Çölleşme Ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Hanifi Avcı:

26 ülkeden 51 uzmanın katıldığı “Çölleşme ile Mücadele Uluslararası Eğitimi” çalıştayı, Mersin’in Erdemli ilçesinde başladı.Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu’nda gerçekleştirilen toplantıda konuşan Orman ve Su...

Çölleşme Ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Hanifi Avcı:
26 ülkeden 51 uzmanın katıldığı “Çölleşme ile Mücadele Uluslararası Eğitimi” çalıştayı, Mersin’in Erdemli ilçesinde başladı.

Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu’nda gerçekleştirilen toplantıda konuşan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele (ÇEM) Genel Müdürü Hanifi Avcı, “Türkiye çöl olacak deniliyor, bu belirtilirken de NASA kaynakları referans veriliyor. Ancak yapılan çalışmalarla Türkiye çöl olmayacaktır” dedi.

Uluslararası eğitimle ilgili bilgi veren Avcı, “23 Afrika ülkesinden, 3 ülke de Asya’dan olmak üzere eğitim çalışmasına toplam 26 ülkeden 51 uzman katıldı. Mersin’in Erdemli ilçesinde başladığımız bu programı Konya’da tamamlayacağız. Burada Akdeniz’in sıfır rakımından başlamak üzere Torosların dağlık alanlardaki çölleşmeyle mücadele çalışmalarını göstereceğiz. Daha sonra da kurak alan olan Konya’daki sahaları birlikte gezeceğiz. Burada Türkiye deneyimlerini paylaşacak, hem de katılan ülkeler deneyimlerini bizlere aktarmış olacak” diye konuştu.

Dünyanın ormanlaşmada ve çölleşmeyle mücadelede birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade eden Avcı, “Bu bağlamda da Türkiye’den çok şeyler bekleniyor. İklim değişikliği önümüzdeki yılların en büyük problemi. Son zamanlarda sel felaketleri olsun, sıcaklıklardaki artışlar, hastalıklar, gıda temini problemleri, topraklarda tuzlaşma konularında sıkıntılar yaşanıyor. Toplumların bu konuda ortak çalışması gerekiyor” dedi.

Türkiye’nin son 50 yıllık ormancılık faaliyetlerine de değinen Avcı, “Son 50 yıldır yaptığımız ormanlaştırma ve ağaçlandırma çalışmaları toplam olarak 7 milyon hektardan daha fazla. Milyarlarca fidan dikilmiş. Türkiye son 30 yıl içerisinde orman alanını 1,5 milyon arttırmış. Sadece alan olarak değil orman servetini hacim itibariyle yüzde 50 daha arttırmış. Bunun sonuçlarını ileri doğru göreceğiz. Ormanlar küresel ısınmaya neden olan karbondioksiti yutan kaynaklardan bir tanesi. Dünya ne kadar yeşillenirse iklim de o kadar iyileşecektir. Bir yandan ısınma var, diğer yandan bununla mücadele olarak da ağaçlandırma o kadar önemli” ifadelerini kullandı.

NASA’nın referans gösterilerek Türkiye’nin çöl olacağı söylentilerine de değinen Avcı, şunları kaydetti: “1980’li yıllarda Türkiye’nin 2000’li yıllarda çöl olacağı söyleniyordu. O yıllara geldik, 2020’de çöl olacak dendi. Şimdi de duyuyoruz 2030’da çöl olacak deniliyor. Bu belirtilirken de NASA kaynakları referans veriliyor. Biz bu şekilde çalışmaya devam edersek, söylentiler 2050’lere 2100'lere kadar gidecektir. Ancak yapılan çalışmalarla Türkiye çöl olmayacaktır. Bu biraz da bize bağlı. Bir memleketi, bir araziyi bozmak insanın elinde. İklim değişikliğinin de etkisi vardır ama insanlar bunu telafi edebilirler.”

Yurt içinde yapılan çalışmalardan diğer ülkelerin de olumlu yönde etkilendiğini dile getiren Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Mahir Küçük ise, “Türkiye ormancılık, çölleşmeyle mücadele ve yeşillendirme konularında uluslararası çalışmaları takip etmekte, takip etmenin de ötesinde bu süreçlerin bizzat içerisinde bulunmakta. Türkiye ormancılıkla ilgili deneyimlerini yaymayla ilgili de gayretini sürdürüyor. Bizim Türkiye’de yaptığımız çalışmalar ister istemez komşularımızı da olumlu manada etkiliyor. Ormancılık ve iklim değişikliğiyle mücadele sadece bir devletin yapacağı bir husus değildir” şeklinde konuştu.

Eğitim çalıştayına Orta Afrika ülkesi Benin’den katılan uzman Boukarı Adam Ouarakpe de, şunları söyledi:

“Benim buradaki amacım Türkiye’nin çölleşmeyle mücadele konusundaki deneyimlerinden bir şeyler çıkartabilmektir. Sonuçta bizler de ülkemizde çölleşmeyle mücadele ediyoruz. Ama bunlar genelde bizde yangınlar, ağaçların düzensiz bir şekilde kesilmesi, toprakların düzensiz kullanımıyla, hayvanların otlamasıyla ilgili oluyor. Bizim de ülkemizde çölleşmeyle ilgili birtakım uygulamalarımız var. Burada Türkiye’nin zengin deneyiminden, dünyaca tanınan deneyiminden faydalanabilmeyi hedefliyoruz. Bu çalışmaların bizim ülkemizde bazı iyileşmelerin sağlanmasına yardımcı olacağını ve çölleşmeyle ilgili iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendireceğini düşünüyoruz.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER