DBP Eş Genel Başkanı Arslan tahliye edilmedi

DİYARBAKIR – DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan’ın Efrin operasyonuna tepki göstermesi ve yaptığı konuşmalar nedeniyle 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davada tahliye kararı çıkmadı. Arslan, “AKP Kürt seçilmişleri yargı eliyle tutuklayarak Kürt siyasetini öncüsüz bırakmak istiyor” dedi.

DBP Eş Genel Başkanı Arslan tahliye edilmedi

Türkiye'nin Efrin'e yönelik operasyonuna ilişkin yaptığı açıklamalar ve siyasi parti faaliyetleri kapsamında çeşitli tarihlerde katıldığı eylem ve etkinliklerde yaptığı konuşmalar nedeniyle 8 Şubat'ta Diyarbakır'da tutuklanan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan hakkında “örgüt üyesi olmak “ ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 8,5 yıldan 20 yıla kadar hapis istemiyle açılan davanın 2’nci duruşması görüldü.  Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, Arslan tutuklu bulunduğu Rize L Tipi Cezaevi'nde SEGBİS üzerinden katıldı. Avukatlarının hazır bulunduğu duruşmayı DBP Eş Genel Başkan Yardımcısı Hacer Özdemir,  HDP milletvekilleri Meral Danış Beştaş ve Silaha Aydeniz, HDP ve DBP yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda partili katıldı.  

MAHKEME BAŞKANI, ARSLAN’A SELAM VERENLERİ UYARILDI 

Salona giren izleyicilerin Arslan’ı selamlayıp konuşması üzerine mahkeme başkanı “Selamlaşma faslını bırakın. Yoksa duruşma disiplinini bozduğunuz için dışarı çıkartırım” dedi. Bir avukatın ‘selamlayanlar milletvekili’ demesi üzerine mahkeme başkanı da “Burası da duruşma salonu” cevabını verdi. Kısa süreli bir tartışmanın ardından duruşmaya geçildi. Dava dosyasına gelen evrakların okunmasıyla başlayan duruşmada Arslan hakkında “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla hazırlanan iddianamenin birleştirme kararı okundu.  Ardından söz alan Arslan, yürüttüğü siyasi faaliyetler nedeniyle tutuklandığını belirterek, “AKP’nin politikalarını beğenmediğimiz ve eleştirdiğimiz için tutuklandım. Siyasi parti eş genel başkanı olarak yaptığım konuşmalar ve açıklamalarda geçen sözler ayıklanıp suç gibi gösterildiği için 6 aydır tutukluyum. Çok çarpık iddialarla yargılanıyorum. Hakkımdaki iddianamede hukuk adına hiçbir şey yoktur” dedi. 

‘KÜRT SİYASETİ ÖNCÜSÜZ BIRAKILMAK İSTENİYOR’

İddianamede suç unsuru olarak gösterilen konuşmalarının bir siyasi parti başkanının rahatça söyleyeceği konuşmalardan oluştuğunu vurgulayan Arslan, “AKP Kürt siyasetçileri ve seçilmişleri yargı eliyle tutuklayarak etkisiz kılmaya çalışıyor. Kürt siyasetini öncüsüz bırakmak istiyor. Kürt siyasetçileri tutuklayarak muhalif bir zemin bırakmamak, bizleri siyaset dışına itmek istiyor. AKP darbe ile mücadele adı altında ne kadar muhalif varsa siyaset zeminin dışına çıkarmaktadır. Demokratik Kürt siyasetine yönelik tasfiye girişimi ne 80’lerde ne 90’larda bu kadar uç noktaya gelmemişti. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra partimizin bütün kazanımları yok edilmeye çalışıldı. 102 belediyemize kayyum atandı, milletvekilleri ve belediye başkanları tutuklandı” diye vurguladı. 

‘TUTUKLU OLMAM SİYASİ PARTİ FAALİYETİMİ ENGELLİYOR’

Efrin operasyonuna ilişkin yaptığı konuşmaların savaş karşıtı ve Türkiye’nin Efrin politikasını eleştiri mahiyetinde olduğunu ifade eden Arslan,  Efrin operasyonu için “Taş üstünde taş, baş üstünde baş kalmayacak” diyerek halkın arasına “nefret tohumu ekenler”in dışarıda, savaşa karşı olduğunu söylediği için de kendisinin tutuklandığını söyledi.  Tutuklu olması nedeniyle siyasi parti faaliyetlerinin engellendiğini vurgulayan Arslan, tahliyesini istedi. Duruşma savcısı mütalaasında,  kuvvetli suç şüphesi,  adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağını belirterek Arslan’ın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.  Mütalaaya karşı söz alan Arslan, “Yaklaşık 6 aydır tutuklu yargılanıyorum.  Konuşmalarım düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındadır. Siyasi parti faaliyetlerimin engellenmesi için tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum” dedi. 

AVUKATLAR: ARSLAN’IN KONUŞMALARINDA ŞİDDETE ÇAĞRI YOK 

Ardından söz alan Arslan’ın avukatı Şivan Cemil Özen, müvekkilinin yaptığı konuşmaların AİHM, Yargıtay kararlarına göre suç olmadığı,  konuşmalarında şiddete çağrı olmadığını belirterek,  müvekkilin tutukluluğuna yaptığı itirazın mahkemece değerlendirilmediğine dikkat çekti. Avukat Cemile Turhallı Balsak ise,  Arslan hakkında “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla hazırlanan iddianamenin,  ana dava iddianamesinin neredeyse aynısı olduğuna dikkat çekti.  Barış için Akademisyenleri "Oluk oluk kanlarınızı akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız!" diyerek tehdit eden Sedat Peker’in sözlerinin “düşünce özgürlüğü” olarak yorumlayarak beraat ettirildiğini hatırlatan Balsak,  bu kararla ne söylediği değil bunu kimin söylediği önemli olduğunun ortaya çıktığını dile getirdi.  Balsak, Arslan’ın kimseye zarar vereceği yönünde bir konuşma yapmadığını vurguladı. Avukatlar Arslan’ın tahliyesini istedi. 

DAVA EYLÜL AYINA ERTELENDİ 

Savunmaların ardından duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti,  kuvvetli suç şüphesi,  adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı ve tutuklama tedbirinin ölçülü olacağını ileri sürerek, Arslan’ın tahliyesi yönündeki talebi reddetti. Mahkeme, soruşturma genişletilmesi yönündeki talebi yoksa davanın esası hakkında mütalaasını hazırlaması için dava dosyasını duruşma savcısına gönderilmesine karar vererek, davayı 21 Eylül tarihine erteledi. 

‘ARSLAN, YÜKSEKDAĞ VE DEMİRTAŞ GİBİ SİYASİ BİR REHİNEDİR’ 

Duruşmayı izleyen HDP’li vekiller ve siyasetçiler, Diyarbakır Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.  Açıklamayı HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş yaptı. Davada tanık oldukları şeyin yargılama olmadığını vurgulayan Beştaş, “Zaten bu dönemde tarafsız adil bir yargılamaya tanıklık etmek mümkün değil.  Bugün Türkiye’de yargı tarafsız değildir. Yargı bağımsız değildir.  Yargının tarafsız ve bağımsız karar verme koşulları tümüyle iktidar tarafından ortadan kaldırılmıştır. Yargı büyük baskı ve tehdit altındadır” diye kaydetti. Mehmet Arslan kendisine bağlı 102 belediyesi ve milyonlarca oyu olan bir partinin eş genel başkanı olduğunu vurgulayan Beştaş, “Mehmet Arslan, Afrin işgaline karşı çıktığı için tutuklanmıştır. Çünkü Afrin’e yapılan operasyon dememiştir, Afrin işgali demiştir” dedi.  Arslan bir siyasetçi olarak yapmış olduğu konuşmalar, katıldığı mevlit ve cenaze töreni nedeniyle hakkında iddianame hazırlandığını hatırlatan Beştaş, “AKP iktidarı kendisi dışında hiçbir siyasete ve siyasetçiyi yaşam hakkı tanımamakta ısrar ediyor. Bu toplumdaki herkesi baskı ve korkuyla kendisine biat ettiremeyecek. Mehmet Arslan tıpkı Figen Yüksekdağ gibi, Sebahat Tuncel gibi, Selahattin Demirtaş gibi bir siyasi rehinedir. Bunun açıkça iktidar tarafından kabul edilip ilan edildiğini Diyarbakır’dan söylemek istiyoruz” dedi.(Mezopotamya Ajansı)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER