Cezaevindeki 'çete' rapora girdi

Kepsut Cezaevi'nde adli mahkumlar tarafından öldürülen Ulaş Yurdakul (40) cinayetini araştıran Adalet Bakanlığı Başkontrolörlüğü'nün haklarında işlem başlatılmasını istediği 26 cezaevi görevlisine dair, Kepsut Cumhuriyet Başsavcılığı “kovuşturmaya yer yok” kararı verdi. Av. Hakan Günaslan, “Raporda cezaevinde bir çete olduğu, idarenin de onları kolladığı anlatılıyor” dedi.

Cezaevindeki 'çete' rapora girdi

Balıkesir Kepsut L Tipi Cezaevi’nde  kalan ve psikolojik sorunları bulunan Batmanlı Ulaş Yurdakul (40), 1 Ocak 2017 tarihinde 8 adli mahkum tarafından Kürt olduğu için işkence edilerek öldürüldü. Mahkûmlardan biri suçu üstlenmesiyle kapatılmak istenen cinayet dosyası, cinayeti işleyen hükümlülerden birinin annesiyle yaptığı telefon görüşmesi üzerine son anda kurtulmuştu. O telefon konuşmasında işledikleri suçu itiraf eden İbrahim Armağan, annesine “Yav askere git dedin, millet dağda öldüremiyor teröristi, biz burda öldürdük işte, daha ne istiyon” demişti.

Ortaya çıkan bu telefon görüşmesi sonrası işlenen cinayete dair hukuki süreç devam ederken, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Başkontrolörlüğü tarafından yapılan inceleme sonucunda bir rapor hazırlandı. 

Cumhuriyet Gazetesi’nden Zehra Özdilek’in haberine göre, raporda cezaevinde görevli 26 kişi hakkında “görevi kötüye kullanmak” suçundan işlem yapılması talep edildi. Bunun üzerine Kepsut Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı, ancak kovuşturmaya yer yok kararı verdi. 

Kararda Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Başkontrolörlüğü’nün hazırladığı rapora binaen soruşturma açıldığı belirtilerek, görevliler ile ilgili isteyerek herhangi bir zararın, kayırmacılığın olmadığına değinildi.

AV. GÜNASLAN: CEZAEVİNDE BİR ÇETE OLDUĞU RAPORLANDI

Hazırlanan rapora dair gazeteye konuşan Yurdakul ailesinin avukatı Hakan Günaslan,  “Basında çıkan haberler üzerine cezaevleri baş kontrolörü gidip 35 gün cezaevinde soruşturma yürütüyor. Ekleriyle birlikte çok detaylı bir rapor hazırlıyor. 377 sayfalık raporda, cezaevinde bir çete olduğunu ve idarenin de bunu kolladığını anlatıp 26 görevli hakkında suç duyurusunda bulunuyor. Bunun üzerine tekrar görevlilerle ilgili ek soruşturma başlıyor ancak savcı yine rapora ve çok sayıda ifadeye rağmen takipsizlik kararı verdi” dedi.

Raporda yer verilen ihmallere de değinen Günaslan, şunları söyledi: “İhmaller zincirinin bir kaçı şöyle; 12 Aralık 2016 tarihinde yapılan sabah sayımında Ulaş Yurdakul’un görevli memurlar önünde fenalaşmasına rağmen müdahalede bulunulmaması. Yurdakul’un 1 Ocak 2017 tarihinde gündüz saatlerinde öldürülmesinden önceki gece saatlerinde hükümlüler tarafından darp edildiğinden bahisle o gece olağan kontrol ve güvenlik görevlerinin yerine getirilmemesi. 15 Aralık 2016 tarihinde akşam sayımında infaz ve koruma memurları C3 koğuşuna girmeden önce ve girdikten sonra Nihat Şen’in, Ulaş Yurdakul’a tokat atması ve bu durumun kameradan görülebiliyor olması. 1 Ocak 2017 tarihinde Ulaş Yurdakul’un sabah sayımında ayakta değil yatağında kontrol edilmesi, sabah sayımından yaklaşık 4-5 saat sonra vefat etmiş olması ve gece darp edildiği sebebiyle sabah sayımında gerekli hassasiyetin gösterilmemesi.” 

'C3 KOĞUŞUNA BİLİNÇLİ OLARAK VERİLDİ'

Av. Günaslan rapordan anlaşıldığı kadarıyla Yurdakul’un terbiye edilmek amacıyla C3 koğuşuna bilinçli olarak verildiğini de dile getirdi.

Günaslan, “Kameranın önünde defalarca dayak yemiş, sayım sırasında baygınlık geçirmiş ancak görevliler müdahale etmemiştir. Bu kadar şiddete uğrayan biri kaçınılmaz olarak ölmüş, ölümünden sonra da cezaevi görevlileri tarafından gerçekleştirilen prosedür eksik olarak tamamlanmış olay adeta örtbas edilmek istenmiştir” ifadelerini kullandı.

Görevlilerin görevlerini ihmal etmeleri sonucu ölümün meydana geldiğini belirten Av. Günaslan şöyle devam etti: “Görevlerini yerine getirmiş olmaları durumunda ölümün meydana gelmeyeceği ortadadır. Olayda infaz koruma memurları, infaz koruma baş memurları, kurum doktoru, kurum 1. ve 2. müdürleri yani baştan sona kurumdaki bütün görevlilerin ihmali davranışı söz konusudur. Soruşturma savcısı müfettiş raporunu yok saymış, takipsizlik kararı ile cezaevi görevlilerini korumuştur.”

İLGİLİ HABERLER

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER