Adalet Nöbeti avukatları hakim karşısına çıktı: Bu bir utanç

İSTANBUL - Polis müdahalesinde gözaltına alınan 9 avukata "Polise direnmek" iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında Avukat Akın Atalay, "Suç işleyenler yerine adalet isteyenlerin yargılanmasına söyleyecek söz bulamıyoruz" derken İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu davayı "Utanç" olarak tanımladı.

Adalet Nöbeti avukatları hakim karşısına çıktı: Bu bir utanç

Cumhuriyet gazetesi davası kapsamında gazetenin yazar ve yöneticilerinin tutuklanmasını protesto etmek amacıyla İstanbul Adliyesi'nde avukatlarca başlatılan Adalet Nöbeti'nin 6 Nisan 2017'deki buluşmasına polis ve güvenlik görevlilerinin müdahalesi sırasında Avukat Gökmen Yeşil ve Erkan Ünüvar yaralanmıştı. Saldırıda bulunan polisler hakkında takipsizlik kararı verilirken, avukatlar Kemal Aytaç , Gökmen Yeşil , Diren Yeşil, Hatice Nur Gök, İsmail Anıl Başoğlu, Kıvanç Kayaoğlu, Özge Serdar, Erkan Ünüvar ve Sevinç Sarıkaya hakkında "Polise direnmek" iddiasıyla 3 yıla kadar hapis cezası ile dava açıldı. İstanbul 50’nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına yargılanan avukatlar Aytaç, Yeşil,  Gök, Kayaoğlu ve Serdar katıldı. Duruşmada, İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz ve Adana Barosu Başkanı Veli Küçük'ün aralarında bulunduğu çok sayıda avukat da meslektaşlarını savunmak amacıyla yer aldı. 

DURAKOĞLU: İÇİMİZE SİNDİREMİYORUZ

Duruşmada ilk olarak konuşan İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, “Avukatların süpürülerek adliyeden çıkarıldığı bir olgunun yargılamasını yapmayalım. Nasıl karar alırsanız alın, yargılamanın yapılmasını içimize sindiremiyoruz. Bir utancı tespit edip çıkalım. Avukatların haksızlığı dile getirirken maruz kaldığı durumun, avukatın adliyeden süpürülerek çıkarılmasının davasının görülmesini anlamıyorum” ifadesinde bulundu. Durakoğlu, davaya dayanak yapılan polis tutanağına tepki göstererek, “Tutanağa göre avukatlar kendi kendini ittiği için yaralanmış” dedi.  

 AYTAÇ: ADALET NÖBETİ ANCAK ALKIŞLANIR

Yargılanan avukatlardan Kemal Aytaç, neden Adalet Nöbeti tuttuklarını anlatarak, “Dava konusu nöbet ilk nöbetimizdi. Biz de tam ne yaptığımızı bilmiyorduk. Karşımızdakileri de bilmiyorduk. Bizim hukuksuzluklarla ilgili ses çıkarmamız gerekiyordu. Özellikle Cumhuriyet gazetesinden avukat arkadaşlarımızın da tutuklanması bir işaret fişeği oldu bizim için. Slogan atmadık. Çünkü biz kendimize bu kuralı koyduk. Emniyet müdürleriyle görüşmelerimizde hepsine anlattık. 'Burası adliye, bizim iş yerimiz. Yaptığımız meşrudur' dedik. Buna rağmen bize saldırdılar” diye konuştu. “Biz haklıyız, meşruyuz” diyen Aytaç, “Eğer bu suçsa 67 haftadır tutulan nöbete katılan yüzlerce kişiye dava açılması gerekir. Burada yargılanması gereken biz değiliz çünkü; suç işlemedik. Adalet Nöbeti yargılanamaz ancak alkışlanır, ödüllendirilir" diye konuştu.  

YEŞİL: EYLEMLERİMİZE DEVAM EDECEĞİZ

Dava kapsamında yargılanan ÇHD İstanbul Şube Başkanı avukat Gökmen Yeşil de şunları ifade etti: "Şayet Adalet nöbetçileri, baro başkanlarımız olmasaydı; halkımıza, emekçilere yönelik saldırılar daha dizginsiz, pervasız olacaktı. Hesap soran hiç kimse olmayacaktı. Bu ülkede insan hakları, demokrasi, insanca yaşamak için Adalet Nöbetçilerinin varlığına ihtiyaç var. Bu nedenle oradaydım. 67 haftadır da buradayız. Biz itiraz etmeye devam edeceğiz. Akıntı çok şiddetli olabilir bazen ancak bizler akıntıya karşı çakıl taşlarıyız. Şayet bu Adalet Nöbeti, eylemler bizden ibaret olmasaydı, hakimler savcılar daha örgütlü olabilseydi bugün hiçbiri baskı altında olmayacaktı. Yargı mensuplarının kendi hak ve özgürlükleri için daha rahat karar verebilirlerdi. Biz Adalet Nöbeti'ne, eylemlerimize devam edeceğiz." 

KAYAOĞLU: BERKİN ELVAN DAVASINA GELENLERE BİLENMİŞLERDİ 

Avukat Kıvanç Kayaoğlu da, “Gözaltında beklerken çevik kuvvet polislerinin aralarında 'Biz Berkin Elvan davasına gelenlere bilenmiştik. Bunlara nasip oldu' dediğini duydum” diye konuştu. Avukat Özge Serdar, “Büyük bir öfkeyle ve kinle müdahale ediyorlardı. Bizim sürekli birarada olmamız nedeniyle öfkeliydiler. Polisler, hakimler bir araya gelemiyorlar çünkü” dedi.

GÖK: ADALET NÖBETİ DAYANIŞMA ÖRNEĞİDİR

Avukat Hatice Nur Gök de, “Adalet Nöbeti bir dayanışma örneğidir. Böyle bir nöbetin gerçekleştirilmesi için en uygun yer iş yerimiz olan adliye idi. Kadın bir polis bana tokat attı. Dosyadaki tek fotoğrafım bu. Omzumdan darp edildim. Ben bu davanın müştekisi olmam gerekirdi. Demokratik, barışçıl bir eylemdi. Müdahaleye gerek yoktu” diye ifade etti. 

DURAKOĞLU: BU BİR UTANÇ

Avukatların savunması ardından İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu, bir kez daha söz aldı. Durakoğlu, “Bu davanın haklı olup olmadığı çabası meslektaşlığımız açısından kabul edilebilir değil. Burada avukatların polis tarafından yetkisiz, kanunsuz bir biçimde 'süpürülmesi' gibi bir gerçeklik var. Bu bir utanç. Bunun yargılamasının yapılmaması gerekir. Biz haksızlıkların olduğu yerde dururuz. Kendi iş yerlerinde sadece ayakta durarak ifade etmeye çalışmışlar. 67 haftadır nöbet tutuluyor kimse yasa dışı demiyor" diye konuştu. 

ATALAY: SÖYLEYECEK SÖZ BULAMIYORUZ

Avukat Akın Atalay, "Şimdi de gerçekten suç işleyenler yerine adalet isteyenlerin yargılanmasına söyleyecek söz bulamıyoruz. Türkiye'de adaletsizliğin ulaştığı seviyeyi gösteren bu dava ayıplı ve kusurlu bir davranıştır. Türkiye'de bunca belgeye araştırmaya bakarak adaletin hukukun ve yargının içler açısı halini görmeyen, üzülmeyen hukukçu varsa o kişinin insaf ve vicdanından kuşku duymak gerekir" dedi.

YEŞİLBOĞAZ: ADALET ÇIĞLIĞININ SESİDİR

Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz da, “Adalet nöbeti adalet çığlığının sesidir. Meslektaşlarımızın da görevidir. Burada hukuki bir savunma yapmak da mümkün değildir. Kendi suçlarını örtbas etmek için yargılama yapılıyor" diye konuştu. Adana Barosu Başkanı Veli Küçük de, farklı seslerin üzerinde yargının baskı unsurunu ortaya koymanın davanın temel amacı olduğunu söyledi ve derhal beraat kararı verilmesinin şartları oluştuğunu söyledi. Avukat Cem Alptekin ise, soruşturma aşamasında suç işlendiğini söyleyerek, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, verdiği ara kararında iddianamede müşteki olarak yer alan polislerin bu suçun mağduru olmadığını, müşteki olarak gösterilen 3 polisin tanık sıfatıyla dinlenmesi için duruşmaya çağrılmasına karar vererek, duruşmayı 12 Ekim'e erteledi.

ADALET NÖBETİ 67'NCİ HAFTADA

Davanın ardından avukatlar adliye içinde bulunan Thamis Heykeli'nin önüne geçerek, başlatmış oldukları Adalet Nöbeti'nin 67'ncisini gerçekleştirdi. Burada yaptıkları bir saatlik nöbetin ardından avukatlar, adliyenin C kapısı önünde basın açıklaması yaptı. (Mezopotamya Ajansı)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER