QSD Genel Komutanı Ebdi: Cephe savaşı bitti DAİŞ’i tamamıyla bitirmek için yeni strateji belirledik

DÊRA ZOR - DAİŞ'e karşı cephe savaşının bittiğini belirten QSD'nin Genel Komutanı Mazlum Ebdi, DAİŞ'in zihniyet ve ideolojik yapılanmasının da tamamen bitirilmesi için yeni bir strateji belirlediklerini söyledi. Ebdi, "Bölgenin istikrarı, dış güçlerin saldırılarına açık olmaması ve sahadaki güçlerin karar sahibi olması temelinde Güvenli Bölge Projesi'ni kabul edebiliriz" dedi.

QSD Genel Komutanı Ebdi: Cephe savaşı bitti DAİŞ’i tamamıyla bitirmek için yeni strateji belirledik

Suriye iç savaşına 2013’ün sonlarına doğru uluslararası ve bölgesel güçlerin desteği ile dahil edilen DAİŞ, Dêraz Zor’un Hecin beldesinde son saatlerini yaşıyor. Sahaya sürülmesi ile Irak ve Suriye’de birçok yerde hakimiyet sağlayan DAİŞ,  Kobanê’ye de saldırmış, ancak (YPG)  (YPJ) tarihe mal olan direnişi ile ilk yenilgisini almıştı. Girêspî, Eyn İsa, Hesekê, Minbic, Tabqa, Rakka ve en son da Dêra Zor’a kadar kademe kademe geriletilen DAİŞ’in varlığı, 600-700 metrekareye sıkıştırıldı. Suriye sahasında 6 yıllık savaş ile DAİŞ'i tüketen Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) Genel Komutanı Mazlum Ebdi, Mezopotamya Ajansı’nın (MA) sorularını yanıtladı.

DAİŞ’in bulunduğu son toprak parçası olan Hecin beldesinde sorularımızı yanıtlayan Ebdi, DAİŞ’e karşı verilen mücadelenin yanı sıra, DAİŞ sonrası yol haritası, uluslararası koalisyon ile ilişkiler, güvenli bölge, ve Suriye rejimi ile gerçekleştirdikleri görüşmeleri değerlendirdi.

Dêra Zor’da DAİŞ’e karşı “Cizre Fırtınası” adıyla yürüttüğünüz operasyon ne aşamada?

5 yıldır DAİŞ’e karşı savaşıyoruz. DAİŞ ile ilk savaşımız 1 Ocak 2014 yılında Til Hemis’te gerçekleşti. O günden bugüne kadar onlara karşı savaşımız devam ediyor. Fakat bugün DAİŞ’le askeri mücadelemizin sonuna geldik. Şimdi onlar Dêra Zor’da bulunan Baxoz köyünde küçük bir noktada sıkıştırılmışlar. Sivilleri kalkan olarak kullanmaları ve bazı esirlerimizin ellerinde bulunması nedeniyle temkinli yaklaşıyoruz. Şu an savaşçılarımız hem sivilleri, hem de esirlerimizi kurtarmak için mücadele ediyor. DAİŞ’e son demlerini yaşatıyorlar. Onun için DAİŞ’in bitimine günler değil, saatler kaldı. 

Fiziki olarak biten DAİŞ’in zihniyet ve ideolojik olarak da bittiğini söyleyebilir miyiz?

 Baxoz köyü ile birlikte DAİŞ’le cephe savaşının bittiğini söyleyebiliriz. DAİŞ’in askeri olarak görünen varlığı bitiyor. DAİŞ’in hilafeti yenildi. Ancak bu DAİŞ’in askeri örgütlenmesinin bittiği anlamına gelmiyor. Tamamıyla bitirmek için yeni bir strateji belirledik.

DAİŞ sadece zihni ve ideolojik değil, daha varlığını devam ettiriyor. Gizli askeri örgütlenmesi de bulunuyor. Baxoz köyü ile birlikte DAİŞ’le cephe savaşının bittiğini söyleyebiliriz. 5 yıldır dünyaya meydan okuyan DAİŞ, hilafetini ilan etmişti. Büyük bir alanı kontrol altına almıştı. Bu anlamda da büyük bir savaş yürütüyordu. Bugün, bu bitiyor. DAİŞ’in askeri olarak görünen varlığı bitiyor. DAİŞ’in hilafeti yenildi. Ancak bu DAİŞ’in askeri örgütlenmesinin bittiği anlamına gelmiyor. Bundan dolayı tamamıyla bitirmek için yeni bir strateji belirledik. Bu stratejimiz iki aşamalı olarak yürütülecek. Birinci aşaması DAİŞ’in cephe hattı düşünce devreye girecek. Kuzey ve Doğu Suriye Bölgesi'nde halen binlerce DAİŞ’li bulunuyor. Hücre sistemi ile her yere dağılmışlar. Fırat havzası, Habur suyu hattı ve Irak ile Suriye sınırı alanlarında halen eylemler düzenleyip, halka saldırıyorlar. Önceliğimiz bu alanlarda geniş çaplı güvenlik operasyonları gerçekleştirmek olacak. Bu da aşama aşama yapılacak. Bu operasyonları da koalisyon ile birlikte yürüteceğiz. Belki eskisi gibi bütün güçlerimiz yer almayabilir ama büyük bir güç bu operasyonlarda yer alacak. 

İkinci aşama ise, daha büyük bir zamanı kapsıyor. Farklı özellikleri de var. DAİŞ bu alanlarda toplumsal bir temel oluşturdu. DAİŞ’in fikirlerinden etkilenen insanlar var. Bu anlamda onların çalışmalarını yapanlar da bulunuyor. Bunun için büyük bir mücadele gerekiyor. İkinci aşama ise, bu çerçevede yürütülecek. Demokratik bir toplumun yaratılması için bütün gücümüzle mücadele etmeye devam edeceğiz.

 Kimileri mücadelenizin DAİŞ’e karşı verdiğiniz savaşla başladığını sanıyor. Bize bu süreçten biraz söz eder misiniz.

Elbette sadece Kobanê’de onlara karşı verdiğimiz savaşla başlamadı. Öncesi de var. Ancak DAİŞ Kürtlere etraflıca saldırdı. Güney Kürdistan’da Şengal ve Maxmur’a saldırdıktan sonra Kobanê’ye yöneldi. Biz savunma savaşı verdik. Öncelik halkımızındı, ancak bu savaş bütün insanlığın savunması için yapıldı. Bütün insanlık adına biz bu savaşa girdik. DAİŞ’e karşı kimse cesaret edemiyordu. Devletleri bile dize getirmişti. Suriye rejimi, DAİŞ’e karşı savaşamıyordu. Aralarında bir anlaşma vardı. Şimdi DAİŞ’e karşı olduklarını söyleyenler de öyleydi. 

DAİŞ’in hilafet ilan ettiği Rakka’nın düşürülmesinden sonra Suriye sahasında oluşturulmaya çalışılan yeni dengeler var. Bu süreç ABD’yi güçlerini çekme açıklamasına kadar götürdü. Yeni dengeler ve ABD'nin tutumu hangi aşamada?

Rakka’dan sonra DAİŞ’e karşı savaşın nasıl olacağı, koalisyon güçleri arasında tartışılmıştı. Bu plan, QSD olarak bizim ile de paylaşıldı. Biz de buna dahil olduk. DAİŞ’e karşı askeri mücadelenin Rakka’dan sonra da tüm hızıyla devam etmesi kararlaştırıldı. 2019, hatta 2020 yılına kadar bu şekilde gidecek. Bu temelde koalisyon ile QSD arasında bir ortaklık vardı. 2019’un ilk günlerinde ise, ABD Başkanı Donald Trump "çekileceğiz" açıklaması yaptı. Bu koalisyonun diğer ortaklarınca beklenmeyen bir açıklama idi. Pentagon ve burada bulunan askeri yetkililerin de beklemediği bir durumdu. Fakat neticede bu ABD’nin bir iç kararıdır. Ve bunu yerine getirecekler. Çekilme açıklamasından sonra, bazı durumlar yaşandı. Birçok güç yeni hesaplara girdi.  DAİŞ’ten kurtardığımız alanlara girmek için fırsat kolluyor. Suriye rejimi herhangi bir anlaşma ve görüşme olmadan bu bölgelere girmeye çalışıyor. ABD’nin yerini doldurmak isteyen uluslararası güçler de var. Yeni bir durum ortaya çıktı. Şimdi biz de buna göre hareket edip, halklarımızın kazanımlarını korumaya çalışıyoruz.

 ABD’nin çekilmesine ilişkin netleşen bir takvim var mı?

DAİŞ’e karşı verilen cephe savaşı bittikten sonra, ABD bazı güçlerini çekebilir. Ağır silahların bir bölümü çekilebilir. Kamuoyu böyle bir şeyi görebilir. Koalisyon Kuzey ve Doğu Suriye bölgesindeki güçlerini azaltacak. Ancak DAİŞ’e karşı belirlediğimiz mücadele programı devam edecek.

Şimdiye kadar belli olan bir takvim yok. Bu konuda şu ana kadar yeni bir karar da yok. Fakat DAİŞ’e karşı verilen cephe savaşı bittikten sonra, geri çekilme kararı pratiğe geçecek. Güçlerini azaltacaklar. Önümüzdeki günlerde ABD bazı güçleri çekebilir. Ağır silahların bir bölümü çekilebilir. Kamuoyu böyle bir şeyi görebilir. Bu gerçekleştirilecek. Koalisyon Kuzey ve Doğu Suriye bölgesindeki güçlerini azaltacak. Ancak DAİŞ’e karşı belirlediğimiz mücadele programı devam edecek. DAİŞ’e karşı, Suriye rejimi ile komşu cepheler ve yine Minbic başta olmak üzere Türkiye’ye karşı cephelerde bulunan koalisyon güçleri görevlerine devam edecek. Bunlar için bir karar yok. Bu görevlendirme olduğu gibi sürecek. Bu, biraz siyasi anlaşmalar ve Suriye krizinin çözülmesine bağlı olarak gelişen bir durum olacak. Önümüzdeki günlerde bu tablo biraz daha netleşir.

Güvenli bölge ile alakalı netlik kazanan bir durum var mı?

Biz bu konuda netiz. Belirttiğimiz çerçevede herhangi bir saldırıya açık olmaması gerekiyor. Burası Suriye’nin bir parçasıdır. Suriyeliler karar sahibi olmalı. Bu şekilde diyalog ve ilişkilere kapımızın açık olduğunu belirtiyoruz. 

 Öte taraftan Suriye rejimi ile olan görüşmeleriniz var. Bu konuda birçok madde de belirtilmişti. Buna ilişkin bir gelişme var mı?

Bu konuda siyasi yönetimimiz bir yol haritası belirledi. Bunu maddeler halinde kamuoyuna deklare etti. Hem Şam hükümetine, hem de rejimle ilişki halinde olan güçlere iletti. Görüşmeler devam ediyor. Biz Suriye rejimi ile bir çözümün olmasını istiyoruz. Şam Suriye’nin başkentidir. Kuzey ve Doğu Suriye, Suriye’nin bir parçasıdır. Çözüm en sonunda Şam ile gerçekleştirilecek. 

 Maddeler içinde QSD’nin Suriye ordusunun bir parçası olduğu belirtilmişti. Bu maddede bir uzlaşı var mı?

Elbette bu çözüm gelişecekse bizim de taleplerimiz var. 8 yıldır büyük bir savaş içindeyiz. Bu da halklarımızın istek ve talepleri doğrultusunda olmalıdır. QSD olarak da çözüm için şöyle bir şartımız var. Kuzey ve Doğu Suriye’nin askeri dosyası bölge halklarının elinde bulunmalı. QSD, Suriye ulusal ordusu içinde özerkliğini korumalıdır. Suriye ulusal kurumlarına karşı değiliz. Bunlar içinde askeri kurum da var. 

Son olarak çizilen birçok senaryo kapsamında, ABD’nin geri çekilmesinden Türkiye’nin operesyonlarına açıklamaları, oradan Adana Mutabakatı'na kadar herkes bir hesap içinde. Büyük bedellerle elde edilen bu kazanım neye evrilir?

Bize göre bu durum çok nettir.  Sonucu sahada belirlendi. 8 yıldır binlerce kişi hayatını kaybetti. Halklarımız büyük acılar çekti. Paha biçilmez bir emek verildi. Bunu sadece Kürt halkı değil, bölgenin tüm halkları yarattı. Bizimle birlikte yürüyen Arap halkı var. Şimdi askeri gücümüzün yarısına yakını Arap, yarısı Kürt, diğerleri de öbür halklarımızdan oluşuyor. Bölgenin geleceğini bu halklar belirleyecek. Siyasiden askeri alana kadar onlar netleştirecek. Bu bizim kırmızı çizgimizdir. Onun dışında mümkün olan bir şey yok. 

MA / Nazım Daştan

Güncelleme Tarihi: 21 Şubat 2019, 12:28
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER