10 Ekim katliamında mütalaa açıklandı

ANKARA – 10 Ekim Ankara Katliamı’nda savcı mütalaasını açıkladı. İddia makamı tüm sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti.

10 Ekim katliamında mütalaa açıklandı

10 Ekim 2015 tarihinde “Barış Mitingi”ne yönelik DAİŞ tarafından düzenlenen ve 103 kişinin yaşamını yitirdiği 10 Ekim Ankara Katliamı’na dair davanın 9’uncu tur duruşması Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti.

19’u tutuklu 35 sanıklı davada sanıkların oturduğu yerin arkasındaki 3 koltuk sırası polis ve jandarmaya ayrılırken, sivil polislerin de duruşmaya katılması dikkat çekti. Mahkeme Başkanı’nın öğleden önce yaşanan tartışma sonrasında gülümseyerek salona girmesi de dikkat çeken detaylar arasındaydı.

Duruşma müşteki avukatı Gülşah Kaya’nın savunmasıyla devam etti. Kaya, mahkeme başkanına dönerek, “Katılanlara ‘avukatlarınız size usulü anlatsın’ dediniz, biz müvekkillerimize elbet anlatırız. Katılanların da söz söyleme hakkı vardır. Usul işletilmediği için katılanlar sitem etti. Deliller toplanmıyor, tartışılmıyor peki nasıl maddi gerçeğe ulaşacağız” diye sordu.

“Kamu vicdanını rahatlatmak gibi bir göreviniz de var. Böyle devam ettiği sürece kamu vicdanı size seslenmeye devam edecek “ diyen avukat Kaya, şöyle devam etti: “Dosyada bir poşette önemli bir CD var. Mehmedin Baraç’a ait 90 tane Arapça ses kaydı var. Doğru bir şekilde gelmedi. 90 tane ses kaydını başka insanlara çözdürdük. Karşılaştırma yaptık. Çok fark var. Ses kaydında  ‘Canlı bombadan bahsediliyor. İslam devleti raporda yok ama sanık bundan bahsediyor. Epilepsi hastası olduğunu, evlenmek istediğini ve şahadeti seven bir kadın olmasını istiyor. Benim sonum belli değil. Bir valiz, bir fotoğraf ve birini hastaneye götürmeden bahsediyor. Mehmedin Baraç’ın IŞİD’li Yunus Durmaz ile ilişkilerini sorduk mu?”

‘DİNK DAVASINA DÖNÜŞÜYOR’

Davanın en sonunda öldürülen gazeteci Hrant Dink yargılamasına dönüşmeye doğru ilerlediğini belirten Kaya, “İstihbarat belgelerinin altında İstihbarat Daire Müdürü Engin Dinç’in imzası var. Bu gün FETÖ’den yargılanıyor. Bu da başka bir soru işareti” dedi.  Kamu görevlileri hakkında bir şey yapılmadığı sürece, bu dava sona ulaşılamayacağına dikkat çeken Kaya, “3 belgeden bahsettim 3’ü de kritik belge. Deliller toplanmadan davanın bitmesi mümkün değil. Burada olursanız, 10 yıl sonra yeniden sizinle karışılacağız. Tabi Yargıtay’a gitmemiş olursanız” dedi.

Müşteki avukatı Mustafa Söğütlü de, maddi gerçeklik unsuru için tevsidi tahkikatın yenilenmesini istediklerini vurgulayarak, şöyle devam etti: “Görüntülerin yeniden incelenmesini istiyoruz. İddianamenin 675’inci sayfasından 745’inci sayfaya kadar devam eden 32 kişinin kimlik tespiti yapılmıyor. Kişilerin ilişkileri, suça iştirakleri, tanık olabilme durumları araştırılmıyor. En özensiz hali, ekran görüntüleri alınıp, dosyaya konulmuş. Savcılık makamı soruşturmayı derinleştirmek yerine var olan şahıslarla yetinmiş ve ilgilenmemiştir. Sizden de aynısını yapmamanızı istiyoruz.  Yüz tanıma sistemi kullanılarak, karşılaştırma yapılmasını istiyoruz. Tüm kamera görüntülerinin, sitelerinin, hücre evlerinin, depolarının, rezistanslarının bilirkişi tarafından görüntüye giren herkesin dosyaya konulmasını, kimlik tespiti edilmeyenler Emniyet Genel Müdürlüğü ve İnterpol’e yollanarak, karşılaştırmasını talep ediyoruz.”

‘OLAY YERİ TUTANAĞI DAHİ YOK’

Müşteki avukat Senem Doğanoğlu da, “Olay tutanağı olmayan Ankara Katliamı’na ilişkin herhangi bir aşama da keşif yapılmadı. Türkiye tarihinin en büyük katliamı olan ama keşif yapılmadı. Olay tutanağı olmayan bir davadır. Hakan Duman C Büro Amiri, en sıradan bir ceza davasında bile dinlenmesi zorunluluktur. Mütalaaya gidilmeye çalışması ceza muhakemelerinin ihlalidir” dedi.

‘BTK’DEN İLGİNÇ YANIT’

Müşteki avukat Erkan Sabri Ünüvar, HTS kayıtlarına ilişkin eksiklikleri belirtmek üzere talepte bulunacağını söyleyerek, savunmasına şöyle sürdürdü: “BTK’nın HTS kayıtlarını göndermeme noktasında yazdığı cevabı çok ilginçti. Dosyada sanık olmayan 3’üncü kişiler hakkında rızası olmadığı için bu kişilerle ilgili HTS kayıtlarını gönderemeyiz. Bu dikkat çekici bir durum o zaman bu kovuşturma da ilerlememiz mümkün değil. HTS kayıtları yönünden ilerlememiz için 3’iüncü şahıslar hakkındaki HTS kayıtlarını incelememiz gerekiyor.

İlhami Ballı, Yakup Şahin’in katliam gecesi başkaları üzerinden aldıkları hatları kullanmışlar. Bu bilgileri bizler başka dosyalardan öğreniyoruz. Soruşturma aşamasında sanıkların kullandığı GSM hatları üzerinde ciddi araştırılmamış. Metin Akaltın’ın kendi adına hat kullandığını başka HTS kayıtları geldiğinde öğreniyoruz. Sanıkların kendi adlarına kayıtlı HTS kayıtlarını araştırma gereği duymayan savcılar bu davanın uzamasının en büyük sorumlusudur. Bunları yapmadan bu davayı bitirmek mümkün değil.”

Müşteki avukatı Ünüvar son olarak, “Sanıkların ve sanıklarla bağlantılı kişilerin GSM hatlarının ve TC kimlik numaraları belirtilerek, Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli İstihbarat Dair Başkanlığı, Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ve Jandarma İstihbarat Daire Başkanlığı’ndan istenmesini, BTK’den sanıklar hakkındaki ve bağlantılı kişilerle ilgili kayıtları istiyoruz” diyerek taleplerini sıraladı.

Avukat Nuray Özdoğan, davanın bu şekilde sonlanmaması için eksiklikleri dile getirmeye devam edeceklerini vurguladı. Katliamın başından beri tüm sorumluların bağlantılarının tespit edilmesini istediklerine dikkat çeken Özdoğan, “Kovuşturma aşaması açısından size sunulan delillerdir ve bunların dosyaya getirtilmesini istiyoruz. Nusret Yılmaz’ın ilginç bir şekilde bulunamıyor.  Kontrol noktaları ile ilgili yeniden yazışma yapılarak, bilgilerin getirilmesi gerekir. Kovuşturmanın genişletilmesi, sanıkların bağlantılarının incelenmesi gerekir” dedi.

Mahkemeye 30 dakika ara verildi.

‘SANIKLARIN HEPSİ KATLİAMDAN SORUMLUDUR’

Yeniden söz alan avukat Senem Doğanoğlu, mütalaanın verilmemesi ve sanıkların tutukluluğuna devam kararı istedi. Sanıklara ek savunma hakkı verilmesi durumunda kendilerine yeniden söz hakkı düşeceğini ve sanıkların ek savunma yapmadığına vurgu yapan Doğanoğlu, “Ek savunma mı ek iddianamemi düzenlenmesi gerekiyor. Kamu görevlileri açısından size ek iddianameler yönünde taleplerimiz var. TCK 314 ile yargılanan sanıklar var. Sanıkların yıllara yaygın örgütleri, selefi cihadist yapıları ile ilgili ilişkileri, yargılamaları, olması temadi tartışması zorunludur. Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Mehmedin Baraç hakkında açılan 2015/4362 esaslı dosyası hala mahkemenize gelmedi. IŞİD örgütünün bütün faaliyetleri dikkate alınarak, bu eylemlere rıza göstermeleri noktasında bunların suç tanımı değişecektir. Katliam sorumluluğu ile ilgili örgüt üyeliğinden yargılanan kadınlar bu eylemi saklamak, eyleme iştirak edenleri saklama yönünden ek savunma istenmedi ama onların suç vasfı değişti. Duvar örmek için tedarik ettiklerini iddia edilen Amonyum Nitrat konusunda sanıkların iştirak ettikleri gözden kaçırmamalıdır. Erman Ekici’nin örgüt yöneticiliği noktasında cezalandırılması gerekir. Katliam sorumluluğundan da sanıklardan ek savunma talep ediyoruz” ifadelerinde bulundu.

Tüm bunların yanı sıra sanıkların insanlığa karşı suçlar kapsamında yargılanması noktasında ısrar da bulunmaya devam edeceklerini kaydeden Doğanoğlu, insanlığa karşı suç kapsamında Türk Ceza Kanun’u (TCK) ve uluslararası ceza hukukundaki tanımlamalarını anlatarak, 10 Ekim Ankara Katliamı faillerinin de bu kapsamda ek savunması alınarak, cezalandırması gerektiğine vurgu yaptı.

Savunmalar ardından söz alan sanık avukatları müvekkillerinin tahliyesini istedi.

MÜTALAA AÇIKLADI

Ardından savcı mütalaasını açıkladı. İddia makamını mütalaası şöyle: “Tutuklu tüm sanıkların IŞİD yöneticisi ya da üyesi olduğu kanaatine vardık. Sanıklardan Esin Altuğ Durgun, Yakup Yıldırım, Hatice Akaltın, Suphi Alpfidan, Yakup Karaoğlu, Mehmedin Baraç, Nihat Ürkmez, Abdurrahim Boz ve Burak Ormanoğlu’nun DAİŞ üyeliği yönünden cezalandırılmasına, Burak Ormanoğlu’nun silah mermi bulundurmadan örgüt faaliyeti kapsamında cezalandırılmasına, sanık Nihat Ürkmez’in örgüt üyeliği suçu oluşmadığına, Hatice Akaltın’ın silah ve mermi bulundurma suçundan delil yetersizliği nedeniyle beraatlerine, Mehmedin Baraç ve Nihat Ürkmez hakkında tek suç oluşmuştur. Silahlı Terör Örgütü üyesi olmak suçundan Erman Ekici’ye ek savunma verilmesine ve cezalandırılmasına, anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüsten kasten adam öldürmeye 100 kez suç duyurusunda bulunulması, Abdulmuttalip Demir, Talha Güneş, Metin Akaltın, Yakup Şahin, Halil İbrahim Alçay, Resul Demir, Hacı Ali Durmaz Anayasal düzeni değiştirme, kasten adam öldürme ve öldürmeye teşebbüsten terör örgütü faaliyetleri kapsamında patlayıcı madde taşınmasından kaynaklı cezalandırılması talep olunur. Tüm sanıkların gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin cezalarından indirilmesine, ele geçirilen dokümanların, dijital materyallerin imajlarının alınmasına, sanıkların kuvvetli suç şüphesi kapsamında tutukluluk devamına karar verilmesine.”

Mütalaanın ardından duruşma bugünlük sonar ererken, yarın devam edilecek.(Mezopotamya Ajansı)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER