'Nerede o siviller'e Baydemir'den belgeli cevap
banner247

 HDP Sözcüsü Osman Baydemir, partisinin Diyarbakır İl binasında basın toplantısı düzenledi.  Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) ile bombalanan sivillere ilişkin yeni bilgiler açıklayan Baydemir, Hakkari’de ölen ve yaralananların sivil vatandaşlar olduğunu yineleyerek, yeni belgeler açıkladı.

DAĞDA ATM ŞUBESİ Mİ VAR

31 Ağustos’ta Hakkari merkeze bağlı Tale (Oğul) köyünde Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) bombalaması sonucu yaşamını yitiren Mehmet Temel'in elektrik faturası, ATM kartı ve kredi kartı gibi belgeleri kamuoyuyla paylaştı.  Mehmet Temel’in belgelerini göstererek şunları söyledi; “Sizin terörist dediğiniz 23 Temmuz’da trafik cezası almış. Hayatını yitiren sivil insanın kullandığı araca trafik cezası kesilmiş. Aşırı hızdan, kemer bağlamamaktan dolayı ceza mı kesiyorsunuz örgüt üyelerine? İşte hayatını yitiren sivil insanın bankamatik ve kredi kartları. Ne zamandan beri örgüt mensupları kredi kartı, bankamatik kartı kullanıyor? Hangi ATM şubeleri var dağda? Bir yalan, bir iftira başka yalanları beraberinde getiriyor. Savaş aynı zamanda hakikat düşmanı. Çatışma hakikati öldürmeyi hedefleyen bir canavar. Bir kez daha hakikat öldürülmeye çalışılıyor. İşte hayatını yitiren yurttaşımızın üzerine kayıtlı elektrik faturası. Her ay elektrik faturası ödüyor. Çiftçi projelerine destek için Tarım Bakanlığına başvurmuş. İşte belgesi.”

BU İNSANLAR EVLİ, ÇOCUK SAHİBİ

SİHA tarafından yaşamını yitiren ve yaralananların evli çocuk sahibi sivil vatandaşlar olduğunu belirten Baydemir, “Sadece yargılamanın açıklık ilkesi ihlal edilmiyor. Neredeyse hayatın her alanında yargısız infaz hukuku ile karşı karşıyayız. Arife günü Tale köyü Kanireş mıntıkasında silahlı insansız hava aracı saldırısı sonrasında bir insanımız hayatını yitirdi, 3 insan yaralandı. Bu 4 insanın tamamının sivil olduğuna dair STK’ler, barolar, siyasetçiler açıklamalarda bulundu. Biz hakikati haykırıyoruz. Hayatını kaybeden Mehmet Temel, MEB’e bağlı okullarda binaların tesisat işlerini yapan evli 3 çocuk sahibi bir sivil yurttaşımızdır. İsmail Aydın, evli 5 çocuk babası ve duvar ustasıdır. Musa Tarhan, 54 yaşında evli ve 8 çocuk babasıdır. İbrahim Sak 54 yaşında evli, defterdarlıktan emekli bir babadır.

EĞER SUÇLULARSA NEDEN BIRAKTINIZ

AKP Genel Başkanı Erdoğan nerede bu siviller diye soruyor. İşte burada. Biri mezarda, ikisi cezaevinde biri hastanede. Sadece hayat hakkına saldırıdan söz etmiyoruz.  Sadece hayat hakkına saldırıdan söz etmiyoruz. Aynı zamanda bir yargısız infaz söz konusu. Bir insan yargılanmadan, bütün deliler ortaya konuşmadan nasıl terörist, işbirlikçi ilan edilir? Bütün iddiaları ortaya koydukları argümanlarla çelişmekte. İddialarını kendileri çürütmekte. Söz konu şahısların kayıtları olduğu iddia ediliyor. Bu insanlar saldırıya maruz kalmadan 1 buçuk saat önce kontrol noktasında kimlikleri alındı, GBT kayıtlarına bakıldı ve bu insanlara gidin denildi. Eğer suçlu iseler neden bıraktınız. Kanireş adeta Hakkari ve Tale köyünün mesire alanıdır. Bu insanların tek suçu o gün o saatte orada bulmak. O gün o saatte orada bulunmasalardı böyle bir saldırıya maruz kalmayacaklardı. Gerçek ne ise o gerçeğin kabulü ve aynı zamanda hukuken gereği hayata geçirilmelidir” diye konuştu.

BİZ SİVİL OLDUĞUNU İSPATLIYORUZ, SİZ DE DELİLLERİNİZİ ORTAYA KOYUN

“Biz size bu sivillerin sivil olduğunu ispat ediyoruz. Siz de delillerinizi ortaya koyun” diyen Baydemir, “Hangi hakla, hangi delille bu dört yurttaşımızın suçlu olduğunu ortaya koyuyorsunuz? Bunu ispat edin. Baroların ortak hazırladığı bir rapor var. Bu rapor bile tek başına hakikatin ortadan kaldırılmaya çalışıldığının belgesidir. Yaşanan bir yargısız infazdır. Hükümetin şu ana kadar yaptığı tüm açıklama ve değerlendirmeler, hakikatin yargısız infaza tabi tutulmasıdır. Bir gerçek açığa çıkmasın diye sadece bu sivil yurttaşlarımız infaza maruz kalmadılar” dedi.

SİHA’LARIN SİCİLİ KABARIK

Dünya genelinde SİHA’ların  sicilinin kabarık olduğunu, bugüne kadar yüzlerce çocuk kadın yaşlı, düğün konvoyları bu araçların hedefi haline geldiğini anlatan Baydemir, “Birçok masum insan bu araçların hedefi olmuştur. BM raporlarına girmiştir. İnsansız hava araçlarının işlediği cinayetlerle ilgili BM’ye rapor sunulmuştur. İnsan eliyle kontrol edilen araçların hata yapmayacağı iddiasında bulunmak yalandır. Hani kol saatinin markasını bile biliyordunuz? Daha bir saat önce kontrol noktasından geçen insanların sivil olduğunu nasıl bilemediniz. Ortada bir hakikat karartılması var. Hakikatin tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarılması için çabamızı sürdüreceğiz. Hakikat arayışını kim ortaya koyarsa onun yanında olmaya devam edeceğiz. Meclis İnsan Hakları Araştırma Komisyonu Tale köyüne gitmelidir. Ailelerle görüşmelidir. Hakikat neyse ortaya konulmalıdır” dedi.

TANRIKULU HAKKINDA BİR OLUMSUZLUK ORTAYA ÇIKARSA…

Ölen ve yaralananların sivil olduğunu söyleyen siyasetçilerin de yargısız infaza maruz kaldığını ifade eden Baydemir, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümet sözcüleri ve hükümete yakın medya kuruluşları tarafından hedef gösterildiğini söyledi. Baydemir, “Nasıl ki Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve milletvekillerimiz AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın talimatıyla cezaevine konulduysa, bugün de böylesi bir atmosferden geçiyoruz. Bu itibarla Sezgin Tanrıkulu hakkında bir olumsuzluk ortaya çıkarsa bunun birinci derecede sorumluları AKP Genel Başkanı Erdoğan, İçişleri Bakanı Soylu ve şakşakçı yazarlardır” diye konuştu.

KÜÇÜK DİYE CEZAEVİNE TAŞIDILAR, AMA 20 KİŞİ İZLEYEBİLECEK

Figen Yüksekdağ’ın yargılandığı davanın duruşmasının Sincan Cezaevi’nde görülmesine dair mahkeme kararını da eleştiren Baydemir, “Mahkeme heyeti duruşma salonunu Ankara’dan alıp Sincan’a taşıdı. Gerekçe ise duruşma salonunun küçüklüğü ve yoğun izleme taleplerine mahkeme salonunun elverişli olmayışıydı. Maalesef öğrendik ki duruşma ancak 20 kişinin izleyebileceği bir salona alınmış. Yargılamanın aleniyeti ihlal ediliyor. Eş Genel Başkanımız Yüksekdağ’ın sözleri insanlardan saklanmak isteniyor. Eğer duruşma aleniyet ilkesine aykırı gerçekleşirse Eş Genel Başkanımız Yüksekdağ mahkemeye katılmayacak” diyerek herkesi duruşmaya çağırdı.

Açıklamanın ardından, basın mensuplarının  Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nde 25 Eylül’de yapılacak referanduma ilişkin Erdoğan’ın dün akşam yaptığı açıklamalara ilişkin değerlendirmesi sorulan Baydemir "Kürt halkının iradesine müdahale etmeye, Kürtleri tehdit etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur Herkesin Kürt halkının iradesine saygı duymaya davet ediyoruz. Kürt halkının referandum sonrası iradesine de saygı duyuyoruz. Kardeşlik hukukunun, komşuluk hukukunun gereği budur” diye cevap verdi.

Kerkük Valisi Necmettin Kerim'in görevden alınmasına tepki gösteren Baydemir, "Herhalde buraya kayyum atadıkları gibi, Bağdat hükümeti, Kerkük Valisinin yerine kayyum atamak istiyorlar" diyerek bunun anti demokratik bir uygulama olduğunu söyledi.ARTI GERÇEK -

İŞTE O BELGELER:

İLGİLİ HABERLER

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Millete küfreden 'Milletin A... koyacağız'...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17-25 Aralık ile ortaya çıkan ses kayıtlarında 'Milletin A......

Haberi Oku