Erciş'te Evinden külleri çıkarıldı mahkeme 'kasten öldürme yok' dedi

VAN -Erciş'te “İçeride teröristler var” iddiasıyla polisler tarafından ateşe verilen evde yanarak can veren Hediye Ataman’a ilişkin takipsizlik veren Erciş Sulh Ceza Hakimliği, "kasten öldürme" suçunun oluşmadığını ileri sürdü.

Erciş'te Evinden külleri çıkarıldı mahkeme 'kasten öldürme yok' dedi

Van’ın Erciş ilçesine bağlı Çelebibağı Mahallesi’nde 18 Kasım 2016 tarihinde “İçeride teröristler var” iddiasıyla polisler tarafından ateşe verilen evde bulunan Hediye Ataman (43) yaşamını yitirmişti. Ataman'ın ölümüne ilişkin başlatılan soruşturmaya ilişkin Erciş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın takipsizlik kararı vermesi üzerine avukatlar tarafından yapılan itiraz da Erciş Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildi. Karar avukatlar tarafından Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) taşındı.

'TAMAMEN YANAN VÜCUTTA KURŞUN İZİ BULUNMAMIŞ!'

Ataman Ailesi avukatları Esra Akgün ve Mahmut Kaçan’ın “yaşam hakkının ihlal edildiği” gerekçesiyle Erciş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın verdiği takipsizlik kararına itiraz etti. Erciş Sulh Ceza Hakimliği'ne yapılan itirazda Ataman'ın yakılarak öldürüldüğü belirtildi. Uzun bir aradan sonra itiraz kararını değerlendiren Erciş Sulh Ceza Hakimliği, Ataman’ın öldürüldüğü evde “örgüt elemanları” ile polisler arasında çatışma çıktığını ve polislerin hiçbir kusurunun olmadığını savundu. Yakılan evin içinde “örgüt elemanlarının” olduğunu ileri süren mahkeme, “Örgüt elemanlarını etkisiz hale getirmek” için polislerin ateş açtığını, ateşe karşılık verilmesi üzerine evde çatışma çıktığını ve çıkan çatışmada 3 polisin yaralandığını iddia etti. Mahkeme, ayrıca olay sırasında örgüt üyelerinin el bombası kullandığı ve kullanılan el bombasının evin içerisinde patlaması sonucu evde yangın çıktığı, yaşanan yangından dolayı da Hediye Ataman'ın yaşamını yitirdiğini savundu. Kararda otopsi raporunda da Ataman'ın vücudunda kurşun izi tespit edilmediği belirtildi. 

HAKİMLİĞE GÖRE KASTEN ÖLDÜRME SUÇU OLUŞMAMIŞ!

Mahkeme kararın sonunda ise şu ifadelere yer verdi: "Yapılan hususların tüm yönüyle incelendiği ve kasten öldürme suçlarının oluşmadığı, Erciş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın verdiği takipsizlik kararının usul ve yasalara aykırılığının bulunmadığı bu nedenle yapılan itirazların reddine karar vermek gerekmiş olup, kanun yolları kapalı olmak üzere kesin karar verilmiştir." 

 EŞİNE 18 YIL 4 AY HAPİS CEZASI VERİLDİ

Yaşanan olayın hemen ardından gözaltına alınan Hediye Ataman'ın eşi Ahmet Ataman'a ise "Örgüt üyeliği" iddiasıyla 10 yıl, "Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirilmesi" suçundan ise 8 yıl 4 ay hapis olmak üzere toplam 18 yıl 4 ay hapis cezası ve 16 bin 600 TL para cezası verilmişti. Ancak Ataman'ın evinde bomba bulunduğuna dair hiç bir kanıt da dosyaya eklenmemişti. 

REMZİYE BOR KARARINI HATIRLATTI

Hakimliğin Ataman kararına benzer bir karar da, Van’ın İpekyolu ilçesi Hacıbekir Mahallesi’nde 19 Nisan 2016 tarihinde evine yapılan baskında yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamanı yitiren Remziye Bor (27) için verilmişti. Van Cumhuriyet Başsavcılığı, öldürüldüğü sırada 7,5 aylık hamile olan Bor olayı için “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı vermişti. Remziye Bor'un eşi İrfan Bor’a ise “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 7 yıl 6 ay hapis ceza verilmişti.

SAVCILIK HİÇBİR ARAŞTIRMA YAPMAMIŞ

Hediye Ataman'ın öldürülmesi ile ilgili faillerin bulunması için yaptıkları tüm başvuruların ret edildiğini söyleyen Ataman ailesinin avukatlarından Esra Akgün, "Erciş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 'Kovuşturmaya yer olmadığı' kararına ilişkin Erciş Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz ettik. Kararın kaldırılıp, etkin ve geniş bir soruşturma yapılıp faillerin bulunmasını istedik. Sulh Ceza Hakimliği, tarafımıza verdiği bilgide 'soruşturmanın genişletilmesi ara kararı verildiğini, savcılıktan bazı evraklar istediğini, bu evrakların geldiğinde nihai kararı vereceğini' söyledi. Savcılık ile sürekli yaptığımız görüşmelerde 'Adli Tıp Kurumuna ve bazı yerlere yazılan müzekkere cevaplarını beklediklerini, cevaplar geldiğinde Sulh Ceza Hakimliği'ne göndereceklerini' söylediler. Erciş Sulh Ceza Hakimliği tarafından tarafımıza gönderilen itirazımızın reddedildiğine ilişkin kararda gördük ki aslında savcılık tarafından yeni ve etkin bir soruşturma yapılamamış. Hatta Adli Tıp Kurumu'na herhangi bir yazı yazılmamış, hiçbir kolluk görevlisinin ifadesi alınmamış, olay yerinde keşif yapılmamış" dedi. 

'KOLLUK GÖREVLİLERİ HEP KORUNDU'

Hediye Ataman'ın evinde korkunç bir şekilde yaşamını yitirdiğini söyleyen Akgün, "Ancak böylesi vahim bir olayda savcılık makamı başından itibaren kolluk görevlilerini koruyarak hareket etti. Etkin ve bağımsız bir soruşturma yapılmadı. Zira tek bir kolluk görevlisinin bırakın şüpheli olarak, bilgi sahibi olarak bile ifadesine başvurulmadı. Olay kapatılıp unutturulmak istendi. Soruşturma dosyasında başından itibaren kısıtlama kararı olduğu için dosyayı göremiyorduk. İtirazımın reddi kararından sonra Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunmak amacıyla savcılıktan dosyanın bir örneğini aldık. Gördük ki dosyada bizim ve Ahmet Ataman'ın dilekçeleri, kolluğun olay yeri tutanakları ve Hediye Ataman'a ait yine bizim dosyaya sunduğumuz fotoğrafların olduğu CD örneği dışında tek bir yeni belge, araştırma tutanağı yok" diye konuştu.  

İŞKENCE ALTINDA ALINAN İFADE ESAS ALINDI

Ahmet Ataman'ın evde bulunduğu iddia edilen bombalarla ilgili değil, Muş'un Bulanık ilçesinde yaşanan bir olaydaki patlama ile ilgisinin olduğu iddiasıyla ceza verildiğini belirten ailenin avukatlarından Mahmut Kaçan, "Ahmet Ataman, eşi Hediye Ataman’ın yakılarak öldürülmesi üzerine tutuklanmasının üzerinden 5 gün geçtikten sonra cezaevinden yazdığı dilekçe ile polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda; kolluk güçlerince evine yapılan saldırı ve bombalama sonucu ikametinde yangın çıktığını, gözleri önünde evde bulunan eşi Hediye Ataman'ın yakılarak öldürüldüğünü, olay esnasında kendisinin de infaz edilmeye çalışıldığını, kendisinin yere yatırılarak ateş açıldığını ve sağ omzundan açılan ateşle yaralandığını, polislerin kendisini de öldürmek amacıyla yanan eve atmayı tasarladıklarını ancak olay yerine gelen komşuları nedeniyle bunu yapamadıklarını belirtmiştir. Ayrıca 12 Aralık 2016 tarihinde yine cezaevinden şikayeti ile ilgili ikinci bir dilekçeyi Erciş Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi" hatırlatmasında bulundu.  

EŞİNİN İFADESİ DAHİ ALINMADAN DOSYA KAPATILDI

Erciş Cumhuriyet Başsavcılığı'nca açılan soruşturmada esasa ilişkin tek bir işlem yapılmadan tek bir kanıt toplanmadan Ahmet Ataman’ın aynı gün işkence ile alınan ifadesine dayalı olarak takipsizlik kararı verildiğini söyleyen Kaçan, avukatlar olarak bu karara itiraz ettiklerini belirtti. İtirazı inceleyen Erciş Sulh Ceza Hakimliği soruşturmada birtakım eksikliklerin olduğu gerekçesiyle 3 Ocak 2018 tarihinde soruşturmanın genişletilmesine karar verdiğini ifade eden Kaçan, "Erciş Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmanın genişletilmesi kararında belirtilen eksiklikleri tam 1 yıl içinde o da eksikliklerle tamamlayarak dosyayı tekrar Erciş Sulh Ceza Hakimliğine gönderdi ve Erciş Sulh Ceza Hakimliği takipsizlik kararının neredeyse aynı gerekçelerle reddederek soruşturma dosyasını kapattı. Biz Ahmet Ataman’ın avukatları olarak Hediye Ataman’ın yakılarak öldürülmesi olayının ilgililerce etkin, hızlı ve adil yargılama ilkelerine uygun yürütülmediği, faillerin tespit edilmediği, müşteki olan Ahmet Ataman’ın dahi ifadesinin alınmadığını ifade ediyoruz" dedi. 

ANAYASA MAHKEMESİ'NE BAŞVURU YAPILDI

Avukat Kaçan, Ataman'ın faillerinin kolluk gücü olduğu tartışmasız olan Hediye Ataman’ın yakılarak öldürülmesi olayına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) dayanarak Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunduklarını belirtti. 

Güncelleme Tarihi: 11 Mart 2019, 19:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER