Yeni sistem döviz-faiz alemine güven vermedi

ANKARA - Gelişmekte olan ülkelerle birlikte Türkiye’ye de sıcak para girişi azalıyor. Kırılgan ekonomide bu durum dövizin yükselmesi anlamına gelirken, ekonomist Mustafa Sönmez, yeni sistemin yabancı sermayeye güven vermediğini ve doları ateşlediğini söyledi.

Yeni sistem döviz-faiz alemine güven vermedi

Yeni kabinenin açıklaması ardından piyasaların sert tepkisi sürüyor. Dolar, TL karşısında 5 TL bandını zorladı. Ekonomist Mustafa Sönmez, yeni ekonomi yönetimine dair, “Merkez Bankası’nı daha fazla kontrolleri altına almak ve yönetim üzerinde kontrol hissettirmek istiyorlar. KHK bunu yapmak istediler ama bu ne işe yarayacak? Bu ihtiyaçları olan batıdaki dış kaynak sahipleri, MB’nin baskı altına alınmasından hoşnut değiller. Erdoğan, Londra’ya gidip, bunu ima ettiğinde dolar fiyatları artmıştı. Yabancı kaynaklar ‘bağımsızlık’ istiyor. Sizin de yabancı kaynağa ihtiyaç varken böyle politikalar doğru değil. Hazine ve Maliye’nin başına damadı getirmek yine dış para sahiplerinin hoşnut oldukları bir şey gibi görünmüyor” dedi.

KABİNE DÖVİZ-FAİZ ALEMİNE GÜVEN VERMEDİ

Dövizdeki hızlı artışı, “Yeni sistem, kabine, piyasaya, döviz-faiz alemine güven vermedi” diye değerlendiren Sönmez, “Kabinenin açıklandığı anda 4.55’ten 4,70’lere çıktı. Şimdi, 4,90’larda ve inmek bilmiyor. Bütün yabancı gözlemciler, yatırım bankaları kurda sürekli hızlı artış olacağını söylüyorlar. Türkiye’nin yatarım yapmaya uygun olmadığın müşterilerine rapor ediyorlar. O nedenle yeni cumhurbaşkanlığı sistemi işleyecek bir sistem gibi görünmüyor” dedi.

‘İKİNCİ ARJANTİN OLMAYA ADAY’

Sönmez, Türkiye’nin bir an önce hem iç hem de dış aktörler açısından güçlü güven kredisine ihtiyacı olduğunu söyledi. Sönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni cumhurbaşkanlığı sistemi güven vermiyor hem de ekonominin en kırılgan olduğu zamanda. Son olarak yıllık 58 milyar dolara ulaşan bir cari açık olduğu açıklandı. Bu da milli gelirin yüzde 6.5- 7 oranında. Böyle bir durumda olan dünyada sadece Arjantin var o da İMF’ye gitti. Türkiye’de ikinci Arjantin olarak gözleniyor. Bunun tekzip edecek herhangi bir olumlu gelişme de yok. Enflasyon yüzde 20’ye doğru seyrediyor, bütçe açığı devasa boyutlarda. Yatırımcı ve tüketici için güven ortamı yok. Bunlarla, yeni rejimin baş etmesi kolay görünmüyor.”

DIŞ BORÇ

Türkiye’nin dış borcu 453 milyar dolar civarında. Bu oran milli gelirin yüzde 48’i civarında. Borcun milli gelire oranın yükselmesi “Asya tipi kriz” beklentisi oluştururken Sönmez, konuyu şöyle değerlendirdi: “Oranın yükselmesine gerek yok. Önemli olan borcu çeviriyor musun, çeviremiyor musun. Türkiye’de borç çevrilemeyecek düzeyde. Çünkü dışarıdan yeni kredi açılmıyor, para girişi yok. Mayıs ayı cari ödemeler dengesi para girmediği tam tersine çıktığını gösteriyor. Yeni para girmezse borç dönmez. O zaman da döviz arzı sınırlı kaldığı için fiyatlar durmadan artıyor. Bununla da baş edemezsin. Para bulmak için İMF’nin kapısını çalmak zorundasın. Şimdiye kadar bildik yollarla, sıcak para ve doğrudan yatırım biçiminde yeni para girişi olmazsa İMF’nin kapısına gidilir. İMF’de kredi verir, ama ‘enflasyonu düşür, kamu açığını kapat’ der, bunun için de ‘kemer sık, zam yap, vergileri artır’ der, acı reçeteleri uygular.”

SICAK PARA GİRİŞİ AZALIYOR

Sönmez, tüm meselenin dönüp dolaşıp Türkiye’ye sıcak para girişinin olup olmadığına geldiğine dikkat çekti. Açıklanan rakamlar sıcak para girişinin olumsuz olduğunu gösteriyor. MB verilerine göre, Mayıs ayında Türkiye’den 1 milyar dolarlık sıcak para çıkışı oldu ve ilk beş aydaki net giriş tutarı da 1 milyar 22 milyon dolara geriledi. Oysa Türkiye geçen yılın ilk beş aylık döneminde uluslar arası portföy yatırımcılarından ek 13.2 milyar dolarlık borç bulabilmişti.

Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) verileri yılın ilk altı ayında Türkiye'ye sıcak para girişinin 2017'nin aynı dönemindekinin 50'de 1'ine düştüğünü gösterdi. Yılın ilk altı ayında Türkiye'ye 383 milyon dolar portföy girişi yaşandı. 2017’nin aynı dönemindeki giriş 17,7 milyar dolar olmuştu.

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN GENELİNDE GİRİŞ OLMUYOR

Yine IIF’nin verilerine göre, yılın ilk altı ayında gelişmekte olan ülkeler grubuna yönelik portföy girişinin 56,1 milyar dolarlık kısmı tek başına borç senetleri üzerinden gerçekleşti. 2017’de bu rakam 126 milyar dolardı.

MA / Deniz Nazlım

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER