedeleyen kararlar vererek siyasal iktidarın muhalifleri sindirme çabalarının aracı haline gelmiştir” diye belirtti.

‘KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ DİYALOGDUR’

OHAL ve kanun hükmündeki kararnamelerin temelinde cumhuriyet tarihi boyunca çözümünden kaçınılan Kürt meselesi olduğunu vurgulayan Özmen, Suriye’de yaşanana savaşın sorunu daha da derinleştirdiğini ifade etti. Özmen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Demokratikleşme, toplumsal barış ve refah başta olmak üzere birçok sorunun çözümünün Kürt meselesinin nihai çözümü ile gerçekleşeceği açıkça ortadır. Bu gerçek görmezden gelinerek toplumda ciddi bir beklenti ve umut yaratan, destek veren çözüm süreci sonlandırılmış, daha önce denenmiş ve sorunu daha da derinleştiren güvenlikçi politikalara geri dönülmüş, çatışmalı süreç yeniden başlamış, Kürt meselesi yeniden şiddet sarmalına itilmiştir. Kürt meselesinin güvenlikçi politikalarla çözülmediği ortadır. Kürt meselesinin çözümü, barıştır, demokrasidir, diyalogdur.”

‘TBMM HAK İHLALLERİNİ DOĞUDUĞU BÜYÜDÜĞÜ YERDİR’

Genel Kurul’da söz hakkı verilen HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş da, şu anda mesleğini icra edemediğini ve Meclis’te bulunduğunu hatırlatarak, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çalışmak avukatlık yapmaktan daha güçtür; çünkü hak ihlallerinin doğduğu büyüdüğü yer olarak şu anda tarihe not düşülüyor” diye belirtti.

‘ŞİMDİ BİR YARGI YOK’

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da, Diyarbakır Barosu başkanlığı görevini yürüten baro başkanlarına yönelik suikast, tutuklama, tehdit ve baskılardan ve ödenen bedellerden anekdotlar aktararak, “Ama en ağır bedelimizi sevgili Tahir’le ödedik” ifadesini kullandı. Yargının geldiği düzeyi eleştiren Tanrıkulu, “Sıkı yönetim döneminde de yargıçlar vardı, hakimler vardı. Devlet Güvenlik Mahkemesinde de vardı, Özel Yetkili Mahkeme döneminde de vardı. O zaman bir yargı vardı tarafsızlık ve bağımsızlık sorunu vardı. Şimdi bir yargı yok. Yargının kendisi yok” diye vurguladı.

TAHİR ELÇİ’NİN PLAKETİNİ EŞİ ALDI

Yapılan konuşmalarında arından, avukatlık mesleğinde 25 yılını tamamlayan avukatlara plaket verildi. Merhum Baro Başkanı Tahir Elçi’ye atfedilen plaketi alan eşi Türkan Elçi, Genel Kurul’a hitap ederek, “Böylesi günlerde gidenlerin acısı daha ziyadesiyle hissedilir. Ömür pahasına hak edilmiş bir plaketin, hak edilme hikayesini anlatmak herkesin bildiği bir hakikati, bu kısıtlı zamanda uzun uzadıya anlatmak belki de onun mücadelesini anlamsızlaştıracaktır, diye düşünüyorum” dedi.  

ADAYLAR GENEL KURULA HİTAP ETTİ

Plaket dağıtımın ardından 5 aday da projelerini Genel Kurul katılımcılarına anlattı.

Yapılan kurayla konuşma hakkı verilen ilk aday Sertaç Buluttekin, son dört yılda avukatlık mesleğinin sorunlarının derinleştiğini dile getirerek, yaşanan iç ve dış gelişmelerin hukuk devletini ortadan kaldırdığını söyledi.

Bağımsız yargının kalmadığını ve bir kanaat haline geldiğini belirten diğer bir aday Nevzat Kaya, OHAL kararnamelerinin olağan döneme sirayet ettiğini işaret ederek, Diyarbakır Barosu’nun saygın bir hale getiren yönünün başta Kürt sorunu olmak üzere, Türkiye’de her türlü siyasal ve sosyal sorunlarına müdahil olmasından kaynaklandığını vurguladı.

Diyarbakır Barosunda iki eğilimin olduğunu birinin sadece meslek örgütü olma eğilimi olduğunu diğerinin ise siyasi eğilimi güçlü bir baro eğilimi olduğunu ifade eden adaylardan Cihan Aydın, kendilerinin hem mesleki hem de hem de sivil toplum yönü güçlü bir baro anlayışını savunduklarını belirterek, Diyarbakır Barosu’nun Kürt sorununa kayıtsız kalmayacağını kaydetti.

Kurul’da renkli bir sunuma imza atan adaylardan Cengiz Baysal da, daha çok kendi deyimiyle “basit” sorunlara odaklanırken, baronun sivil toplum yönüne ve toplumsal sorunlarına ilişkin sorunlara değinmezken, avukatların sorunlarına odaklanan projelerini anlattı.

Genel Kurul’a hitap eden son aday Nahit Eren, adaylardan Cengiz Baysal’ın 21 bir başlıkta özetlediği vaatleri hariç bütün adayların sunduğu projelere imza atacağını söyledi. Kendilerine “neden Diyarbakır Barosu” diye sorulduğunu, belirten Eren, “Diyarbakır Barosu, büyük bir emek ve ödenen bedellerle, yaratılan mirasa sahip çıkarak devam ettirmektir” dedi.

Saat 17.00’ye kadar süren genel kurulda 15 gündem maddesi ele alınırken, yarın 2’nci gününe giren Genel Kurul’da 2 dönem Diyarbakır Baro Başkanlığını yürütecek ekibi belirleyen seçimler yapılacak.

Mezopotamya Ajansı

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER