Adli Tıp Uzmanı Biçer: Garzan'da Minnesota Protokolü'ne uyulmadı

Garzan Mezarlığı’ndaki cenazelerin çıkarılması sırasında Minnesota Protokolü'ne uygun hareket edilmediğini söyleyen Adli Tıp Uzmanı Ümit Biçer, kemiklerde biyolojik materyal elde edilecek verilerin saptanamamasına, kaybolmasına yol açılacağını söyledi.

Adli Tıp Uzmanı Biçer: Garzan'da Minnesota Protokolü'ne uyulmadı

HABER MERKEZİ-Bitlis’in Yukarı Ölek (Oleka Jor) köyünde yer alan Garzan Mezarlığı’ndaki 267 cenaze çıkarılmıştı. Cenazelerin Adli Tıp Kurumu’na götürülmesini değerlendiren Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Ümit Biçer, kamuoyuna yansıyan haberlere bakıldığı zaman buradaki cenazelerin çıkarılma şeklinde Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası protokol olan Minnesota Protokolü'ne uygun hareket edilmediğini söyledi. Protokole uyulmamasından dolayı cenazelere zarar gelebileceğine dikkat çeken Biçer, kemiklerde biyolojik materyal elde edilecek verilerin saptanamamasına, kaybolmasına yol açılacağını söyledi. 

'KUŞKU VE GÜVENSİZLİK SÖZ KONUSU'

Minnesota Protokolü'nün, yapılacak işlemlerin, objektif, oradaki ölen insanların yakınlarının da nezaret ettiği, her türlü incelemenin, bilimsel mesleki standartlara uygun olarak gerçekleştirilmesi zorunluluğunu doğurduğunu belirten Biçer, "Burada yapılacak işlemlerde öncelikli hedef kimliği belirsiz kişileri saptayıp onlarla ilgili incelemeleri başlatmak. Bu insan gücünün doğru planlanması ve uygun bir şekilde çalışmasına sağlamak, izlenmesi gereken bir yoldur. Üstelik ailelere haber verilmemiş, ailelerin vekilleri bu olaydan haberdar edilmemiş. Bu tür durumlar hem yapılan işlemlerle ilgili kuşkuları arttırmakta hem de yapılan inceleme sonuçlarıyla ilgili güvensizliği baştan oluşturmaktadır. Devletin herhangi bir yerdeki ölümle ilgili incelemelerde izlemesi gereken yol, Minnesota Protokolü'dür" dedi. 

'AİLELER İZLENEN YOLA DAHİL EDİLMELİ'

Cenazelerin çıkarılmasında uygulanan planlama, teknik çalışmaların sıkıntıları arttırdığını ve bununla birlikte ailelerde ve toplumda başka kuşkuların doğacağına dikkat çeken Biçer, devletin öncelikli görevinin buradaki inceleme amacının tamamen kimliklendirmeye odaklı olduğu konusunda insanları ikna etmesi olduğuna değindi. 

Konunun çözümlenmesi gerektiğini belirten Biçer, şöyle devam etti: "İzlenen yöntem, olayın çok farklı bir şekilde gerçekleştirilmiş olduğuna ilişkin iddialarla ilgili konularda ailelerin kaygı duymalarına, cenazelerine yönelik saygısızlık yapıldığına, cenazelerin harap edildiği duyguları oluşmasına yol açmaktadır. Bu konunun bir an önce çözümlenmesi lazım. Ailelerin ve avukatlarının neler yaşandığını ve burada izlenen yöntemin ne olduğunu bilmeye hakları var. Çünkü kimliklendirme işlemini yapabilmek için de, devletin sonrasında orada çıkardığı cenazeleri birileriyle eşleştirmek, birilerinin biyolojik bilgileri, DNA'larıyla karşılaştırmak için önemlidir. Ama bugüne kadar herhangi bir aileden örnek alınmaması, ailelere çağrı yapılmaması, ciddi bir belirsizlik yaratmaktadır." 

‘KAZILARDA DELİLLERİN KAYBOLMASI SÖZ KONUSU’

Minnesota Protokolü'nün uluslararası standartlardan Adli Tıp'la ilgili temel gerekliliklerden söz eden Biçer, "Cenaze sahiplerinin anılarına saygı gösterilme talepleri, ailelerin en temel haklarıdır. İkinci bir husus, özellikle siz usulüne uygun bir değerlendirme yapmadığınız takdirde kamuoyunda, ailelerde, aslında toplumun bütününde ciddi anlamda bir kuşkuya neden olursunuz. Üçüncü unsur ise, bu yöntemler usulüne uygun olmayan araçlarla gerçekleştirildiği takdirde orada bulunan cenazelerin zarar görmesi, kemiklerin biyolojik materyal elde edilecek verilerin saptanamamasına, kaybolmasına yol açacaktır. İş araçlarıyla yapılan kazılarda delillerin kaybolması söz konusu olacaktır" şeklinde konuştu. 

MİNNESOTA OTOPSİ PROTOKOLÜ NEDİR?

Minnesota protokolü, "Yasadışı Yargısız İnfazlarla İlgili BM Otopsi Protokolü" olarak biliniyor. ABD'nin Minnesota eyaletinde 1990 yılında kaçak göçmen işçilere yönelik ölümle sonuçlanan yargısız infazlar nedeniyle hazırlandı ve Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilerek uluslararası bir belge haline geldi. Birleşmiş Milletler'in ölenlerde işkence muayene usullerini ve standartlarını belirleyen Minnesota Otopsi Protokolü'nün kabulü, işkence olgularının uygun olmayan otopsilerle gizlenmesinin önüne geçmekte önemli rol oynadığı kabul ediliyor. İnsan hakları ihlallerinde ölüm olgularının, ayrıntılı biçimde incelenmesini sağlayan yöntem ve otopsi kurallarını içeren protokolü, Türkiye de taraf olarak kabul etmişti.

Mezopotamya Ajansı

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER